hakkinda yapilan rivayetlerin en unlusu;kralin biri falciya gider,falci der ki:bir kizin olacak fakar sonra olecek,kralin kafasina takilir bu tabi,falcinin dedigi gibi bir gun kizi dogar,buyur ve babasi da onu korumnak icin denizin ortasina bir kule yaptirir,her turlu ihtiyacini hizmetcisi karsilar ve boyle yasarlarken, hizmetcisi daldan birr meyve alirken sepete bir yilan girer,prenses meyveyi yiyecekken onu isirir ve oldurur seklindedir,bu kulenin adi da o yuzden kiz kulesi kalmistir...
hakkinda bin türlü hikaye olan kuledir. en bilindik efsaneye göre * falcılar, bizans kralına, ?sevgili kızini, yılan sokacak ve ölecek? diyorlar. kral, kızını yılan sokmasın diye, kız kulesi?nin bulunduğu kayalıklara bir ev yaptırıp, kızını buraya yerleştiriyor. ancak genç bir subay, kralın kızına aşık oluyor ve prensese sunmak için bir demet çiçek hazırlıyor. çiçek demetinin içinde gizlenen bir yılan, prensesi sokup öldürüyor. kale de bize kaliyor * edit: ben bu entry yi yazarken benzer bir entry baska bir yazar tarafindan girilmis. **
Üsküdar?da bizans devrinden kalan,sunay akın`ın şiir cumhuriyeti ilan ettiği,avrupalılar tarafından "leander kulesi" olarak da adlandırılan tarihi eser.
karanlıktan korkan çocukların
müzik kutusudur kız kulesi
kapağı açıldığında
dansa başlayan balerin
hınzır martıların şakalarıyla
ıslanır elbisesi
vapur dumanından
bir bulutun içinde
kanlı dağlara
yakamoz gönderir kız kulesi
üzülmelerini istemez
kürt çocuklarının
yıldızsız gecelerde
köşesindeki mavi bir iskemlede
duvarına yasladığı bisikletlerin
kiralanmasını bekler
şaşkın bir ihtiyar
ve çoraplarına gizlediği
yasak şiirleri
ele vermemek için
kız kulesi'nin eteklerini uçuşturmaz rüzgar
boğaz'dan geçen gemilere
engel olmasın diye
istanbul'un saçlarını toplayan
beyaz bir tokadır kız kulesi
açamk isteyen şarapçılar
salacak'tan uzanayım derken
düşerler denize
başında beyoğlu sarhoşluğuyla
izin dönüşü
ocağa gider bir maden işçisi
ki fener yerine
aydınlatır yolunu
elinde tuttuğu kız kulesi .
istanbul un tarihi bir sembolüdür.deniz feneri ve gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır.resterasyonunun ardındandan günümüzde turizm amaçlı kullanılmaktadır.restoran ,cafe ve bar hizmeti vermektedir.hakkında pek çok efsane vardır. kehanete göre kralın birine, çok sevdiği kızı onsekiz yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öleceği söylenir.bunun üzerine kral denizin ortasındaki bu kuleyi onararak kızını buraya yerleştirir. kaderin kaçınılmazlığını kanıtlarcasına, kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan bir yılan, prensesi zehirler. kral, kızına demirden bir tabut yaptırarak ayasofya'nın giriş kapısının üstüne yerleştirir. bugün bu tabutun üstünde iki delik vardır. yılanın ölümünden sonra da onu rahat bırakmadığına dair hikayeler anlatılır. bunun dışın da battal gazi ve afrodit ile ilgili olanı da mevcuttur.
tüp geçit nedeniyle zeminin kayması sonucu yakında yıkılacağını tahmin ettiğim mekan. iskender büyük'ün patlatmayı arzulayıp da bi türlü beceremediği kule.
insanı dinlendiren mekan. içine hiç girmedim, girmek gibi bi niyetim de olmadı. ama karşısına geçip yarım saat oturmak, hiç bi şey düşünmeden, sadece onu izlemek, bi de sigara tellendirmek.. yemişim yogasını meditasyonunu. can sıkkınken sığınılabilecek kapılardan biri kız kulesi.
insana huzur veren,hele ki yanında çok sevdiğin biri varsa manzaranın güzelliğiyle birlikte romantizmin doruklarına çıkılabilecek yer.özel bir günde gidilirse daha da bir anlamlı oluyor sanki!