kadıköy anadolu lisesi 
bu başlık toplam 2272 kez okunmuş.
 
olmaz olsun
ADnet Reklamları Siz de reklam verin
  1. kadıköy'ün, hatta belki de istanbul'un günümüzde bile en güzel semtlerinden biri olan moda tam 51 senedir kadıkoy anadolu lisesi'ne ev sahipliği yapmaktadır. her gün gün batımıyla birlikte, kendini çınar ağaçlarının gövdesine saklayıp sessizliğe bürünen o beton yığınının ardında engin bir tarih yatıyor.

    şu anda okulun kurulu olduğu arazi 1. dünya savaşı sırasında "kapusen tarikatı rahibeleri" tarafından kimsesiz çocuklara yardım amacıyla yaptırılmış olan bir okula aitti. bu okul, daha sonraları fransız işgal kuvvetleri tarafından kapatılmış ve "karmelit rahibeleri"ne verilmiştir. dünya ile ilişkilerini tamamen kesmiş olan bu rahibelere daha sonraları zamanın milli eğitim müdürü hayrullah örs tarafından maddi yardım karşılığında arazi boşalttırılmıştır. ankara ile istanbul yapı ve sanat enstitüleri tarafından restorasyonu yapılmıştır. 1955 yılında ise burada şimdiki adıyla "kadıköy anadolu lisesi" olan "kadıköy maarif koleji" kurulmuş ve günümüze kadar elde ettiği başarılarla ayakta kalmıştır.

    okulun pansiyon binası 1968-1969 yılında, lise binası ise 1975-1976 yılında yapılmıştır. dört hazırlık sınıfı ile eğitime başlayan maarif koleji 1961-1962 yılında ilk mezunlarını vermiştir. 1968-1969 yılına kadar yabancı uyruklu öğretmenlerle eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüren okulda 1969-1970 öğretim yılından itibaren yurtdışında öğrenimini tamamlamış türk öğretmenler de göreve başlamıştır. 1977 yılında kadıköy anadolu lisesi olarak adı değiştirilen okulda 1986-1987 öğretim yılından itibaren yeniden yabancı öğretmenlerle öğrenim yapma olanağı sağlanmıştır. 1991-1992 öğretim yılında hazırlık sınıfı 2 yıla çıkarılmıştır. 2003-2004 öğretim yılından itibaren 1 yıl hazırlık, 4 yıl da lise olmak üzere 5 yıllık statüsünü korumuştur ve halen bu şekilde eğitim ve öğretim faaliyetleri devam etmektedir.

    kadıköy anadolu lisesi 2006-2007 ders yılının sonunda 44. dönem mezunlarını verecektir.
    (42 marti ati, 21.10.2006 12:35 ~ 06.10.2007 18:27)
  2. son sınıfta misafir öğrenci olarak gittiğim, okul dediğin böyle olur dedirten, çok kaliteli hocalara sahip lise.
    (abyss, 21.10.2006 13:34)
  3. (n-1) adet binasıyla, süpper büyük spor salonuyla, kütüphanesiyle, bilmemkaç dönüm hatta hektar bahçesiyle, arka bahçede sigara içilen bölüm olan çamlığıyla, yatakhanesiyle, sakız büfesiyle, 2 sene eşşekler gibi ingilizceye hazırlamasıyla*, akabinde lise 1,2 ve 3 te ingiliz edebiyatı eğitimiyle inleten, aşklarıyla kavgalarıyla(özellikle saint josephtekilerle), zeynep taş ı, mkc si, birsen koçak ı, yurdanur erbasan ıyla ve gelmiş geçmiş en iyi müdür yardımcısı bahtışen yıldırım ıyla, liseden çok daha fazla özellik taşıyan okuldur. herne olursa olsun, "öyle ya da böyle, iyi ki geldim be" dedirten, okuyanların sosyal hayat konusunda sınırları zorladığı, kalamış, adalar ve moda manzaralı mekanımızdır. mezunlarının, sen nerden mezunsun sorusuna gururla "kadıköy anadolu" dedikleri (dediğim) okuldur.. 41 dönem mezunları olarak saygıyla andığımız, eğitimiyle de bir numara olan liselerin lisesi.. ayrıca güzel türkçemize kattığı "yazıııışş" kelimesiyle de anılır.. iyi ki gitmişim..
    (physician, 04.11.2006 15:28 ~ 24.10.2007 21:36)
  4. bugun seni harvarda göndercez burs da vercez deseler kadikoy anadoluluktan vazgecmem.. hayatımın 8 senesini gecirdim bi 18 senemi daha geciririm.. ılk mutlulugumu ilk aşkımı ilk opusmemi ilk basılmamı ilk kopyamı (arkasından gelen 093987298472389743984739 taneyle birlikte) yaşadıgım yegane yer.. devam zorunlulugunun yalan oldugu kıyafet kurallarının olmadıgı mudur yardımcısının kapısına fener-gs macına bilet var diye kagıt asabildigin yüce binalar ve devasa bahce butunu.. universite ogrencisiyim ama kadikoy anadolu da daha bi universite egitimi vardı istedigini ogreniyodun digerini sallamıyodun bile.. ah ah 41inci mezunlardan biri olarak her her yıllıga baktıgımda gozlerim dolar.. hatta 41inci mezunuz diye uzerinde nazar boncuklu anahtarlık dagıtma geyigine sahip tek okul bizimkidir heralde..
    (extraordinary, 07.11.2006 23:18)
  5. cevremde anadolu lisesi diye bahsettigim yer.. digerlerini adam yerine koymamaktanmıdır yoksa ozel degerinden midir bilmem..
    (extraordinary, 07.11.2006 23:19)
  6. eski gunleri bir daha yasayamayacak olmanın anlamının ne oldugunu mezun oldugunuzda anladıgınız okuldan öte bir yerdir.yuvadır,martı yuvasıdır. nickime "42" sayısının girmesine sebep olan yerdir.nitekim 42. donem mezunlarından biri olarak nerede kadıkoy anadolu lisesi ile ilgili bir sey gorsem gozlerimin dolup,sesimin titremesine neden olan okuldur.ayrıca uzun uzun kadıkoy anadolu lisesi demek cehaletten kabul edilir.kısaca kal denir...
    (42 marti ati, 19.11.2006 12:44)
  7. özlediğim tek eğitim müesesesi. kal'lı olmanın ayrıcalığını mezun olunca daha iyi anlıyorsunuz...
    (lullaby, 19.11.2006 12:58)
  8. 43.dönem mezunu bulundugum, daha simdiden deliler gibi özledigim, kelimelere sigdirilamayacak kadar özel, hayatimin en güzel dostluklarini kazandiran, çamliginda aglayip güldügüm, koridorlarinda kaynattigim, her bir kösesinde her bir ayrintisinda unutulmaz izler biraktiran, hocalarla arkadas olmayi, içinden geldigi gibi cosup eglenmeyi, rahatligi, birey olmayi, kendi basina büyük sorumluluklarin üstesinden gelmeyi ögrendigim, okuldan öte hayatin küçük çapta provasi olan eski adiyla maarif koleji...
    (cynemernes, 19.11.2006 12:59)
  9. ilkokuldan sonra kazananlar ve ortaokuldan sonra kazananlar arasında diger bir deyişle 8 yıllıklar ve 5 yıllıklar arsında inanılmaz bir rekabete sahip olan okuldur. 8 yıllıklara öz, 5 yıllıklara uvey denir.fakat en son
    öz-uvey rekabeti 2004-2005 ders yılı sonunda okulun,42. donem mezunlarını vermesi ile birlikte sona ermiştir.kal°bkz: 42 marti ati)
    ozler ve uveyler arasında meshur oglen teneffusu macları yapılırdı.bu maclarda okul bir gelin gibi suslenir,o gun neredeyse tum okulda ders yapılmazdı.taraftarlar da kendilerini maca guzel bir sekilde motive edip besteler hazırlarlardı.
    bu bestelere bir kac ornek(uvey bestesi bunlar):

    okulun i.nesi
    cok s.kimde ha 5" title="(bkz: ı kal yapan bir sembol yok olmustur.
    bir uvey olarak (°bkz: 42 marti ati)
    ozler ve uveyler arasında meshur oglen teneffusu macları yapılırdı.bu maclarda okul bir gelin gibi suslenir,o gun neredeyse tum okulda ders yapılmazdı.taraftarlar da kendilerini maca guzel bir sekilde motive edip besteler hazırlarlardı.
    bu bestelere bir kac ornek(uvey bestesi bunlar):

    okulun i.nesi
    cok s.kimde ha 5)">ı kal yapan bir sembol yok olmustur.
    bir uvey olarak (°bkz: 42 marti ati)
    ozler ve uveyler arasında meshur oglen teneffusu macları yapılırdı.bu maclarda okul bir gelin gibi suslenir,o gun neredeyse tum okulda ders yapılmazdı.taraftarlar da kendilerini maca guzel bir sekilde motive edip besteler hazırlarlardı.
    bu bestelere bir kac ornek(uvey bestesi bunlar):

    okulun i.nesi
    cok s.kimde ha 5i ha 8i
    ne zamandan beri
    adam oldu s.ktigimin ozleri
    ????????????????????????????-
    özlerin katili yapmayın bizi
    ölmeden mezara koyarız sizi
    g.tunuze girsin 8 seneniz
    bu okulun kralı her zaman biziz

    bunun gibi tezahuratlar yapılan son öz-uvey macı 2-2 beraberlikle bitmiştir.yani dostca bitmiştir.artık öz,uvey yoktur.hepsi mezun olacaklardır,bir martı gibi gökyüzüne,özgurluge ya da daha realist bir bakıs acısıyla dusunulurse yalan olan bir dunyaya,yalnızlıga,kadıkoy anadolusuzluga kanat cırpacaklardır.

    oyle bir okuldur ki rivayete gore halen çamlık denilen,okulun bahcesinin kalamıs marinaya,denize bakan çam agaclarının golgeledigi yerde geceleri eski mezunlar giderlermiş.sigara dumanı ve gozyaslarının esliginde anılara dalarlarmıs.hatta her zaman kızdıkları osman nuri ekiz bile iyi bir insan gibi gorunurmus gozlerine.okula ceketsiz,kravatsız ve bilumum uniformasız geldikleri gunleri yad edercesine uzerlerinde hem ceketleri hem de duz lacivert kravatları olurmus.kim bilir çamlıkta kac bininci sigaralarını iciyor olurlarmıs o gecelerde...alıskanlık bu ya gozler hala arkalarda hoca kesiyor olurmus.hocaya yakalandıgına degil,sabah kadıkoy vapur ikelesinin oradaki bufelerden aldıgı tek dal winston
    a hoca tarafından el konulacagına uzulurmus.aslında pek de gorulmemiştir bir kal hocasının sigaraya kızdıgı,ogrenciyi sıkbogaz ettigi ama tedirginlik işte.
    geleneksel talas boregi gunu vakti gelir.mezunumuz yine oradaır ama artık coluk cocuga karısmıstır.evlenmek akıllandırmıs mıdır bilinmez.cunke en nihayetinde o bir kadıkoy anadolu lisesi mezunudur.pek akıllanmaya niyeti yoktur.cunku adam olmamaya niyetlidirler,bununla ilgili tezahuratları bile vardır.hem de okuldaki hocaların ismini kullanarak besteledikleri bir tezahurat:

    ne aslı ne melahat ne de nebahat
    cok da s.kimde bu hayat
    calısmadık calısmıycaz
    calısmadan adam olucaz

    talas boregi gunu de bitmiştir.aradan yıllar gecmiş mezunumuz artık yaşlanmıştır.doktorlar kendisini cok sevdigi sigaradan ayırmıslar,yasaklamıslardır.yavastan saglık problemleri bas gosteren mezun belki de hasta yatagından kalkıp gelmiştir yine camlıga.belki de son kez gormek için o anılarla dolu beton yıgınını,o parıltılı denizin uzerinde suzulen ada vapuru ve o vapurun yarenleri olan martıları.belki de son kez,ilk sevgilisiyle oturdugu banka oturacaktır.son kez yuruyecektir polenli yol diye anılan yolda.karsı takımın defansını ipe dizip topu bıraktıgı fileleri son kez uzaktan izleyecektir.cunku o sahada tekrar kosacak derman yoktur artık dizlerinde.burnunun diregini kıran kurbagalı dere kokusu şimdi kendisine misk-i amber gibi geliyordur.
    şimdi o da bir kadıkoy anadolu ogrencisi gibi camlıktadır.kadıkoy iskelesinin yanından bir dal winston almıstır yine,doktorlar yasaklamasına ragmen...çamlıkta oturdugu banktan ayaga kalkarak polenli yola dogru yurumeye baslar.cebinden malazlar markalı kibriti cıkarır ve yakar tek dal winston`u.derin bir nefes ceker.özlemiştir cunku nikotini.fakat zayıf cigerleri bu zehire artık dayanamıyordur.oksurmeye baslar.
    öksürür...öksürür...öksürür...
    birden sesi kesilir,dizlerinde derman hissetmez.tam polenli yolun ortasında yere duser.yardım ister gibi inler...inler...inler...belki yurdanur hoca gorur de yardım eder diye,ya da kankası iso onu yerde gorunce koca cussesiyle kosturur diye,belki de ilk sevgilisi bas ucunda elini sımsıkı tutup "tamam ati martıcıgım merak etme.bahtiyar uzunoglu revire haber goturdu" diyecek diye...
    ama nafiledir.artık o cok sevdigi kadıkoy anadolu lisesi ile basbasadır.birden bir martı görür.martı gokyuzunde suzulur suzulur suzulur ve hemen bas ucuna konar...yavas yavas mezunun gozleri kapanır.kendine geldigini farkettiginde yanına konan martının sırtında semaya kanat acmıstır.asagıda ise o heybetli arazisi ile kadıkoy anadolu lisesi durmaktadır.polenli yolda ise uzerinde okul uniforması ile etrafına saskın saskın bakınan bir hazırlık ogrencisi gorur.hazırlık ogrencisi oldugunu da yazın dahi giydigi süveterinden anlar...

    işte bir kadıkoy anadolu lisesi mezununun en buyuk hayali bu tarz bir senaryonun basrol oyuncusu olmaktır...

    *
    (42 marti ati, 08.12.2006 19:57)
  10. 42 martı ati nin sürekli okulda reklamını yapıp kafamızı sittiği,önünden geçtiğimiz zaman ati nin önünde oturup böyle melül melül baktığı bir okul.
    (paolo, 08.12.2006 20:23)
  11. halen görüşülen bütün arkadaşların lise arkadaşları olduğunu varsayarsak bana çok şey kattığına inandığım, ilim-irfan, martı yuvası.
    (wag, 08.03.2007 13:31)
  12. ilk gittiğimizde merdivenden yeni martılar olarak indiğimiz (ki bizim dönem yeni martılara simit atmıştı) , moda sahiline bakan "çamlık" isimli bir sigara içme mekanı barındıran,gerçek dostluk hatta ötesi kardeşlik ne demek öğrenebileceğiniz,çıkışlarında sakızdan birşeyler alınan ,hocalarının pek çoğunun anormal olduğu (öğrencileriyle zaman geçirmekten olsa gerek ) * ,yatılıları alkolik,bütün öğrencileri aç olan,hayatımın en güzel günlerini geçirdiğim okulum..yüzlerce şey yazasım var ama yaşamak gerek o beş yılı..zira bir beş yıl daha geçirebilirdim burada.*kalfest adında güzel bir festivali var..ek olarak içerisinde osman nuri hariç pekçok şeyin güzel en azından katlanılabilir olacağını düşünüyorum..
    (berva, 20.04.2007 03:28)
  13. son senemde misafir olarak gittiğim, işte okul budur dedirten eğitim, öğretim kurumu.
    (abyss, 11.09.2007 20:29)
  14. herşey.
    onu yaşamayanlara acıyorum. "yazacak çok şey olsa da seni başkalarıyla paylaşmak istemiyorum."
    (süperimbenmüthişimafferimbana, 18.01.2008 22:07 ~ 22:08)
  15. hasal ın puan olarak geride bıraktığı anadolu lisesi.
    (küpkök, 18.01.2008 22:56)
  16. (°bkz: imaj hiçbir şeydir susuzluk her şey)
    (°bkz: tdk)
    (recall, 18.01.2008 23:00)
  17. çamlığıyla, kantiniyle, benny benassi yi ülkeye getiren festivaliyle(kalfest), imajıyla, kadıköy de olmasıyla, itü ye en çok öğrenci göndermesi sebebiyle her sene aldığı plaketlerle, yatılıysa, adalı modalı kalamışlı manzarasına karşı sıcak bişeyler alıp sevgilisini koluna takıp sigarasını yakıp bi çok şeyi 4-5 sene de aşmış olan öğrenci kitlesiyle herşeyiyle hasal ı geride bırakan okul.

    züğürt tesellisi 3-5 puanınızı lütfen alarak uzaklaşınız bu güzel başlıktan. artık kadıköy anadolu ya nasıl komplex beslediniz bilmiyorum ama nedense bu size has bişey değil hasal ın geneli kendini nedense kal la kıyaslama yarışı içindedir halbuki kal ikinci evdir. mezun olduktan sonra meşhur çamlığında sabahlar bizim gençler, duygu yüklü bi yerdir.

    bu nedenledir ki iki mezun karşılaştıklarında 40 yıllık ahbap gibi muhabbet eder, bu nedenledir ki manyak müdür yüzünden mezunlar okula giremese bile telden atlar yine girer ama hasal ın öğrencisi bunu siksen yapmaz hasal buna dğecek bi lise değildir zaten.

    (ayar değil bu lütfen cevap verme ihtiyacı duyma hatta mümkünse benden ve okulumdan, okulumun başlığından uzak dur, çocukluğunu yaşa ne bileyim git koridorda kızların saçını falan çek zaten sik kadar lisede yapabilceğiniz şeyler ne kadar kısıtlıdır tahmin edebiliyorum.)

    o değil de sizin gibiler üniversiye gelince "biz şunu yaptık bunu yaptık geçen gün" diye komik şeyler söylüyomuşsunuz. onlar da(mezun abilerimiz) "aa ne güzel afferin lan bak bak" diyorlarmış, olur da üniversite ortamında kendine göre yaratıcı bişey yaparsan lütfen bunu kallıların arasında ifşa etme de "biz zaten onu lisede yaptık" demesinler sonra harbi ayar olursun anlatırsın onlara "bizim okul sizden daha çok puan veriyor hem bizim okulda tuvalet var koridor bile var hatta spor salonu var 10 metrekare" diye*

    (°bkz: taşak oğlanına dönmek)

    not:
    msn muhabbeti
    xx:
    olum adam bişi dememiş ki bizim okulun puanı yüksek demiş
    yy:
    ne alakası var lan neden belirtme ihtiyacı duymuş
    yy:
    kendi çapında ezmeye çalışmış
    xx:
    aehaue manyaksın oğlum sen
    xx:
    10 metrekare spor salonu aheaeuu
    yy:
    zuahah
    (süperimbenmüthişimafferimbana, 18.01.2008 23:28 ~ 11.04.2008 13:55)
  18. hasal'dan yani huseyin avni sozen anadolu lisesi'nden kat be kat be kat be kat kaliteli olan okuldur.
    mezun oldugum okul olması bir yana objektif olarak da bakıldıgında kadıkoy anadolu ile kapısabilecek bir kac okul vardır.
    istanbul erkek, galatasaray, kabataş ve robert kolej kadıkoy anadolu'nun rekabet ettigi okullardır.
    bu saydıgım okullar dısındaki okullar genelde anadolu takımıdır.cıkıs yapsalar bile gecici cıkıslardır.
    36 dönümlük bir bahcesi vardır ki bu bahce adalar manzaralıdır.
    bir konferans salonu vardır ki eskiden konferans salonu idi.şu an cok luks bir tiyatro salonu,kultur merkezi haline gelmiştir.adı da maarif kultur merkezi'dir. ayrıca emre kınay burayı kiralayarak tiyatro duru'yu kurmustur.
    13000 mezunu ile buyuk bir camiadır.

    ayrıca madem hasal kıyaslamaya girdi o zaman bir kal'lı olarak hemen ufak bir olaydan bahsedeyim.

    sene 2000. hasal'ın adı daha yeni yeni duyulmaya baslamıs.
    benim de donemim olan 2000 girişlilerden mustafa ki biz kendisine karslı derdik,kars'tan yatılı gelmiş bir adem evladı idi.
    bu karslı genelde derse girmez kacar giderdi.nereye gittigini de kimse bilmezdi.yine karslının okulda olmadıgı gunlerden birinde babası okula gelir, nerde benim oglum der.
    ararlar,sorarlar karslı meydanda yok.baba bu sure içinde bekler karslı 2 gun sonra cıkar gelir.
    baba da nerdesin ulan essoglusu modunda cocuga dalar ve okuldan almaya karar verir.
    daha sonradan haber alırız ki babası devreye adam sokup ve hasal idaresinin de kadıkoy anadolu'dan ogrenci transfer etme sevinci içinde olması ile hasal'a yazılır.

    bir gun dersin ortasında ki ders ingilizce'dir, kapı acılır karslı mustafa kapıda gorunur.
    tum sınıf karslıyı tanımıstır, sadece hoca tanımamaktadır.
    hoca: kimsin oglum sen?
    karslı mustafa: adım kazım hocam.eskiden bu okuldaydım ben.cok oluyor burdan ayrılalı.şu an rabırt kalıç'tayım *

    bunu duyan sınıf gulmekten yerlere yatar, cunku herkes bilmektedir karslının hasal'da okumaya devam ettigini.

    hoca: kacıncı sınıfsın kazım?
    karslı mustafa: hala hazırlıktayım hocam, 3 yıldır gecemedim.zenci bi hoca var taktı bana galiba...

    hoca karslının tum soylediklerini yer...

    işte hasal birkac puan yukselişe gecmiş ise bu birkac puan kadıkoy anadolu'dan transfer edilen karslı gibi yaklasık 30 ogrenciden dolayıdır...

    kadıkoy anadolu lisesi'nin dalga gecmeyi en cok sevdigi okul saint joseph'tir.o yuzden hasal camiasından ricamız bize bulasmamanız.zira hasal gibi dun bokan bugun ise kokan bir okulu kal camiası iplememektedir...
    ama ille de bizle de ugrasın derseniz saint joseph'e yazdıgımız tezahuratları birazcık degiştirip size de kullanabilirz ki bu hiç hosunuza gitmez...
    sevgiyle kal'ın...
    (42 marti ati, 21.02.2008 12:44)
  19. (°bkz: kalfest)
    (abyss, 04.05.2008 00:21)
  20. öğrencilerinin ukala olduğu iddaa edilen okul. 52. dönem mezunu olarak şunu söyleyebilirim ki : evet!! ukalayız!! batıyor mu lan?!
    (sewko, 01.08.2008 21:57)
  21. öğrencileri kensinlikle ukala falan değildir. her boku ben bilirim herşeyin en iyisi benimdir en güzel okul benim okulumdur ortamın en alasını ben yaşamaşımdır 19 yaşında bi velede göre kal mezunu genç her daim kalite bakımından 10 basar vs vs ama kal öğrencisi ukala değildir.(°bkz: kendimden biliyorum)
    (süperimbenmüthişimafferimbana, 01.08.2008 22:11)
  22. mezunlarının büyük bir kısmının, cv'lerinin mezun olduğu lise kısmına "(°bkz: kadıköy maarif koleji ve anadolu lisesi)" ibaresini yazdığı ve 45.dönem mezunlarından olarak, benimde bu oluşuma katıldığım güzel lisem... kısaca kadıköy maarif, ya da kal olarak bilinir... uzundan söylenmesi cehaletten kabul edilir...

    cv'lere bu ismin girilmesinin nedeni, okulun yakın geçmişte ki ismnin (°bkz: kadıköy maarif koleji) olmasıdır ve hala toplumun büyük bir kısmında bu isimle kabul görmesidir. kadıköy maarif, sıradan bir anadolu lisesi değildir ve hiç bir zaman olmayacaktır. bunun en büyük kanıtı, günümüzde pekçok lisenin hala kendini kanıtlayabilmek adına bu bu güzelim liseye çamur atma yarışına girmesidir!

    kadıköy maarif, yarım asrı aşan bir kültür mirasıyla ülkenin en önemli 4 eğitim kurumu arasında yer almaktadır. bu okulda okumak üniversite hayatını, lisede yaşamakla eş değerdir. kal öğrencisi, Üniversiteyi kazanıp herhangi bir liseden gelen bir kardeşinin, bilimum kulübe üye olup, ben bunu yaptım, bak şuna kayıt oldum demesine anlam veremez. zira kendisi bu olayı 5 sene önce lisede yapmıştır. zaten bu konuları aşmıştır. kadıköy maarif, mezun olunsada bitmeyecek yegane bir kaç okuldan birdir.

    sonuç olarak bu liseden mezun olan her insan evladı, hayata 1-0 önde başlamanın keyfi ve rahatlığını tüm damarlarında yaşamaktadır... (°bkz: anlatılmaz yaşanır)!
    (kudamir, 24.08.2008 10:11)
  23. öğrencinn alabildiğine özgür yaşadığı kendisini tanıyabildiği kalıplardan sıyrıldığı gökyüzünü görebildiği okuldur istanbulda diğer anadolu lisesiyiz diye kendisini tabir eden okullardan farkı budur öğrenciye ağır baskı yapılmaz kapı açıkken okulun telleri yıkılarak okuldan kaçılsa bile... bunun sonucunda ise diğer okullardan öss birincileri uzay şampiyonları kalıplara hapsolmuş bir takım elbise sıcak bir yuvayla sınırlı ufukları olan öğrenciler çıkarırken bu okul habire gaeteci talk showcu tiyatrocu sunucu çıkarmaktadır. gurur duyduğum ailemin de benle ilgili gurur duyduğu tek şey olan okulumdur.
    (şemistan, 18.09.2008 21:28)
  24. (°bkz: üsküdar anadolu lisesi)
    (thred, 19.09.2008 15:17)
Asansör?