fatih sultan mehmet*, gunumuzde ise uc binden fazla dukkan ile , dunyanin her bir tarafindan gelen ziyaretcilere hizmet veren, istanbul" title="(bkz: in emriyle yapimina baslanan, ilk basta kumas, ipek satisi yapilan bedestenlerden olusan, daha sonrlari, zengin esnafin oraya toplanmasiyla ufak capta banka islevi goren *, gunumuzde ise uc binden fazla dukkan ile , dunyanin her bir tarafindan gelen ziyaretcilere hizmet veren, istanbul)">in emriyle yapimina baslanan, ilk basta kumas, ipek satisi yapilan bedestenlerden olusan, daha sonrlari, zengin esnafin oraya toplanmasiyla ufak capta banka islevi goren *, gunumuzde ise uc binden fazla dukkan ile , dunyanin her bir tarafindan gelen ziyaretcilere hizmet veren, istanbulun asıl ticaret merkezi.
dunyanin en buyuk ve en eski mücevherat merkezidir.
gunde, ortalama 300.000 ziyaretci karsilar.
"su haliciya da gitcem, o bedestene de girecem." deyip kolayca kaybolursunuz. en zevkli dolaşma şekli de budur zaten. trans hali geçince en yakındaki esnafa sorarsiniz istediğiniz çıkış kapısını.
fotograf çekmek için insanı cezbeden ama ışığından dolayı ancak flaslı cekim yapılabilen genellikle baharat, lokum, pastırma, sucuk taklit çanta, halı, kilim, altın vs. satılan çarşı.
kapısından girme cürretinde bulunan* kızların çarşı boyu yürüdüğü vakit her dükkandan bir laf yemesine neden olan tepesinde gökyüzünün görünmediği çarşı.**
kendi yastıklarına gölge salmasın
Çocuklarının öpüşleri onlara anlat
onlara anlat yağmur karşılıklı yağar
ruhların içindeki müzikle karşılıklı
kapalı çarşı içinde bir sigara
bir keman kılıfı senin saçlarına sürünen yağ
onlara anlat kadınların gözlerinin içinden geçer
kapalı çarşı ve kapalı çarşıyı götüren saat
bir inci gerdanlık dumanları içinde kapkara
anlamağa başladığı ağır ve çekilmez kelimeler içinde dağ
senin resmin ince gerdanlığın siyah parlaklığı içinde ışıklı
işıklı ışıksız yandan ve önden ışıksız arkadan ve içten ışıklı
onlara anlat ki insan kelimelerden ve şiirden yaratılmadı
tüyler içinde gelen yeni dünya
bir sandalye kadar hür olduğu gün
sen cuma gününün hürriyet kadar kutsal olduğunu onlara anlat
benim aynamı küçültüp büyülten onlar
benim aynamı aynalıktan çıkaran
kapalı çarşılar içinde fikre ve gerçeğe
neler neler etti anlarsın onlar
?emsiyeler gibi
felaketlerin en şakacısına açılıveren onlar
kendi yastıklarına düşmesin
dostlarının kadınları üstündeki gölgesi onlara anlat
kapalı çarşılar içinde
aslanların ağaç kabuğuna yazdığı şiir
kapalı çarşı içerisinde
aşık ve keskin yumuşak ve güzel kur`an sesleri
kapalı çarşı içinde kapalı rüya çarşıları
kapalı çarşı içinde öfke ve af çarşıları
kapalı çarşıya gittiğin zaman
bir yangın sonrasının gazetelerini okudun
bir gazete uzun ve kul olmuş bir gazeteydi kapalı çarşı
mavi gözlü bir gazete
kapalı çarşı içinde bulutların en senin olanı
sen bana kapalı çarşı
?üphesiz o kadar satılan ve alınanlar var ki
?üphesiz bir harita kırığı
bir yapma deniz parçasıyla kapalı kapalı çarşı
sen kapalı çarşılar üstüne yağmur yağanı
yağmurun iyi ve doğru yağmadığını onlara anlat
her ne kadar ayrı yazılması daha doğru gibi gözükse de*, bedestenlerin birleşmesiyle ortaya çıkan bu yapı, markalaşmış ismi ile, yani kapalıçarşı olarak anılır.
giyilmemiş çamaşırlar nasıl kokar bilirsin,
sandık odalarında;
senin de dükkanın öyle kokar işte.
ablamı tanımazsın,
hürriyette gelin olacaktı,yaşasaydı;
bu teller onun telleri,
bu duvak onun duvağı işte.
ya bu camlardaki kadınlar?
bu mavi mavi,
bu yeşil yeşil fistanlı...
geceleri de ayakta mı dururlar böyle?
ya şu pembezar gömlek?
onun da bir hikayesi yok mu?
kapalı çarşı diyip te geçme;
kapalı çarşı,
kapalı kutu.
orhan veli..
mazideki görkemli günlerinden bir parça uzak kalmış olsa da, ufak düzenlemelerle, eskisinden çok daha popüler olabileceği yolunda sinyaller veren kapalıçarşı; esnafıyla, kültürüyle, tarihi mimarisiyle ve olmazsa olmaz ziyaretçileriyle halen yarımadanın en hareketli yerlerinden birisidir.