karşı cinsle tokalaşmayı çağdaşlaşma zanneden zihniyet 
bu başlık toplam 1089 kez okunmuş.
  / 2
olmaz olsun
ADnet Reklamları Siz de reklam verin
  1. ülkemizin en çağdaş güruhunu oluşturan insanlardır.cumhuriyet çocuklarıdır* bazı tabu konularını * çoktaan aşmış insanlardır.***.bu zihniyete göre, ülkemizde karşı cinsle tokalaşmayan kişiler azınlık bir halde yaşayan şafi mezhebine göre karşı cinsle temasın abdesti bozmadığını gerekçesiyle değil kessin karşı cinsin elinden tahrik oldukları için tokalaşmıyorlardır zaten. bu zihniyete göre laikliğe ayak uyduramamış bu kişileri acilen nazi almanyasının yük trenlerine sıkış tepiş bindirerek irana yollamak gerekir.
    (banderias, 25.09.2007 22:49 ~ 22:52)
  2. karşı cinsle tokalaşmayı günah sayma veya cinsel tahrik unsuru sanan bırakın bunu iki koltuk yanına oturmayı bile bu kategoriye sokan gerikafalı tarikatçıların ne kadar çağdaş bir görüntüde olduğunu görünce yok artık lebron james denilmeden geçilemeyecek zihniyet.
    (topal penguen, 25.09.2007 22:52 ~ 22:53)
  3. ''bugün elini veren yarın neyini verir'' manşeti atabilecek akit paçavrasının üçüncü sayfada gazete açıklaması olarak yayınlayacağı yazı.
    (spiderseed, 25.09.2007 22:57)
  4. öncelikle (°bkz: ecayip hayvanlara benziyirsen)

    karşı cinsle tokalaşmayan,tokalaşanları da; laiksin lan sen,solcusun,atatürkçüsün tarzı hücum varyasyonlarıyla kıskaca almaya çalışan bir güruh da türemiş,ne kadar hoş,ne kadar anlamlı..
    neden anlamlı?
    bu mevzunun geleceği yer belli çünkü.ilk önce gavur izmir le başlamıştı,bu ve bunun gibiler,saygı duyduk..daha sonra osura sıça güldük ama şu anda anlıyorum ki durum gittikçe trajikomik bir hal alıyor.
    %46,7 nin eski düşüncelerinin yeni versiyonunun yavaş yavaş uygulamaya konuşudur bu aslında,sistematiktir.bir zaman sonra bu "laiklik dinsizliktir" mottosuna dönüşecek,ona göre gerekirse yaptırım uygulamaya kadar gidecektir..

    bunu mezheple bağdaştırıp ona göre savunma yapmak da abestir,gereksizdir.şafi olabilir insan,normaldir,saygı duyulur.şafilerde hanefilerden farklı olan belli şeyleri müslüman olan herkes az ya da çok bilir zaten.ama asıl önemli nokta bu argümanların arkasında duran arkadaşlar acaba sürekli abdestli mi dolaşıyorlar?en kötü ihtimal karşındaki insanın elini havada bırakma terbiyesizliğini yapacağına gider 5 dakikana kıyarsın,yeniden abdest alırsın,çok mu zor?hem daha fazla sevap kazanırsın,temizlenirsin,falan filan..

    zaten genel tepki noktası şafilik hanefilik konusu değil.öyle insanlar var ki,resmen haremlik selamlık yaşıyorlar,kadına 3. sınıf insan muamelesi yapıyorlar.uydurma,kulaktan dolma bilgilerle kendilerini refere ediyorlar.oysa peygamberin kadınlar hakkındaki düşüncelerinden tamamen habersizler,çünkü "okumak"yerine kendilerine hacı,hoca,şeyh bellediklerinin sözlerini baz alıyorlar.

    hemen bir örnek;
    peygamberimiz ashabıyla otururken bir kadın içeri girer. oturanlardan biri ayağa kalkar ve yerini kadına verir.peygamber bu ince ve nazik harekete ilgisiz kalmaz. yer açana sorar:

    bu kadın senin annen mi?
    adam, "hayır" der.
    peygamber efendimiz bu sefer:
    peki kardeşin veya başka bir tanıdığın mı?
    adam tekrar "hayır, değildir" der ve cümlesine şöyle devam eder:
    sadece ona saygı göstermek için yer açtım.

    bu söz üzerine peygamber "allah da sana cennette yer açsın! sana genişlik versin" diye dua eder...

    bu olay ve peygamberimizin söyledikleri bir anda medine?de yayılır.
    ama anlaşılan,medine yi bu kadar yakından takip ettiğini zannedenlerin bunlardan haberi yok,kadın onlar için doğurganlığı olan,etinden,sütünden faydalanılması gereken bir canlı.cinsel dürtüleri uyandırdığı için de şeytan..
    bakın nihat hatipoğlu ne diyor;

    islámiyetten önce kadınlar tam bir dram yaşıyordu bütün dünyada. miras alamaz, bilakis kendisi miras olarak kalırdı. ölen kişinin karısı, geride kalan akrabalarına miras olurdu. ölenin tüm mal varlığı oğullarına kalırdı.

    antik çağ yunan hukukunda da karısını öldüren kocaya ceza verilmezdi.

    ortaçağ karanlığında, avrupa da kadının ruhunun olup olmadığı tartışılıyordu.

    işte bu sakat zihniyetin arabistan yarımadasına yansımasını hz. ömer şöyle dile getirmişti:

    "bizler, hz. peygamber gelmezden önce, kadını insandan saymazdık!"

    islam kadını keşfetmiş, konumlandırmış, tarif etmiştir.

    onu erkek ile bir bütünün eşit parçaları olarak saymıştır.

    bunu bizzat hz. peygamber?in kendisi deklare etmiştir.

    kadın ve erkeğin birbirinin hasmı değil, tamamlayıcısı olduğunu; insanlar arasındaki üstünlüğün ancak "takva"da olduğunu ifade etmiştir.

    kur?an-ı kerim bu konuda şöyle der:

    "ey insanlar! doğrusu biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. ve birbirlerinizle tanışmanız için kabilelere ayırdık. muhakkak ki allah?ın yanında en değerli olanınız en çok takvalı olanınızdır!" (hucurat 49/13)

    islam kadını diğer dinlerde olduğu gibi doğuştan günahkár olduğunu asla kabul etmez. hem erkek, hem kadın, doğan her insan dünyaya tertemiz, günahsız olarak iner. suç ve günah dünyada başlar ve biter.

    kadınlar da erkekler gibi hem özgürlük, hem hayat, hem namus ve hem de haysiyeti açısından dokunulmazdır. mal edinebilir, dilediğinde de harcayabilir. malı kendine aittir. evlenme özgürlüğü gibi boşanma özgürlüğüne de sahiptir. öğrenir, okur, şahitlik yapar, ticaretle meşgul olur, cuma dahil dilediği ibadeti cemaatle birlikte camide eda eder.

    o, sadece beğenilmeyi bekleyen bir figür değildir. tam aksine, gerekirse beğenen veya reddedebilen bir yetki ve etkiye sahiptir.

    eşi olacak kişiye evet veya hayır diyebilmek hak ve yetkisine sahiptir.

    verdiği karardan dolayı kimse onu eleştiremez, yargılayamaz.

    taliplisine evet veya hayır diyebileceği gibi bizzat kendisi de talip olabilir. bu, onun onurunu zedeleyecek bir eksiklik değildir. örf böyle gelişmişse de, bu asrısaadetteki uygulamalar ile çelişmektedir.

    asrısaadette kadınlar, uygun gördükleri, izzet, iffet ve kişilik sahibi, asaletine güvendikleri erkeklere evlenme teklif edebiliyordu.

    islam kadına her türlü hak ve özgürlüğü tanıdı. belki iki cinse de sadece "istismar"ı yasakladı. iki cinse de gayrimeşru yaşantıyı yasakladı.

    vücudunun zarafet ve güzelliğinin ticarete, cinsel tahrik ve zevke alet ev konu edilmesine karşı geldi islam...

    bunu zaten hangi akıl ve vicdan sahibi kabul eder ki?

    allah?ın peygamberi de bu konuda hassastı. bir kadın sahabenin şu ifadesi ne kadar güzeldir:

    "allah?ın peygamberi, bize bizlerden daha merhametli, anlayışlı ve hoşgörülüydü!"

    kadına yönelik şiddet sözkonusu olduğunda insanları toplamış ve şöyle demişti:

    "bazılarınıza ne oluyor ki, gündüz eşlerini döverler de akşam utanmadan yanlarına giderler... kadınlarını döven erkekler, sizin hayırlılarınız değildir!"

    tüm kadınlarımıza selam olsun!

    kadınlara özgürlük ve eşitlik tanıyan din

    hz. muhammed, kadın ve erkeğin birbirinin hasmı değil, tamamlayıcısı olduğunu; insanlar arasındaki üstünlüğün ancak "takva"da olduğunu ifade etmiştir. kadınlar da erkekler gibi hem özgürlük, hem hayat, hem namus ve hem de haysiyeti açısından dokunulmazdır.

    "allah?ın, kendilerine lütfundan verdiği nimetlere karşı cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. hayır o, kendileri için şerdir. cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. göklerin ve yerin mirası allah?a aittir. allah yaptıklarınızdan haberdardır." (al-i imran / 180)


    peygamber ve allah ın söylediklerini bu kadar netken,bunları görmeyip kafasına göre davranan ve utanmayıp kendileri ile aynı kafada olmayanlara kafir diyebilecek kadar ileriye gidebilen bir zihniyetten söz ediyoruz aslına,usame ve uygulamalarının yontulmuş hali bunlar bir nevi.bir sonraki adım,cihada katılmak olabilir,şahsen ben yadırgamam.

    ayrıca aklın yolu birken nasıl 4 adet mezhep ortaya çıkıyor ve birbirinden tamamen bağımsız kurallar deklare edebiliyor?malikiler mezar taşı dikenleri puta tapmakla suçlayıp kafir ilan ederken şafiler kadına dokununca abdest almak zorunda kalıyor,hanefiler bir yerleri kanadığı zaman abdest alıyor...
    bu abdest meselesinin hikayesi de ilginç;
    peygamber namaz kılarken suratında bir sivilce patlıyor,eşi gidiyor yüzünü siliyor..
    peygamber de bunun üzerine gidiyor yeniden abdest alıyor ve tekrar namaza duruyor.imam-ı azam bunu kan aktığı için abdest aldı şeklinde yorumlarken,imam-ı şafi kadın eli değmesine bağlıyor.ya ikisi de değilse?neden kimse sormuyor,peygamber öcü mü?kaldı ki bunu görenler bunu uygulayanlar da değil..

    belki de beşerden dolayı kandan abdest bozmuyordur şafiler.genellikle popülasyonları doğuda daha yoğun,çoğunlukla tarlada çalışıyorlar.acaba onun için mi bu mezhebi seçmişler?

    fazla uzatmaya gerek yok aslında;
    (°bkz: lekum dinikum veliye din)
    (tuzbittihıyarakoşamıyorum, 26.09.2007 09:42 ~ 09:44)
  5. çağdaşlaşmanın kriterini karşı cinsle elele vermeye bağlayan zihniyettir. vay ülkemin haline dedirten olaydır.. çağdaşlaşmamız tokalaşmalara kaldıysa.. (°bkz: sen bu işi unut),(°bkz: umutsuz vak'a)
    (homo sapiens form 2, 26.09.2007 12:04)
  6. (°bkz: pardon bayan ellerim kirli şu cebimde peçete var bir uzanıp alsanız)
    (magius, 26.09.2007 12:06)
  7. osmanlıda din baskısı yüzünden bir çok müslümanın bu olaya dinsizlik olarak bakmasını,cumhuriyet döneminde atatürk'ün önderliğinde kadının toplum hayatına girmesini sağlaması ve bu davranışı daha fazla kişinin yapması o dönem için çağdaşlıktır.ancak bu durum tabii günümüz dünyasında çağdaşlık değildir.bu sözü sarfedenlerinde cumhuriyet ilkeleriyle büyütüldüğü ve böyle bir ortamda yaşadığı için bunu çağdaşlık olarak şu anda görmezler.ancak değiştirilmeye çalışılan toplum yapımız nedeniyle,bizler ikinci bir kurtuluş savaşı vereceğimiz için bundan belki de 10 yıl sonra türk halkı için kadınla tokalaşmak tekrar çağdaşlık olacaktır.bu da osmanlı da olduğu çeşitli fanatik düşünceler nedeniyle 100 yıl geriye gideceğimizin göstergesidir.bunun olabilirliğine en büyük örnekte malezyadır.
    (kendinikurtaramayaninsan, 26.09.2007 12:19)
  8. çağdaşlaşmanın bir süreklilik hali olduğunu kabul edersek; bu bağlamda kadın ve erkeğin el sıkışması toplumunun kadın-erkek münasebetlerinde hangi aşamada olduğu konusunda bize bilgi verir. bu konunun laiklik kavramıyla ilişkilendirilmesi de bir hayli komik kaçmış; laiklik devlete özgü bir kavramdır. siz kalkıp insanların el sıkışmamasının sosyolojik ve dini boyutunu devletin asli kavramlarından biri olan laikliğe indirgeyemezsiniz. öncelikle bu kavram kargaşasından sıyrılmak gerekiyor.

    el sıkışma muhabbetini çağdaşlık olarak algılamak; gün içersinde insanların üzerine hiçbir anlam yüklemeden yaptıkları tokalaşma rutinliğini fazla önemsemek olur. tokalaşmanın gereksizliğini din merkezli savunanların kraldan çok kralcı yapıları burdan göze çarpıyor. yüzyıllar öncesinde üçük bir olayın farklı kişiler tarafından farklı şekilde yorumlanmasından doğan belirsizlik; her ne olursa olsun el uzatan bir kişinin elini havada bırakma nezaketsizliğini insana hak olarak tanıyamaz. dervişin fikri ne ise zikri odur mantığından yola çıkarak; benim elimi tutmayan bir kişide ben art niyet ararım. kendisinden rahatsız olurum. mahrem yeri olmayan ellerin tokalaşma amaçlı birbirine değmesine bile böyle anlamlar yüklersek; işimiz var demektir. kimse kimsenin elini havada bırakarak kişiye absürd bir tahrik ögesi muamelesi yapamaz, her şeyden önce ayıptır. uzun lafın kısası kimse el şıkışıyor diye çağdaş olmaz; ama el sıkışmayan herkes bu küçük olaya yüklediği anlam ile herkese potansiyel tahrik ögesi muamelesi yapar; bu da kraldan çok kralcıların topluma getirdiği yozlaşmadır. seksen yaşında bir adam yirmi yaşında bir kızın elini neden sıkmaz ki, şafii diye mi, yirmi yaşında kızdan tahrik olur diye mi, namahrem diye mi? dede yaşındaki bir adam o kızın alnından öpmeli bence; normal olan budur. uzun lafın kısası dedik, yine uzadı.
    (ukala dümbeleği, 26.09.2007 16:02)
  9. (°bkz: karşı cinsle tokalaşmayı günah zanneden zihniyet )
    (jeolog, 17.10.2007 23:26)
  10. en azından zannediyorlar..
    (moryel, 30.10.2007 19:01 ~ 01.11.2007 11:20)
  11. günah zanneden zihniyetten çok daha zeki olan insanlardır.en azından karşı cinsiyetin öcü olmadığını anlamışlardır.(°bkz: tokalaşmayla bünyede viagra etkisinin başgöstermesi)
    (eleanora, 30.10.2007 19:12)
  12. (°bkz: neskafe içiyorum kendimi kaliteli hissediyorum)
    (umpaha, 15.09.2008 18:04)
  13. (°bkz: karşı cinsle takışmayı çağdaşlaşma zanneden zihniyet)

    o ne lan öyle ordu evi bahçesi gibi. şimdi öyle görülüyorki insan ırkı tarihte çok gerizekalıymış. yani insanın cinsiyet ayrımından ayrışması için bir yol göstericiye ihtiyacı varsa. ben o insana gerizekalı derim. angut kuşlarına çok benziyorsun derim. bu kadar basit bir olguyu bile kavrayamayacak bir beyin bütün ortaçağa hizmet etmişse ortaçağ insanı gerizekalıymış arkadaşım. hayır yani integral çözmüyorsun ki hocaya ihtiyaç duyasın.
    (el cuate, 15.09.2008 18:13)
  14. karşı cins vebalıymış gibi davranan zihniyetten bin kat daha çağdaştırlar efendim.
    (solcu, 15.09.2008 18:26)
  15. insanlarla düzgün ve resmi iletişim kurabilmek için bir görgü kuralı olan "tokalaşma" eylemini modernlikle bağdaştıran, modernliğin önemli bir parçasının "doğru iletişim" kurabilmek olduğunu tasavvur edebilen ve çağ dışı tarikat bağlılıklarıyla işi olmayan zihniyettir. mensubu bulunduğum zihniyettir. bu zihniyetler tokalaşmakla kalmaz, karşı cinsi öperler de.
    (aloevera, 15.09.2008 20:37 ~ 22:44)
  16. ileride hepatit b olması muhtemel zihniyettir efendim. hehe. aman diyeyim.

    www.iyimi.net/...

    ayrıca belirtmek isterim ki, "çağdaş" (günümüze ait) olan herşey medenî değildir. medenî olan herşey de çağdaş değildir.

    öperim gözlerden.
    (i m a postmodernist novel, 21.09.2008 14:24 ~ 14:26)
  17. daha önce tokalaşmamış, nasıl bir şey olduğunu bilmeyendir.
    (kendini cüce zanneden dev, 21.09.2008 14:45)
  18. aynı zihniyet karşı cinsle tokalaşamamayı gericilik kabul eder. bir tesettürlü kadın grödüklerinde içten içe ona acırlar. türkiye' de bir dönem dayatılan batılılaşmaya bakınca aslında hiçte garip karşılamadığım bi durum. en ucra köyevine bile masayı, sandalyeyi, çatalı, kaşığı, zorla sokan bir dönemin elit zihniyetide o zamanlar bunu çağdaşlaşma sanıyordu, balolar düzenleyip fransızlar gibi eğleniyorlardı ve sırf bundan dolayı kendilerini farklı ve ileride görüyorlardı. yeni dönem varyasyonlarıda cok farklı düşünmüyo, yüzeysel batılı diye tabir edilebilirler. haben tokalaşmıyormuyum, tokalaşıyorum. ama tokalaşmayan insanlarıda bu özellikleriyle etiketlemek kötü bir zihniyetin ürünüdür.
    (apaci, 21.09.2008 15:07)
  19. bazan yazılanları okurken hangi ülkede , hangi çağdayım diye düşünmeme neden olan yobazları, iyi tanıyan zihniyettir.
    evet elbette çağdaşlaşmanın bir göstergesidir. insanca bir selamlaşma şeklidir ve karşıdakine pozitif enerji ve güven duygusu verir.
    en ücra köşedeki köyevine masa, tabak, çatal sokmayı başaran, aynı zamanda gavur icadı elektriği, televizyonu, bilgisayarı da kullanmayı teşvik eden çağdaş uygarlıkçıdır bunlar. yani insanlığın iyiye, güzele, doğruya ulaştığı maddi manevi son aşamayı değerlendirmek ve daha ileriye taşımak isterler.
    elit diye eleştirilmek, ilkel diye eleştirilmekten bin kat iyidir sonuçta.
    takiye yapmadan kendinizi belli etseniz, zaten kim tokalaşır sizin gibi ilkel insanlarla be...
    (çekirdekailem, 21.09.2008 15:52 ~ 20:20)
  20. mağarasından çıkan neandarthal'dır.

    (°bkz: yokmuş gibi davranırsak gider belki)
    (orc warriora asık olan elf prensesi, 21.09.2008 17:21 ~ 17:22)
  21. (°bkz: komutanların hayrünnisa gül ün elini sıkmamak için yer değiştirmeleri)
    (okamos, 21.09.2008 17:29)
  22. (°bkz: anne ben yobaz gördüm)*
    (caramel, 21.09.2008 17:30 ~ 17:30)
  23. karşı cinsle tokalaşmayı çağdaşlaşma zannetmeyen,bunun gerçekten çağdaşlık olduğunu bilen zihniyettir.
    (blue cancer, 21.09.2008 19:46)
  24. (°bkz: siz gerçek misiniz)
    (adamı ramazan ramazan günaha sokmayın, 21.09.2008 19:52)
  25. muhafazakar bir arkadaşın nişan törenine gidilir. yüzük merasiminden sonra çiftin yanına gidlir. arkadaş öpülüp tebrik edilir. nişanlısı da tokalaşıp tebrik edilir. gayet sıradan bir aktivite zannedilirken arkadaş bir kenara çeker ve "daha ben nişanlımla el ele tutuşmadım" şeklinde ince bir ayar verir. "ben de tokalaştım zaten elini tutmadım rahatsız ise çekebilirdi" denir. sorun şuradaki insanlar karşı cins ile tokalaşır ya da tokalaşmaz. lakin kendisi gibi bir çevreye mensup olmayan kişinin tokalaşmasını da "flört" adledmesi sapkınlıktır. tokalaşmayan insanların, tokalaşan insanların birisinin elini tutma gibi bir derdi olmaktan öte bir şekilde eyleme giriştiğini bilmesi gerekir.
    (lethe, 21.09.2008 19:54)
del.icio.us a ekletechnorati ye ekleyinFurl a ekleSpurl e kaydet!Wong e kaydet!Yahoo ya kaydet!Google a kaydet!Facebook a kaydet!Asansör?
sayfalama: