*lostta bir karakterdir. ilk başta kate, kaza sırasında kocası uçağın kuyruk kısmında banyoda olan ve bu yüzden ayrı düşen daha yaşlı bir kadın olarak düşünülmüştü. daha sonra onun yerine rose ve kocası bernard fikri ortaya çıktı ve vazgeçildi.
yoon-jin kim aslında kate rolü için düşünülmüştü. yapımcılar onu sevdiler fakat role tam da uygun olmadığını düşündüler, onun için sun-hwa kwon rolünü yazdılar.
gerçek hayatta, kate austeni oynayan aktris evangeline lilly, aynı dizide charlie pacei oynayan dominic monaghanın kız arkadaşıdır.
gerçek hayatta, evangeline lillynin hawaii`de başka 2 oyuncuyla paylaştığı evi yandı.
-alıntı-
lost seyircisi er kişilerin aşık olduğu, evinin hanımı yapmak istediği hatun kişi. gerçekten akıllara zarar bir güzellik ancak oynadığı karakter olmuyor kardeşim. böyle adanın şerifi tripleri falan. yer mi bu halk bunu?
yeryüzündeki en orospu insan top 10 yapılsa, kafadan girecek insandır kendisi muhtemelen. tarihçesine bakacak olursak; babasını öldürmüş, anasını siktir etmiş, jack'e gösterip sawyer'a vermiş, akabinde sawyer'a gösterip yine sawyer'a bu sefer vermemiştir. ha jack'e göstermeden şappadanak verdiğini de flashforwardlarda gördük. üstüne üstlük salya sümük bi sevişmenin ertesinde gidip yine sawyer için bi haltlar karıştırdı, şu dünyada bir tek beni fix etmemiş efendi adam jack'in asabını bozdu.
ve ben ısrarla bu hanım kızımızın benjamin'e de verdiğinden şüpheleniyorum. zira hatırlayanlar olacaktır, 3. sezonun hemen başında kendisi bir kafese kilitlenmiş, akabinde benjamin'le görüştürülmek üzere sahile götürülmüştü. benjamin'in yemek ye ısrarlarına, son derece aç olmasına rağmen aç değilim cevabını yapıştıran bu nefis orospu, tekrar kafese döndüğü vakit sawyer'la ufaktan bi french olayını girmişti. işte sawyer'ın orda söylediği tadın çilek gibi söylemi benim kafamı bulandırıyor arkadaşım.. var bu hatunda bi orospuluk. başından beri sevmiyorum.. ama gel gör ki çok güzel be abi, çok güzel..
edit: benjamin'le buluştuğunda, sahilde bir masa vardı ağzına kadar yemekle dolu olan. ve kamera ısrarla masadaki çileklere zoom yapıyordu..