nem oranının yüzde seksenleri* bulduğu bir akdeniz öğleninde gözlerimden yaşları akıtmakta zorlamamış şarkı sözleri; mütemadiyen aşkı sorguluyorum artık.
popüler olan her şeyin itici hale gelmesinden nasibini alan bu şarkının ne derin bir anlam içerdiğini çoğumuz fark edemedik. sevmenin soyut bir kavram olmasından duyulan rahatsızlık şiddetli noktalara geldiği vakit; insan kendini dünyevi şeylere vermekte. kuru kuruya sevilmenin reddilmesi çoğu vakit aç gözlülük gibi algılansa da; bunu sorgulamak sevginin gerçek anlamını bulmamızı sağlar.
yüzyıllarca her seven(!) işlediği her kabahatten sonra savunmasını sevgi merkezli yaptı. sevgi; biryerlerde duran kutsal duygu olarak algılandı çoğumuzca. kaç kişi bağışlandı sevgi uğruna, hayatı cehenneme dönenler 'sevgi' ile yetindi.
sevgi başucuna asılan kutsal kitap mıdır; okunmayan bilinmeyen; ama saygı duyulan?
sevgiye soyut diyenlere şaşarım:
koklarsın, tadarsın, dokunursun, işitirsin ve gayet iyi görürsün!
işte bu yüzden; kavga etmeyip seven romiyo süper romiyodur.
romiyo olarak tabir edilen şahsın bir sınıf arkadaşımın abisi olduğunu öğrenmemle her duyuşumda beni daha büyük gülme krizlerine sokan nakarattır. sanat nereye gidiyor, bu şarkı sözleri insanlara ne vermeye çalışıyor sorunsalının başlıklarındandır aynı zamanda.
iğreniğim şarkıdır, romiyo olmama neden olan şarkıdır.
şöyle ki; yaklaşık bir 6 senedir, mevzu bahis klipteki dingil gibi, kirli sakal ve o boyda saç kullanmaktayım. suratım da benziyor.
ulen, sen 6 senedir kendi tarzınla kendini kabullen, sev, sonra bir dingil belirsin.. sonra adın çıksın "romiyo".
bir siktirip gidilmeli kanımca.
koskoca romeo'nun hande yenerin diline düşerek romiyo gibi mahalle arasındaki çok sikindirik bir kahramana dönüşmesi.kavga etmeyip seven bir romiyo.sabaha kadar insanları kucaklamak-pardon handeyi kucaklamak gibi ulvi bir maksadı vardır.
yakında kendisini çizmeyi düşünüyorum.