heyecanlı bir tartışmaya girdiğinde kurduğu cümlelerin sonunu getirmemek gibi bir alışkanlığı olan beşiktaşlı spor yazarı. bu gibi durumlarda kendisinden özne yüklem uyumuna dikkat etmesi beklenmemelidir.
kanseri yenmiş olan şahsiyet.adnan aybabayla ikisi beni beşiktaşı karalıyorlarmı yoksa beşiktaşlılarmı die düşündürmüştür.bir stadyum programında ahmet çakar kendisini musevi tefeciye benzetmiştir.
geçtiğimiz günlerde zatürre teşhisi ile hastaneye kaldırılan ve bugün akciğer yetmezliğinden hayatını kaybeden futbol yorumcusu. başımız sağolsun. allah rahmet eylesin...
bütün faniler gibi günü geldiğinde unutulacak kişidir. sadece sene de bir gün hatırlanacaktır. (öyle işler yapmalıyız ki, bizi de senede en az bir kere hatırlayan insanlar olsun.)
ölümden korkmamış kafa tutmuş hal böyle oluncada ölümün mızıkçılık yaparak onu yanına birden aldığı insandır. çok severim kendisini. onun kansere karşı duruşunu severi. futbol için ne yapmış hangi takımı eleştirmiş umurumda değil. küpsesi top sakalı pembe renkli boğazlı kazağı şapkalarıyla hatırlayacağım. keşke hepimiz senin kadar cesur olabilir miyiz kazım abi? hiç sanmıyorum... rahat uyu
hızlı yaşa genç öl felsefesini uygulamış, hızlı yaşamış ve nitekim 58 yaşında hayata gözlerini yummuş rahmetli gazeteci yazar. 1999 yılında kansere yakalanmış, iç organlarının büyük bir kısmını bu sebepten kaybetmiş fakat akciğer yetmezliğinden dolayı vefat etmiştir. farklı bir tarzı vardı. yazısı veya programı görüldüğünde ne diyeceği merak edilen bir kişiydi. allah rahmet eylesin.