istanbul trafiğinde, tıkış tıkış balık istifi modelinde seyir eden bir otobüste, tutunacak yer bulabilmenin nimetten olduğu anlarda bile bir eliyle tutunup diğeriyle kitap okumaya çalışanları da bir versiyonudur... gösteriş olarak algılanısıdır. yapılmayasıdır... saçmadır yahu...
istanbul üniversite'sinde türk dili ve edebiyatı okumaya başlarsa bir şeyciği kalmayacak olan insandır efendim.
zira söz konusu bölüm öyle bir bölümdür ki, daha birinci yarıyıl bitmeden insanın içindeki okuma aşkını söker alır alimallah.
adasu olabilir mi diye düşündüren insan ama o belki su içmeye adamıştır. o değil de çok iyi bir insandır. yani bu kitap okumaya adayan kişi. adamaktan ada, kitaptan ki, adaki. yani adaki adam olasın. *
yaslarindan cok daha olgun tavirlar sergilerler, ayni anda soze baslasaniz daima sozu size birakirlar, dinlemeyi severler, öyle derin felsefe yapmazlar edebiyat da parcalamazlar ama konustuklarinda etkiliyici cumleler kurarlar; "himm" dedirtirler. aklinizdan geceni "belki soyle dusunuyosundur" diye catirt diye koyuverirler, belki de benim tanidigim ve kendini kitaba adagidini dusundugum sahis oyleydi.yatiliydi, garipti, güzeldi-hostu gibip bodoslama tanistim konustuk anlastik gunler cok cabuk gecti hatirliyorum da müsadenizle fazla degil gecene sene biz ayrildik seve seve barismamiz bi mucize*. benim kadar bos bi adama artik dayanamamis olcak bi gun "artik konusmak istemiyorum" diye mesaj atti bi daha da konusmadik.*
otobüste ayakta giderken bile kitap okuma becerisi gösterir bu zevat. Özellikle tam dolu anında 500t'de okumaya çalışanların nasıl bir azme sahip oldukları konusu da insanı hayrete düşürür.