ağır. karşıdakinin çöken omuzlarını gördüğünde nasıl acıyorsa için, düşen omuzlarına da öyle baktıklarını düşünür ve saklanmak istersin. kaçmak. ama " bu şehir arkandan gelecektir " !
ağdalı cümleler sarmaz yarayı, aksine kendi gibi, basit, ilkokuldaki fişleri andıran cümleler istersin hayattan. " ayşe unut ! " " ali sus ! " " ışık ip atlamak bir boka yaramıyor, otur yerine ! "
en acı gerçeği ışık farkeder, ılık süt içmek huzurlu bir uyku getirmez artık. beyin kıvrımlarında senden izinsiz dolaşıp duran soru işaretlerinin bile kafası karışıktır. yürek unutmaz ve dahi hatırlatır. eskileri. ediz hun`unu kaybetmiş bir hülya koçyiğit edasıyla dolanıp durursun hayatın içinde. üstelik hayat bir yeşilçam filmi değildir ve mutlu son garantisi yoktur.
uzağında ve senden ayrı olsa zamanla anlayabileceğin o gerçek büyür gözbebeklerinizde. yanındadır ve uzaklaşmaktadır. oyun başlar. saklanmayan ebedir artık ve saklanacak pek bir şey de kalmamıştır. her şey ortadadır. bu yüzden görmek daha bir zorlaşır. zorlama artık...
ışık`a selamlar. o ip atlaya dursun... ılık süt içmeye gidiyorum. işe yaramayacağını bile bile...
yargılamadan bir ceza vermektir. insan kendisine daha da acımasız olurmui en zor şey kendini affedememekmiş. yıkılıp da bir süre kalkamz ya insan, bi durur kalır. bu sürenin uzamasıdır işte. bitmeyen ve yaşadıkça artandır. hatalar da arka arkaya gelince..
bir kalbe iki sevgiyi sığdırabilmenin kalbine inen yumruklarıdır. sevdiğinle, aşık olduğun arasında olmaktır. ya da alışkanlığı ile huyun arasında.
kalbini açıp baktığında yaşını öğrenmek ve ağlamaktır.
ebedi bir maske takmaktır. küçücük yaşında yrn ölecek gibi hissetmektir kendini, ecel gibş akat dertten. hastalığa yakalanmak ve ölemk için dua etmek ama bu hayat öyle bir bağlanmak ki vazgeçememektir kendinden.
haketmeyene yapılan hareketlerin sonucudur ağır olan, ağlayan sevdiğine dur sus deyip de başak bir şey yapamamktır. geç kalınmışlıklar üzerine kurulu bir hayat mı başlar yoksa herşey ucuyla mı kaçmıştır bilinmez ama hep yenilgi olacaktır kendini suçlayanda.
gözyaşı bile dökemez ya en ağır lafı söylese de kendine az gelmektir.
ve bir daha hiç birşeyi hakkettiğini düşünmemektir.
vicdan-i yargı. katmerli acılar `kendini suçlamak` tan geçer, bilir misin ki? umarım bilmiyorsundur, sen her kim isen. kanun sana 10 yıl der yatarsın, hakim sana aşağılıkmışsın gibi bakar katlanırsın, avukatın bile senden nefret eden biridir o da tamam, kabul edersin bir şekilde. anlatım tarzımdam anlama ki bu `benim`. eminim var biryerlerde, gözlümlediğim yaşamlar var; çünkü mahkemelerde!
-hakim bey, yanlışlıkla oldu. birden önüme çıktı çocuk, top oynuyormuş. ben normal hızda gidiyordum.
ağlamaklı bir savunma da, kendini suçlamanın gizli yanı bu biraz da hani. giden can 10 yıl ile gelir mi?
kendini suçlamak verem gibi, ilacı bulundu diyorlar; ama verem kelimesi çok yakıştı buraya, sen anla artık.
hayat adil değil; bir suçlu var mutlaka.
üzülme artık genç adam, genç kadın; her kim isen.
o insanlar gülüp eğlenir şimdi, sen ağlarsın.
hadi bir çay koy.
"o"nu suçlamaya kıyamamak...bütün suçlar ikinizindir ama "o " o kadar mutsuzdur ki bir suçlamayı daha kaldıramaz diye giderken siz bütün suçları da sahiplenirsiniz.bütün güzellikleri ben öldürdüm onun ne suçu var diye diye kendini bitirmektir.oysa sizin kadar , sizden çok o suçludur.yine de susmaktır kendini suçlamak.acınızı unutmak için elinizi ısırmaktır.
Bu site içerisinde yer alan bütün yazılar
tamamıyla doğru değildir, gerçeklikten çok ama çok uzaktır, hayal ürünüdür.
hukuki gereklilikler haricinde yazarlarımızın kişisel bilgileri üçüncü
şahıslarla hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. yazarlar otomatikman girilerinin
telif haklarını fatih sultan mehmet han a devretmiş sayılırlar bu yüzden pilot
olma durumunda girilerinizin silinmesini talep edemez, etsenizde sonuç
alamazsınız. "silmez isen ..." tarzında ifadelerde bize sökmez. zaten siliyoruz. İçeriğimizin bir
kısmı 18 yaş altındakilerin gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebileceğinden
sakıncalı olmakla beraber, kendimi olgun hissediyorum tarzındaki söylemlerden
hoşlanmayız, yalan yanlış bilgi verenler; sorumluluklarını kendileri almış
sayılırlar. Klinik deneylerce de sözlüğün bağımlılık yarattığı ortaya çıkarılmıştır. | sitemap