bazı kişiler vardır..öyle sıkı sıkıya bağlanırki insan..yıllarını verir,her dakikasını her saniyesini,her şeyini paylaşır..belli bir dönem yapılan kavgalar,tartışmalar sonucunda ilişki rayına oturur ve artık sorgulama bırakılır..sevgili ailen gibidir artık,kankan gibidir,sorgulamazsın sadece buluşursun,gezersin,paylaşırsın,aşık olduğunu zannedersin..ama hayat değişkendir.zamanla çevre değişir,kişiler değişir,düşünceler değişir..herşey değişir..sabit kalan tek şey sevgilidir..
sorgulamadığın,sorgulamak istemdiğin bu kişiden uzak kalınan zamanlar aslında bütün gerçeği insanın yüzüne çarpar..yıllarını verdiğin,ve o olduğunu düşündüğün kişi aslında bir yabancıdan ibarettir..yapılanlar bir alışkanlıktan ibaret,korkulardan ibarettir..çünkü insanlar alışkanlıklarıyla yaşar..alışkanlıklar zor değişir..
kısacası onun o olmadığını anladığın an,insan hayatının en korkunç anıdır bence..ama yüzleşmeli insan..etrafında birbirinden ayrılmış onlarca insanın yazdığı çizdiği söylediği o boş şeyler ne kadarda anlamlı geliyor böyle zamanlarda..
herkes bazen kabus görür...rüyadan uyanılan ilk 5 sn. o kabusun gerçek olduğunu zannederdim bazen..ama sadece 5 saniye..5 saniye sonra herşey normale dönerdi..yatağımdan kalkar mutlu mesut gerçek hayatıma dönerdim..
işte onun o olmadığını anladığın an o 5 saniyenin ta kendisidir..
o bir üçüncü tekil şahıstı; ben onu birinci tekil şahsıma dahil etmiştim.
bilmem; belki rol biçmiştim.
üzerine elbise bir beden büyük mü geldi?
evciliğimiz bozuldu, topla tencereleri.
sen meğerse onlar falanmışsın..
sana kek yok.