okumak fiilini, kitap, gazete gibi kalıplara sokmayan insanlardır genellikle. okumayı ayin gibi her şeyden soyutlanıp yapmaya ihtiyaçları yoktur. sırf sorulduğunda "evet okuyorum" diyebilmek için okumazlar çünkü. bilmek, öğrenmek, takip etmek ve yetişmek için okurlar. bunun için de * kitaba mutlak bir gereklilik yoktur.
(°bkz: internet)
(°bkz: gazete)
(°bkz: broşür)
(°bkz: dergi)
tayyip erdoğan sayılabilir.gerçi okuyup okumadığını da bilmiyoruz ama bu şekilde bir üslubu olan kişi de okumuşsa da boşa okumuş.
futbolcularda bu kategoriye girebilir.necip fazıl kısakürek dahi girebilir.Çünkü kendisine sorulan ''üstad çok kitap okumuyorsunuz ama fikirleriniz bıçak gibi adeta,nasıl bu kadar çok şey biliyorsunuz'' tarzındaki bir soruya ''süt içen inek gördün mü'' cevabını vermiştir.
mutlaka vardır böyle insanlar ama tabii ki bu insanlar hayatlarında kitapların yarattığı kazanımlara hiçbir zaman ihtiyaç duymayacak ortamlarda yaşar öyle konular konuşur ve öyle ölürler.kitap okuyan insanlardan ne eksileri olur-hiç.aynı toprak nihayetinde.
atatürk'ün elimdeki 2 liradan birini kitaplara vermeseydim; bu devrimi yapamazdım sözlerini akla getirendir,ama bir de kime göre başarı sorusu var atatürk devrimlerine hala nefret besleyen adamlar var yahut bir orospu da kendini pek tabi başarılı bulabilir.*