üç be$ kelime ve bolca tükürükten olu$an sözlerdir.
$imdi bu arkada$lar, biz çok okuyoruz abiæ ve çok farklı bir dü$ünce yapımız var inanılmaz özgürlükçüyüz diye ortada dola$ıyorlar, ama kar$ı görü$ün de amına koyayım diye çemkiriyorlar, nedir bu çeli$ki a pa$am.
sen kahrolsun fa$izm derken kahrettiğin olayları yapmıyor musun, nefretle yakla$mıyor musun bu insanlara, hepsinin anuna koyaying demiyor musun.
dediğim gibi üç be$ kelimeden ibarettir bu sözler, sabah adama günaydın desen dahi emperyalim, fa$izm bık bık bık diye kar$ılık verir bu adam sana.
bir de che istese verir bu adamlar, buna tapar ama kendi ülkesinde emperyalizmin ta götüne koyan adama sadece öyle biriymi$ gibi bakar.
bazen komünist olmadıklarını düşündüren klişelerdir. zira bir komünist niye mavi tur istesin ki? kanıt için:
(°bkz: motorları maviliklere süreceğiz) **
komünistlerin klişe sözleri diye saçma sapan başlık açıp sözde taş atmaya çalışan zihniyetin yine kendilerince 3 kuruşluk değeri olmayan bazı insan bünyelerinin yaptığı şeyleri ( converse giymek nike giymek. (komünist emo gibi sikko tabirler) vb) bütün bir topluluğa mal ederek kendilerince yaptığı klişeyle aynıdır.
klişedir lan. ne olacak başka. bir tane doğruyu eğip büğüp her seferinde ayrı bir söylem içerisinde mi söylemesi gerekıyor insanların.
günaydın diyosunuz her sabah, besmele çekiyosunuz zilyon kere, ezanlar okunuyor günde beş vakit, küfür ediyosunuz hep aynı kalıpla... bunlar, yaptığınız, söylediğiniz doğru ve klişe şeyler değil mi anasını satayım? hayatımız klişe değil mi?
sokayım abd sine yalakçı yandaşına. size bişi olmasın. al bu klişe olmadı. koy cebine. mucxx.
herkese faşist demeleri örnek verilebilir. ya da eylem yapmayı devrim sanmaları, ama bu söz değil eyleme giriyor. lakin bunlar göze batan şeyler, bütün komünistler mi böyle? tabi ki hayır. aksini iddia etmek, mm aklıma bir örnek gelmedi ama kötü bir şeydir. inanın bana, cahil olmayın, hihihi.
her ideolojiden insanlar aşırıya gittiğinde o ideolojinin özünden saparlar, sloganlara ve şekillere bürünürler, bu sadece komünistlere özgü değildir.
komünist değilim. savundukları düşünceleri seviyorum, eşitlik falan güzel fakat fazla idealist. bir ülkede öyle ya da böyle uygulanır fakat tüm dünyada uygulanması imkansız ve böyle olduğu sürece asıl amacına ulaşamaz komünizm (sonuçta tek ülkede uygulanan şeye de komünizm demek doğru olmaz, olsa olsa sosyalizm olur, o yüzden komünizmin asıl amacına ulaşması imkansızdır diyorum). proleterya diktatörlüğünün bile kolay kolay ortadan kalkabileceği bir ortam göremiyorum, onlarsız da en azından bugünkü dünyada sistemin oturabileceğini düşünmüyorum. aksine tezler getirilebilir ama benim fikrim budur. yine de savundukları fikirlere pekçok ideolojiden çok saygım olduğunu da belirteyim.
ama gerçekçi olmak lazım, dünya kapitalist güçler tarafından yönetiliyor ve bu sittin sene değişecek gibi değil. zaten otoriteyi elinde bulunduranlar bundan memnun (isteyenin emeğiyle istediği kadar kazanması kanımca karşı çıkılması gereken bir şey değildir fakat kendi boklarını altın kaplama kağıtlarla silmek için fakirlerin ezilmesini mübah görenler en büyük küfürleri haketmektedirler); devrimcilik de dünya düzenini değiştirmez bu saatten sonra. bunun farkında olan komünistler çok fazla. ben de şunu anlamıyorum; dünya kapitalist güçler tarafından yönetildiği gibi, çevremizde o güçlerin ürünleri kaçamayacağımız kadar çok. kimi zaman kullandığımız bilgisayar, okuduğumuz kitabın yayınevinin kullandığı mürekkep, kimi zaman yediğimiz yemek. dünyadaki tüm komünistler hiçbir amerikan ürün almasa dahi amerika fakirleşmez.
bir şehir efsanesi okumuştum, adam anlatıyor filistin'e gitmiş, bakkala girmiş coca cola alacakmış, bir israil askeri ortalığı taramış falan sonra bakkala girmiş, bakkalı tarayacakken kurşunu bitmiş. yani bir coca cola daha alınsa belki bir kurşun fazla olacaktı o silahta ve bir kişi daha ölecekti gibi bir mesaj verilmiş. dünya "kalp gözü" tv şovları misali mucizelerle yürümüyor ne yazık ki, gerçekçi olmak lazım.
o yüzden "kogötüne" deyip amerikan ürünlerini kullanan komünistleri garipsemiyorum. converse de giyse, play station da oynasa. ama converse gibi ürünler emperyalizmin simgesi olmuş, en azından bir duruş olarak giymememiz gerekiyor diye düşünen komünistlere de saygı duyarım. fakat, komünistlerin kılık kıyafet kanunlarında converse giyme yasağı bile olsa aklıma şu soru geliyor; hangimiz düşüncelerimizin zıttı şeyler yapmıyoruz? adam koyu müslümanım diyor ve günahı bilerek işliyor, nedir yani? olmaması gerekiyor belki ama insanoğlunda nefis diye bir kavram var; biraz da zevk almak istiyor bu hayattan insan ve herkes o kadar radikal olamayabiliyor, olmayabiliyor.
kaldı ki hiçbir ideolojiyi savunan bir insanın yaptığı hatalar o ideolojiye mal edilemez. milliyetçiyim diyen birinin ırkçılık yapması diğer milliyetçilerin kafatasçı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi, islamcıyım diyen birinin yaptığı andavallıklar da tüm müslümanlara mal edilemez. bu her ideoloji için geçerlidir, kusursuz değiliz hiçbir zaman. imam verir talkını, kendi yutar salkımı fakat o imamın kişisel hatasıdır, onun temsil ettiği inanca inanan herkese mal edilemez.
in conclusion, hiçbir düşüncede özden uzaklaşıp sloganlara ve şekillere sığınanlardan hazzetmesem de, bu olay her yerde vardır diyorum.
Bu site içerisinde yer alan bütün yazılar
tamamıyla doğru değildir, gerçeklikten çok ama çok uzaktır, hayal ürünüdür.
hukuki gereklilikler haricinde yazarlarımızın kişisel bilgileri üçüncü
şahıslarla hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. yazarlar otomatikman girilerinin
telif haklarını fatih sultan mehmet han a devretmiş sayılırlar bu yüzden pilot
olma durumunda girilerinizin silinmesini talep edemez, etsenizde sonuç
alamazsınız. "silmez isen ..." tarzında ifadelerde bize sökmez. zaten siliyoruz. İçeriğimizin bir
kısmı 18 yaş altındakilerin gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebileceğinden
sakıncalı olmakla beraber, kendimi olgun hissediyorum tarzındaki söylemlerden
hoşlanmayız, yalan yanlış bilgi verenler; sorumluluklarını kendileri almış
sayılırlar. Klinik deneylerce de sözlüğün bağımlılık yarattığı ortaya çıkarılmıştır. | sitemap