türkiye'de uzun saçlıların yeni ortaya çıkmaya başladığı ve "asi, serseri" olarak görüldüğü dönemden bir önceki dönem olsa gerek: kot pantolon, kirli sakal gibi dış görünüm ayrıntıları yakın geçmişte (60'lar-70'ler falan dahil sanırım), türk kültürünün genelinde "zibidi" gibi bir görünümdü.. *
herkesin takım elbise ile gezdiği dönemler falan.. değişmeyen tek şey değişimin kendisidir ama.. (konuyu biraz dağıtmak istiyorum) 'değişenler' var ve bir de sürekli değişmeyi kötü bir şey olarak düşünenler, yani 'değişmeyenler' var.. türkiye'de günümüzün en popüler kavgası da 'değişenler' ve 'değişmeyenler' arasında.. iktidarda 'değişmeyenler' var.. 'değişenler', 'değişmeyenler'in kendi yaşam tarzlarını saman altından empoze etmeye çalıştığını düşünüp buna tepki gösteriyor. 'değişmeyenler' ise aslında saygı gösterdiğini iddia ediyor. şu andaki durumu bir kenara bırakıp, benim fikrimce olması gerekene gelelim: 'değişenler' ve 'değişmeyenler' birbirlerinin hayatını etkilemeye çalışmadan, büyük bir saygıyla yanyana yaşayabilmeli. eğer iki taraftan biri diğerine kendi hayatına geçmeye ikna etmek için saygısızca kafa ütülüyorsa buna maruz kalan taraf diğer tarafı (kibar bir tabirle) takmamalıdır bence. ve eğer her iki taraftan biri, diğerine kendi yaşam tarzını zorla empoze etmeye çalışırsa, buna maruz kalan diğerini hapse falan atmak zorundadır kan çıkmadan yaşayabilmesi için..
yani, eski yıllarda yaşayan, kot pantolon giyen erkek kendisine "zibidi" diyen saygısızı iplememeli, ama zorla kot pantolonuna çıkarttırmaya çalışma durumuna geldiğinde kendisini (özgürlüğünü) savunmalı bence.*