biraz bilgi verelim..
| toplam giri | 229 |
| bugun | 0 |
| dün | 0 |
| bu ay | 0 |
| geçen ay | 0 |
| ho$ oy sayisi | 95 |
| bo$ oy sayisi | 1 |
| karma | 94 |
| kayıt tarihi | 2007/01/29 22:08 |
| son etkinlik | 5/7/2007 13:15 |
| |
geçen hafta göze batanlar
-
bir orhan gencebay klasiği.
damardan zerkedilen ağır doz.
sanrılı özlem,
karıncalı gösteren kalp,
sinirli göz yaşı,
akacak damla durmuyor göz kenarında...
yapmış adam!
-
bir farid farjad şahanesi.
şarkı falan değil bu! kemanın içli olduğunu bilirdim de, bu başka türlü...
mazeretsiz göz yaşartıcı bomba. insanın ciğerinde patlıyor.
efkâr mezesi,
kalp çırpıntısı,
acıklı kebap,
ağlayan uçurtma,
dalgasına küsmüş deniz,
ışığını kaybetmiş sokak,
münhasır yalnızlık....
bunların hepsi gibi...
-
fent; dalavere, hile, kurnazlık anlamına gelmekte.
bu tezin yorumu; "kadınlar çakal mıdır" mıdır?
erkeğe mi yarar, kadına mı yarar bu?
-
kalbini bir sandığa kilitlemiştir. enteresan bir tutum.
-
güvenmek;
kalbini yerinden çıkarıp, karşıdakinin ellerine bırakma sanatı!
-
-seni nasıl resme döndüreceğimi buldum! (haince bir sırıtış eşliğinde.)
bu insan bana tehdit ve şantaj ile tiyatrosu için afiş çizdirmeye çalışır..
-elim soğumuş tante, çizemiyorum. resim bu, yazıya benzemez. bak rezil olmak da var!
-ben sana inanıyorum, yaparsın sen!
-?!!!??&%.. ( mnkdprsf: bir okur-yazar-çizer sanki anasını satim ifadesi.)
sonra “ahanda!” nidalarıyla fasılasız gaza getirmeler falan..
-tante aklıma bir fikir geldi! ama bilmiyorum nasıl olur?
-ahanda! (burada gülen ifadesiyle)
-dur yahu, noldun?
-ahanda! (plak, malum takılıyor)
benim beğenmediğim ne varsa, o sever, beğenir..
-ya sen beğenmiyorsun manik, ama bak süper olmuş!
-nası ya?(buruşuk surat ifadesi)
beni yolladığı frida resimleriyle, kendi gibi fridamanyağı yapmaya çalışır..
-ben frida’yı çok severim! (pek bir sevinçli)
-farkettim! ben sana kendi ellerimle çizeceğim frida resmi, dur sen!
-ahanda! (buraya olmadı bu)
böyle bir umut serumu, ne bileyim neşe pınarı, böyle kıpır kıpır haller..
ha bazı bazı melonkolinin ağa babası..(her ikimizden de bahsediyorum bu noktada)
ben bu insanın kanlı canlısıyla da yan yana geldim bir de. sebepsiz birbirimize bakıp, yarılmalar neyim.. bini bin para hâller..
bunca faullu harekete rağmen*, hâlâ ne diye seviyorum bu “insanı” peki?
-ne bileyim ben!
(bkz: işte bunu seviyorum)
-
anatolia albümünden pentagram şarkısı.
-
(bkz: the yearning)
-
vast`ın en güzel şarkısı. kelimelere sığdırılabilecek darlıkta değil!
-
kemanın içli olduğunu bilirdim de, böylesi ağlattığını bilmezdim!
1938 tahran doğumlu, keman virtüözü..
3 gün boyunca tek şarkısına aralıksız salyalar sümükler halinde ağlanabilir. adam yapmış...
-
a perfect circle`ın thirteenth step albümünden bir parça.
-
live tarafından cover`ı da gayet güzel olan, johnny cash eseri..
-
visual audio sensory theater. 1998 çıkış tarihli, abd`li, industrial, alternative, progressive rock janrında müzik yapan, kimsenin pek bilmediği, hak ettiği değeri görememiş grup.
-
kırk kalp
kırkınında kalbi kırık..
tekerlenmiş ilişkileri iliştirdik yakamıza karanfil niyetine
ilk buluşma günlerinde..
kan damladı yakamızdan aşağı...
üç aşağı beş yukarı bulandık kana
yavaşça.
parmak izlerimiz yaka çiçeği rengi,
albino sevdaları kızartan..
tüm hüznü işleyebilirdik sayfaya
nakkaş edasıyla, bazı geceler..
bir tarafımız çocuk kalmasaydı eğer..
bir tarafımız incinmiş
umarsız bir’azı..
aşk nerde?
dağa kaçtı
dağ nerde?
yandı bitti “gül” oldu..
-
(tanım’ımsı: sepya renkli gülüşlerde bırakılmış parmak iziydi kayıplar; şimdi ellerden ‘kayıp’ giden, sayfalarda kalan mürekkebin lekesine hükmeden...)
bitti.
düşüncede neşter izleri.
yenildim.
ertelenmiş bir yenilgi.
şimdi parmak uçlarımı kan rengine boyamam lâzım.
hazmedilmiş kayıpların kokusu nefeslerde. gözlerdeyse damıtılmış karanlık.. yangınım bir ağıt yaktı, biraz olsun aydınlandı dehlizlerdeki yalanlar.. suya banılmış bir dürtü uyandı, rüyasında gördüklerini anlattı:
sadece yenilgilerin muzafferiydim (dedi ve devam etti.)
savaş yerinden kalanlar yanık yenilgiler.
gürültüsü hâlâ orta kulağımda ikamet ediyor..
bulanık görüntüler avuçlarımda kalan kılıç darbelerinde canlanıyor..
hayasızca bakıyorum elimin ayasına.
yâr-alı sevgiler mağlubiyetimin ganimeti,
içimde biri donuyor, kapıyı çalan zemheri... (bitirdi ve sustu..)
sinirliyim.
bileklerim çok ince. özgürlüğümün ırzına geçen zincirlerden başka, herşey bol geliyor. bileklerim bir nabız atımı kadar nahif ve kesik... bileklerim bile bile yaralı. bileklerime orospu kırmızısı izler bırakmalıyım. bileklerim... onlara da kızgınım...
leblebi tozu kaçtı sevdaların yutağına şimdi.
kanatları kırılmış bir kuş nasıl uçmaya muktedir değilse, bir o kadar kırılgandı sevdalarımın kanatları. kanadım kolum alçıda, üzerine yalanların imzası atılmış... kırıntılarımız dahi kırıldı...
hayat sırtımda rükuya durdu. çirkinliğim yükümden...
yeknesak bir varoluş çabasında gölgeme tur bindiriyorum. gölgeme gölge etmekten başka ihsanım yok. oysa gölgemden korkmaktaydım. nasıl da buruk gülümseyi hak ediyor bu vaziyet...
saçlarımın arasında bir duayen; yorgunluk...
düşünceler düşlerimin kasıklarına boşalmış, “ölüm tehlikesi” ibaresi üstünde..
-yapma!
parmak aralarımda acı kırıkları.
ellerim yapış yapış.
nefret;
sağ kolu sevgilerin..
sevgiler sağ değiller gayrı...
nefret;
şah damarım kadar yakın
sağ koluma.
bu işin sağlamasını bileklerimde yapıyorum..
kan kesiği acılar yüzündeki kağıt kesiğinden –dudaklarından- gelmekte...
can acım bir kağıt kadar keskin gayrı...
gülüşün molotof kokteyli
gülüşün ödümü patlatıyor
gülüşün...
(gülüşelim!)
içimde bir kent yok oluyor. içimdeki kentin adı “hiroşima” şimdi...
saç tellerimde kürdili hicazkar makamından nağmeler, üryan geceleri koynuma alıyorum...
duvarlarım tek şahidi günahların..
cehennemin ateşi gözlerimde.
boğazımda bir düğüm; sırat...
sıratın yazgısı suratımda.
geç geçebilirsen şimdi....
başladı!*
(*‘bitti’ ile başlayınca yazıya, ‘başladı’ ile bitirmeli ki, bittiği yerden başlasın tekrar...)
1453 - iusozluk ¬
Bu site içerisinde yer alan bütün yazılar
tamamıyla doğru değildir, gerçeklikten çok ama çok uzaktır, hayal ürünüdür.
hukuki gereklilikler haricinde yazarlarımızın kişisel bilgileri üçüncü
şahıslarla hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. yazarlar otomatikman girilerinin
telif haklarını fatih sultan mehmet han a devretmiş sayılırlar bu yüzden pilot
olma durumunda girilerinizin silinmesini talep edemez, etsenizde sonuç
alamazsınız. "silmez isen ..." tarzında ifadelerde bize sökmez. İçeriğimizin bir
kısmı 18 yaş altındakilerin gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebileceğinden
sakıncalı olmakla beraber, kendimi olgun hissediyorum tarzındaki söylemlerden
hoşlanmayız, yalan yanlış bilgi verenler; sorumluluklarını kendileri almış
sayılırlar. Klinik deneylerce de sözlüğün bağımlılık yarattığı ortaya çıkarılmıştır. | sitemap
|