iü sözlük     05/09/08    
başlık:

mnkdprsf

iü sözlük kişisel sayfama hoş geldiniz.

http://www.iusozluk.net/ks/mnkdprsf

benim dünyam

(2)
  1. bir orhan gencebay klasiği.

    damardan zerkedilen ağır doz.
    sanrılı özlem,
    karıncalı gösteren kalp,
    sinirli göz yaşı,
    akacak damla durmuyor göz kenarında...

    yapmış adam!
    (mnkdprsf, 5/7/2007  13:15)

taghtam deh

(2)
  1. bir farid farjad şahanesi.
    şarkı falan değil bu! kemanın içli olduğunu bilirdim de, bu başka türlü...

    mazeretsiz göz yaşartıcı bomba. insanın ciğerinde patlıyor.
    efkâr mezesi,
    kalp çırpıntısı,
    acıklı kebap,
    ağlayan uçurtma,
    dalgasına küsmüş deniz,
    ışığını kaybetmiş sokak,
    münhasır yalnızlık....

    bunların hepsi gibi...
    (mnkdprsf, 16/6/2007  20:04)

kadının fendi erkeği yendi

(1)
  1. fent; dalavere, hile, kurnazlık anlamına gelmekte.

    bu tezin yorumu; "kadınlar çakal mıdır" mıdır?
    erkeğe mi yarar, kadına mı yarar bu?
    (mnkdprsf, 8/6/2007  16:45)

davy jones

(1)
  1. kalbini bir sandığa kilitlemiştir. enteresan bir tutum.
    (mnkdprsf, 8/6/2007  16:04)

güvenmek

(2)
  1. güvenmek;
    kalbini yerinden çıkarıp, karşıdakinin ellerine bırakma sanatı!
    (mnkdprsf, 8/6/2007  15:59)

tante rosa

(61)
  1. -seni nasıl resme döndüreceğimi buldum! (haince bir sırıtış eşliğinde.)

    bu insan bana tehdit ve şantaj ile tiyatrosu için afiş çizdirmeye çalışır..

    -elim soğumuş tante, çizemiyorum. resim bu, yazıya benzemez. bak rezil olmak da var!
    -ben sana inanıyorum, yaparsın sen!
    -?!!!??&%.. ( mnkdprsf: bir okur-yazar-çizer sanki anasını satim ifadesi.)

    sonra “ahanda!” nidalarıyla fasılasız gaza getirmeler falan..

    -tante aklıma bir fikir geldi! ama bilmiyorum nasıl olur?
    -ahanda! (burada gülen ifadesiyle)
    -dur yahu, noldun?
    -ahanda! (plak, malum takılıyor)

    benim beğenmediğim ne varsa, o sever, beğenir..

    -ya sen beğenmiyorsun manik, ama bak süper olmuş!
    -nası ya?(buruşuk surat ifadesi)

    beni yolladığı frida resimleriyle, kendi gibi fridamanyağı yapmaya çalışır..

    -ben frida’yı çok severim! (pek bir sevinçli)
    -farkettim! ben sana kendi ellerimle çizeceğim frida resmi, dur sen!
    -ahanda! (buraya olmadı bu)

    böyle bir umut serumu, ne bileyim neşe pınarı, böyle kıpır kıpır haller..
    ha bazı bazı melonkolinin ağa babası..(her ikimizden de bahsediyorum bu noktada)
    ben bu insanın kanlı canlısıyla da yan yana geldim bir de. sebepsiz birbirimize bakıp, yarılmalar neyim.. bini bin para hâller..
    bunca faullu harekete rağmen*, hâlâ ne diye seviyorum bu “insanı” peki?

    -ne bileyim ben!
    (bkz: işte bunu seviyorum)
    (mnkdprsf, 24/5/2007  20:28)

welcome the end

(2)
  1. anatolia albümünden pentagram şarkısı.
    (mnkdprsf, 22/5/2007  14:02)

empyrium

(9)
  1. (bkz: the yearning)
    (mnkdprsf, 22/5/2007  09:39)

flames

(2)
  1. vast`ın en güzel şarkısı. kelimelere sığdırılabilecek darlıkta değil!
    (mnkdprsf, 22/5/2007  09:33)

farid farjad

(17)
  1. kemanın içli olduğunu bilirdim de, böylesi ağlattığını bilmezdim!
    1938 tahran doğumlu, keman virtüözü..
    3 gün boyunca tek şarkısına aralıksız salyalar sümükler halinde ağlanabilir. adam yapmış...
    (mnkdprsf, 21/5/2007  16:53)

blue

(8)
  1. a perfect circle`ın thirteenth step albümünden bir parça.
    (mnkdprsf, 21/5/2007  13:56)

i walk the line

(2)
  1. live tarafından cover`ı da gayet güzel olan, johnny cash eseri..
    (mnkdprsf, 21/5/2007  13:16)

vast

(3)
  1. visual audio sensory theater. 1998 çıkış tarihli, abd`li, industrial, alternative, progressive rock janrında müzik yapan, kimsenin pek bilmediği, hak ettiği değeri görememiş grup.
    (mnkdprsf, 21/5/2007  10:46)

tekerleme

(6)
  1. kırk kalp
    kırkınında kalbi kırık..

    tekerlenmiş ilişkileri iliştirdik yakamıza karanfil niyetine
    ilk buluşma günlerinde..

    kan damladı yakamızdan aşağı...

    üç aşağı beş yukarı bulandık kana
    yavaşça.
    parmak izlerimiz yaka çiçeği rengi,
    albino sevdaları kızartan..

    tüm hüznü işleyebilirdik sayfaya
    nakkaş edasıyla, bazı geceler..
    bir tarafımız çocuk kalmasaydı eğer..
    bir tarafımız incinmiş
    umarsız bir’azı..

    aşk nerde?
    dağa kaçtı
    dağ nerde?
    yandı bitti “gül” oldu..
    (mnkdprsf, 18/5/2007  17:56)

yenilginin parmak izi

(1)
  1. (tanım’ımsı: sepya renkli gülüşlerde bırakılmış parmak iziydi kayıplar; şimdi ellerden ‘kayıp’ giden, sayfalarda kalan mürekkebin lekesine hükmeden...)

    bitti.
    düşüncede neşter izleri.
    yenildim.
    ertelenmiş bir yenilgi.

    şimdi parmak uçlarımı kan rengine boyamam lâzım.

    hazmedilmiş kayıpların kokusu nefeslerde. gözlerdeyse damıtılmış karanlık.. yangınım bir ağıt yaktı, biraz olsun aydınlandı dehlizlerdeki yalanlar.. suya banılmış bir dürtü uyandı, rüyasında gördüklerini anlattı:

    sadece yenilgilerin muzafferiydim (dedi ve devam etti.)
    savaş yerinden kalanlar yanık yenilgiler.
    gürültüsü hâlâ orta kulağımda ikamet ediyor..
    bulanık görüntüler avuçlarımda kalan kılıç darbelerinde canlanıyor..
    hayasızca bakıyorum elimin ayasına.
    yâr-alı sevgiler mağlubiyetimin ganimeti,
    içimde biri donuyor, kapıyı çalan zemheri... (bitirdi ve sustu..)

    sinirliyim.
    bileklerim çok ince. özgürlüğümün ırzına geçen zincirlerden başka, herşey bol geliyor. bileklerim bir nabız atımı kadar nahif ve kesik... bileklerim bile bile yaralı. bileklerime orospu kırmızısı izler bırakmalıyım. bileklerim... onlara da kızgınım...

    leblebi tozu kaçtı sevdaların yutağına şimdi.
    kanatları kırılmış bir kuş nasıl uçmaya muktedir değilse, bir o kadar kırılgandı sevdalarımın kanatları. kanadım kolum alçıda, üzerine yalanların imzası atılmış... kırıntılarımız dahi kırıldı...

    hayat sırtımda rükuya durdu. çirkinliğim yükümden...
    yeknesak bir varoluş çabasında gölgeme tur bindiriyorum. gölgeme gölge etmekten başka ihsanım yok. oysa gölgemden korkmaktaydım. nasıl da buruk gülümseyi hak ediyor bu vaziyet...

    saçlarımın arasında bir duayen; yorgunluk...
    düşünceler düşlerimin kasıklarına boşalmış, “ölüm tehlikesi” ibaresi üstünde..
    -yapma!

    parmak aralarımda acı kırıkları.
    ellerim yapış yapış.

    nefret;
    sağ kolu sevgilerin..
    sevgiler sağ değiller gayrı...
    nefret;
    şah damarım kadar yakın
    sağ koluma.
    bu işin sağlamasını bileklerimde yapıyorum..
    kan kesiği acılar yüzündeki kağıt kesiğinden –dudaklarından- gelmekte...
    can acım bir kağıt kadar keskin gayrı...

    gülüşün molotof kokteyli
    gülüşün ödümü patlatıyor
    gülüşün...

    (gülüşelim!)

    içimde bir kent yok oluyor. içimdeki kentin adı “hiroşima” şimdi...

    saç tellerimde kürdili hicazkar makamından nağmeler, üryan geceleri koynuma alıyorum...
    duvarlarım tek şahidi günahların..
    cehennemin ateşi gözlerimde.
    boğazımda bir düğüm; sırat...
    sıratın yazgısı suratımda.

    geç geçebilirsen şimdi....


    başladı!*

    (*‘bitti’ ile başlayınca yazıya, ‘başladı’ ile bitirmeli ki, bittiği yerden başlasın tekrar...)
    (mnkdprsf, 1/5/2007  17:36)

bu sayfaya doğrudan link:   çeşitli bookmark sitelerine ekle


1453 -  iusozluk ¬

Bu site içerisinde yer alan bütün yazılar tamamıyla doğru değildir, gerçeklikten çok ama çok uzaktır, hayal ürünüdür. hukuki gereklilikler haricinde yazarlarımızın kişisel bilgileri üçüncü şahıslarla hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. yazarlar otomatikman girilerinin telif haklarını fatih sultan mehmet han a devretmiş sayılırlar bu yüzden pilot olma durumunda girilerinizin silinmesini talep edemez, etsenizde sonuç alamazsınız. "silmez isen ..." tarzında ifadelerde bize sökmez. İçeriğimizin bir kısmı 18 yaş altındakilerin gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebileceğinden sakıncalı olmakla beraber, kendimi olgun hissediyorum tarzındaki söylemlerden hoşlanmayız, yalan yanlış bilgi verenler; sorumluluklarını kendileri almış sayılırlar. Klinik deneylerce de sözlüğün bağımlılık yarattığı ortaya çıkarılmıştır. | sitemap