biraz bilgi verelim..
| toplam giri | 1715 |
| bugun | 0 |
| dün | 0 |
| bu ay | 13 |
| geçen ay | 25 |
| ho$ oy sayisi | 116 |
| bo$ oy sayisi | 27 |
| karma | 89 |
| kayıt tarihi | 2006/12/23 15:52 |
| son etkinlik | 10/7/2007 19:50 |
| |
geçen hafta göze batanlar
-
süper bir tanju okan klasiği. yine arada hıçkırarak, sarhoşvari bir şekilde en derinlerinden söylediği. bir yaz akşamı ege kıyılarından karşıdaki yunan adalarının ışıklarını izleyerek, rakı eşliğinde dinleyesim geldi, hayallendim çok fena şekilde be sözlük. bana tatil lazım...
yıllarca bekledim
belki gelirsin diye
sevgini bilmedim
aşkımı gizledim
öylesine güzeldin...
nihayet anladım
değilsin artık benim
şimdi en sevdiklerim
kadehim, kaderim...
benim benimsediklerim
boşver aldırma
her şey bitti artık
yalnız bitmeyecek
benim çektiklerim
dedim ya vazgeç
benim değilsin sen
terket beni artik
çık git içimden!
lalaaaaaalalaaaaaaaaalaaaalaaaaaaa
dedim ya vazgeç arkadaş
çık git içimden
kardeşim çık git yaaaa
-
aşk bu gece şehri terk etti albümünden cem adrian şarkısı. adamın sesini geçtim de, sözleri derinliklerden...
yalnızlık şimdi bir küçük şehir
yollarından kar erir gelir
üşütür bizi ıslatıverir
ellerindeki yağmur değil
çarptım
ama ağlamadım
ağlamak kayıp çocuk bu şehirde
kaçtım
ama ağlamadım
ağlamak düğüm düğüm düğüm gözlerimde
saçtım
ama toplamadım kalbimi
kalbim kayıp bu şehirde
yaktım
ama ağlamadım
ağlamak bana yasak içimde
-
(bkz: yolun açık olsun)
-
hayatın kendisi matematik zaten diyerek matematik sevmeyen tüm kırılgan kişiliklerin gözlerinden öperim ama bu gerçektir. niye diyeceksin, cevaplamam mı be! en basitinden, yüzeysel bir insan olarak, yüzeysel bir örnek vermek ve kafaları karıştıran bu soruyu cevaplamak istiyorum. misal alışveriş yapıyoruz;
-toplam 100ytl tuttu hanımefendi, nakit mi kredi kartı mı?
--hmmm ben bankadan ne kadar çektim bugün, 250ytl. 50yi takside verdik, kaldı 200, 20yi taksiye verdik, 180. (hanımefendinin iç ses konuşması). nakit vereceğim. (e, o kadar dört işlem yaptı)
verir 100 ytlsini, geriye 80 ytl kaldığını, büyük ihtimal dönüşte taksiye verecek parası kaldığını da hesap ederek eve gidene kadar ve sonrasında da matematği hayatına geçirmeyi devam edecektir bu hanımefendi kişisi.
ha diyeceksiniz ki bu iğrenç örnekten sonra; "lan göt, o kadarına bizim de kafamız basıyor da bu integral, türev, dif dediğin ne bokuma yaracak?" o zaman ben de size derim ki mühendis adamın işine yarıyor mına koyiyim, yoksa zaten öğretilmez. mühendisi geçtim, lan iktisatçı bile alanında bir şeyler yapmak isterse kullanıyor. o yüzden matematiğe yüklenmeyin artık, sevin onu, öğrenmeye çalışın. öğrenemiyorsan da başka alanlara yönlendir beynini, matematiğe basmak zorunda değil illa.
aman bana ne ya, niye bu kadar açıklama yapdıysam. kullanma bir yerinde hayatın, ne haln varsa gör.
-
(bkz: efsane)
23 temmuz`da "bir efsaneydi, bir efsaneydi senle beraber olmak" şarkısını kendisi adına düzenleyebilsek diye uğruna ütopik hayaller kurmak istediğim, başbakan kılığındaki şaklaban. ama olmayacak, yine girecek meclise. ama o vakit umarım meclis ona girer.
-
otobüslerde de aynı şekilde oturanları mevcuttur. beş yıldır hem vapur hem otobüs yolculuğunda uzmanlık yapmış biri olarak hala anlam verebilmiş değilimdir. ama denildiği ya da düşünüldüğü gibi cinsel istekten açıyorsa o bacakları, bacaklarına vapur girsin erkekliğine bir şey olmasın. bu erkeklerin cinsel isteiğini ifade biçimlerinde sınır yok mına koyiyim.**
-
hissetmeme fırsat kalmayacak olan boşluktur.
(bkz: okul hayatı biter bitmez iş hayatına girmek)
belki hissedilmemesi bireye daha az acı verecektir. ama tabii bir yandan da oradan oraya savrulurken bir sonbahar yaprağı gibi rüzgar yüzünden, farkındalık denen şeyden uzaklaşma dolayısıyla hayatı ıskalama ihtimalini arttırabilir, bu yüzden psikolojik olarak tehlikeli olabilir. karışık bir durum sanırım. yaşadıkça an ve an bildireceğim sizlere. deli merak ediyorsunuz değil mi? farkettim canım o merakı, gözlerinizden belli.
-
2006-2007 öğretim yılı iktisat fakültesi`nin mezuniyet töreni 16 temmuz`da akatlar kültür merkezi`nde yapılacaktır, herkes davetlidir.
-
(bkz: ellerine sağlık)
-
(bkz: babalara geldik)
-
cem adrian`ın aynı isimli albümüdür. içindeki şarkıların sözleri birbirinden delicidir, daha yeni yeni keşfetmiş olmam şahsım adına ilginçtir.
1. aşktan korkma
2. aşk bu gece şehri terketti
3. düğüm
4. yağmur
5. bana özel
6. sonbahar
7. yalnız da ayağa kalkabilirim
8. vazgeçme
9. ben geldim
10. sessizce
11. yağmur
12. kar
13. merdivenler
-
daha önce dinlerken anladım ki gtmle dinlemişim, bugün nektar insanı sayesinde sözlerini farkedip tekrar dinledim. ben kendimden geçtim, kendime geldim... cem adrian şarkısı, aşk bu gece şehri terk etti albümünden. ama şarkı değil bu, ötesinde bir şey. sadece sözler bile yeterli dinlemeden sanki;
yürüdüm yürüdüm, çok yollardan geçtim inan çok büyüdüm
düşündüm düşündüm, sebebini bulamadım neden neden neden çok üzüldüm
aç kapını lütfen çünkü ben geldim
cok üşüdüm çok soğuk yerden geldim
bana bana biraz gülümser misin
kimseye sormadım yolu kendim buldum geldim
simsiyahların içinden sana kar beyaz geldim
beni biraz sever misin
ben geldim ben geldim ben geldim geldim bak ben geldim ben geldim geldim
üstüm biraz tozlu yolda çok düştüm geldim
ellerim çizik üzgünüm dikenliklerden geldim
kalbim paramparça ama sana topladım geldim
bir bilsen neler yazdım hepsini yaktım geldim
annemi bıraktım sana kimsesiz geldim
çocukluğumun söküklerini dikebilir misin
izin ver de oturayım lütfen bacaklarımı çok yordum geldim
kusura bakma üstüm ıslak büyük yağmurlardan geldim
anlatsam her şeyi dinler misin
yanıma para almadım, beş kuruşsuz geldim
yolda biraz acıktım ama sana dayandım geldim
hiç yokken hep olmak nedir bilir misin
kendime devdim devdim devrildim geldim
kardım buzdum eridim erittim geldim
aşkı sırtıma aldım taşıdım evladım dedim
açtım soldum sarardım geldim
yandım söndüm kül oldum geldim
ellerinle ellerime su dökebilir misin
yüzüme vurdu rüzgar yağmuru daha çok dedim
yağmur çarptı kendi bana bu yetmez dedim
kırılmış kanatlarıma bir kez dokunabilir misin
taştım dağdım kum oldum geldim
camdım kayaydım tuz buz oldum geldim
beni tanrıya tekrar inandırabilir misin
bin kere öldüysem bin kere dirildim geldim
canımdan can kan verdim ama adını yaşattım geldim
yedi kat yerin dibinden beni duyabilir misin
kimse inanmadı sana bir ben taptım geldim
dönecek yerim kalmadı her şeyi mahvettim geldim
şimdi beni biraz sever misin
ben geldim ben geldim ben geldim ben geldim bak
ben geldim ben geldim geldim
-
umut etmekteyim yaşamasını her şeye rağmen. ölümün soğukluğu ve çaresizliği terk etsin onu... ekşi`de burada, sol köşede adını gördükçe, girilen entryler arttıkça korkarak açmayayım sayfayı istiyorum. bir "insan" daha yitip gitmesin istiyorum...
-
bu haftaki bölümü ile sezon finalini gerçekleştirmiş diziler kervanına girmiştir. o değil de, o deniz öldüyse eğer yeni sezon yokum, izlemem bu diziyi ben. bu da böyle bir uktedir içimde, çok koydu be, üzüldüm, ağladım hatta. dizilerdeki duygusal yoğunluk karşısında göz yaşı dökebilen, ergenleşememiş, insan olma yolunda daha ortalarda olan böyle gereksiz bir bireyim ben de. yazık bana da.
-
geçirgenliği de beraberinde getirir. **
1453 - iusozluk ¬
Bu site içerisinde yer alan bütün yazılar
tamamıyla doğru değildir, gerçeklikten çok ama çok uzaktır, hayal ürünüdür.
hukuki gereklilikler haricinde yazarlarımızın kişisel bilgileri üçüncü
şahıslarla hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. yazarlar otomatikman girilerinin
telif haklarını fatih sultan mehmet han a devretmiş sayılırlar bu yüzden pilot
olma durumunda girilerinizin silinmesini talep edemez, etsenizde sonuç
alamazsınız. "silmez isen ..." tarzında ifadelerde bize sökmez. İçeriğimizin bir
kısmı 18 yaş altındakilerin gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebileceğinden
sakıncalı olmakla beraber, kendimi olgun hissediyorum tarzındaki söylemlerden
hoşlanmayız, yalan yanlış bilgi verenler; sorumluluklarını kendileri almış
sayılırlar. Klinik deneylerce de sözlüğün bağımlılık yarattığı ortaya çıkarılmıştır. | sitemap
|