biraz bilgi verelim..
| toplam giri | 1824 |
| bugun | 0 |
| dün | 0 |
| bu ay | 32 |
| geçen ay | 5 |
| ho$ oy sayisi | 160 |
| bo$ oy sayisi | 14 |
| karma | 146 |
| kayıt tarihi | 2007/02/22 22:47 |
| son etkinlik | 29/8/2008 00:37 |
| |
geçen hafta göze batanlar
-
kocasının verdiği aylık 3 bin ytl cep harçlığı kuaför masrafına bile yetmeyen şahıs(mış).valla ne yalan söyleyeyim üzüldüm şimdi fukaranın haline..
-
dağınık kimselerin sahip olmaması gereken teknolojik hede.zira zırt pırt kaybediyorsunuz, kendimden biliyorum..
-
içerdiği dil kesme sahnesiyle körpecik psikolojimin içine eden film.ayrıca müziklerini de mustafa sandal kişisi yapmıştır.
-
gün itibariyle ispanyolca setine sahip olduğum kurum.
henüz derslere başlamadım ama sundukları imkanlar, müşteri memnuniyeti anlayışları falan çok hoşuma gitti.
eve tanıtıma gelen amcanın zaten ailecek hastası olduk, yok böyle sempatik bir karakter.
derslere başladıktan sonra o konudaki izlenimlerimi de aktaracağım tabi ki.
bekleyin haberlerimi efendim..
-
kahramanlarına sterilize ve gerçeklikten uzak hayatlar yaşatan yazardır.
sorunlarla boğuşuyor imajı verdiği tiplerin hepsi aslında bir eli yağda bir eli balda hayatlar sürer.
üstelik bu hayatlar hiç bir zaman gerçekçi değildir.
öğrenci milleti allahın günü kapadokya senin, ankara'nın muhtelif lüks restoranları benim gezer, sonra da alttan tek ders bırakmadan üniversiteden mezun olur.
süper eğlenceli yerlerde, süper eğlenceli patronlarla stajlar yapılır, okul bitince de o süper yerlerin süper eğlenceli patronları karakteri cart diye şirkete ortak olarak alır.
liseli kızlar haftasonlarında ya tayyörlerini giyip hilton'a çay içmeye, ya da dumandan göz gözü görmeyen iğrenç barlara giderler.
söz konusu barlardaki tipler kızlara ''bebek'' diye hitap eder.
kahramanlar asla öpüşmez, sevişmez, el ele tutuştular mı heyecandan boyut değiştirirler.
lise hayatı boyunca sınıfını bile ite kaka geçen bir öğrenci mezun olunca odtü mimarlık kazanabilir.
ve tabi ki aynı bölümden mezun öğrenciler hukuk, tıp, mühendislik, turizm otelcilik vb. bölümlere girmeyi başarır..ki nasıl başardılar hala akıl sır erdiremiyorum..
-
bir gün serinin bir filminde* elemanın tekinin ''seç s.ç b.kunla oyna lan'' diye cevap vermesini inanılmaz derecede istediğim cümle.
-
eskiden canlı örneği olduğum arkadaş tipi. eskiden diyorum, artık kesinlikle değilim zira.
hatta çenem açılmışken konuyla ilgili bir de anımı anlatayım bari..
efendim yıl 2004, okulcana uludağ'a gidilmektedir ve o dönemki kanka kişisi üç beş tane sümüklü oğlana daha güzel görünmek adına seyahate omzu tamamen açık bir bluzle teşrif buyurmuştur.
derken bir tarafları donan arkadaşıyla birlikte paltolarını üzerlerine örterek uykuya dalmalarının akabinde ssdb kişisi bir şekilde uyanarak yanındaki arkadaşının bariz şekilde zangır zangır titrediğini fark eder.
işte bu an bir kader anıdır..
''bana ne önceden düşünseydi'' mantığıyla arkadaş kaderine mi terk edilecektir, yoksa kendi üşüme potansiyeli hiçe sayılarak yorgan yerine kullanılan palto arkadaşa mı verilecektir..
ssdb kahramanca olanı yapar ve kendi paltosunu da arkadaşının üzerine örter.gururludur, mutludur, üşüyordur ve salaktır.
ve fakat olaylar böyle sonlanmaz..bir süre daha geçtikten sonra, ssdb sol tarafında, tam böbreğinin üstünde git gide yayılan bir sıcaklık hisseder ve donmaya başlayan kişilerin bir süre sonra sıcaklık hissetmeye başladığı mantığıyla ''ölüyorum galiba lağnn'' paniğine kapılır. evet, resmen arkadaşını kurtarmak uğruna ölüyordur..insanlar arkasından ''ne kahraman elemandı be'' diyecek, okulunda anma töreni düzenlenecek, kalplerde yaşayacak ve bütün bunlara rağmen b.ku b.kuna da gitmiş olacaktır..
bu tarz düşünceler eşliğinde, bir kaç dakika boyunca hayatı gözlerinin önünden film gibi geçerken, aniden kafasına dank eder: donarak öldüğü falan yoktur, sadece şöför kaloriferleri açmıştır! git gide yayılan ısının kaynağı budur!
bu keşfinin ardından g.t korkusunu atlatan ssdb, yeniden uykuya dalar ve hikaye burada biter.
not: söz konusu arkadaşla da bir kaç yıl sonra çok büyük bir kavga sonucu küsülür, bir daha da konuşulmaz.yani kahramanımız bir hiç uğruna donmuştur.
bir daha da kahramanlık falan yapmaz zaten..
-
sanatçı denilmemesi gereken şahıs.zira oyuncu demek bile fazla olur kendisine..
bir de bende güdümlü anne terliğiyle eşek sudan gelene kadar dövme isteği yaratıyor fena halde, başkalarına ne hissettiriyor onu bilemem.
-
bu akşam başlayacak ikinci ayağında asuman krause ve özgür özberk'in bir ekip olarak yer alacağı yarışma.
lakin özgür özberk mi asuman krause'ye şarkı söylemeyi öğretecek, yoksa asuman krause mi özgür özberk'e onu çözemedim.
ama şahsen benim tercihim birinci şıktan yana..zira tropik ormanlarda daldan dala çığlık atarak gezen maymunların sesi bile asuman krause'ninkinden iyidir diye tahmin ediyorum.
edit: aman yarabbim güzel ve dahi'de ülkece cinnet geçirme sebebimiz olan nohut beyinli sarışınla, eşit zeka seviyesine sahip olduğu kardeşi de varmış yarışmacılar arasında!
ümit besen ümit besen olalı böyle eziyet görmemiştir eminim. yüzünün haline bakın yahu adamın, beti benzi attı resmen..
-
canlı yayında çaktırmadan kendisini uyaran set görevlisine ''donum mu görünüyor, e öyle desene madem'' diye sitem edebilecek kadar içten insan.
seviyorum bu kadını evet.
-
allahıma şükürler olsun ki bitmiş dizidir..
----- !bunun da spoilerı mı olurmuş deme! -----
yalnız o cüneyt ölmemeliydi ben söyleyeyim size..
dizideki tek dayaklık olmayan karakter öldürülür mü be adam!
bir bakın diğer karakterlere, hepsi ya emo, ya da sınırsız sevgi kelebeği, ortası yok adamların.
ama cüneyt öyle miydi? yeri geldi mi sever, yeri geldi mi de nefret edip hırsını çıkarana kadar karşısındakine huzur vermezdi. üstelik zekiydi, ''yeni nesil nuri alço'' lakabının hakkını verecek kadar ince yapardı planlarını. ölmemesi gereken yegane karakter oydu sizin anlayacağınız..
aksine biz onu öldü sanırken, korku filmlerindeki bir türlü ölmeyen katiller gibi ortaya çıkıp o iğrenç kır düğününe bomba falan yerleştirmeliydi, dizi de onun şeytani kahkahaları eşliğinde son bulmalıydı.
hadi onu geçtim nedir o bazı karakterlerin akıbetini havada bırakmalar?
ejder mebus kızına kavuşacak mı? tibet diğer mebus kızını ikna etmeye çalışacak mı? tarkanla yanındaki sarı kafa kaç yıl yiyecek? ahmet'in eski nişanlısı nasıl bir intikam planlıyor? pınar'ın manyak anasına gökten vahiy mi indi de o sağa sola şarlayan menopozlu kadın bir anda pamuk gibi oldu? insanda sürekli olarak ağzına ağzına vurma isteği yaratan gülay karakterinin iq'su kaç? ikizlerden birinin düğündeki o turuncu iğrenç makyajını kim yaptı? insan ister istemez merak ediyor yahu.
yalnız son bölüm diye herhalde ortaya bir tutam aytar kakınç serpiştirmişler, o noktada kalbimi kazandılar. bir de ilke karakterinin son sahnedeki ''acıdan geberiyorum'' bakışı cidden çok şık olmuş, kimin fikriyse alnından öpüyorum.
----- !bunun da spoilerı mı olurmuş deme! -----
hepimize geçmişler olsun..
-
dayaklık dizi karakterlerine leyla karakteriyle unutulmaz bir katkıda bulunan dizi.
sezon finalinde tahsin'e ''ne düşüncelisin tahsin abi'' derken bile kıllandırmayı başardı, artık nasıl mimlendiyse gözümde..hani sittin sene önce romanı okumuş olmasam bir sonraki kurbanının tahsin olacağını düşünücem, o derece..
ayrıca şimdiden söylüyorum, bu kız önümüzdeki sezon üniversiteyi kazanırsa -ki kesin süper bi yeri kazanıcak- paralarım o senaristleri!
üniversiteye kapağı atıcam diye kıçımdan ter damladı benim..o hanımefendi de iki sezondur hobi olarak onun bunun ilişkisini yıkıp ardından sağa sola şarlıycağına derse vakit ayırsaydı da hak etseydi bi zahmet..
edit: nasıl gerizekalı bi anne kızının öss ye girdiğinden haberdar olmaz ayrıca sorarım size.
-
''özetsiz sezon finali'' kavramını hayatımıza sokan dizi.
-
(bkz: sürpriz)
-
cheers'da konuk oyuncu olarak oynadığı bölümü izleme şerefine nail olmuş biri olarak söylüyorum ki, sütun gibi bacak deyiminin ortaya çıkış sebebi olan kadındır.
1453 - iusozluk ¬
Bu site içerisinde yer alan bütün yazılar
tamamıyla doğru değildir, gerçeklikten çok ama çok uzaktır, hayal ürünüdür.
hukuki gereklilikler haricinde yazarlarımızın kişisel bilgileri üçüncü
şahıslarla hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. yazarlar otomatikman girilerinin
telif haklarını fatih sultan mehmet han a devretmiş sayılırlar bu yüzden pilot
olma durumunda girilerinizin silinmesini talep edemez, etsenizde sonuç
alamazsınız. "silmez isen ..." tarzında ifadelerde bize sökmez. İçeriğimizin bir
kısmı 18 yaş altındakilerin gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebileceğinden
sakıncalı olmakla beraber, kendimi olgun hissediyorum tarzındaki söylemlerden
hoşlanmayız, yalan yanlış bilgi verenler; sorumluluklarını kendileri almış
sayılırlar. Klinik deneylerce de sözlüğün bağımlılık yarattığı ortaya çıkarılmıştır. | sitemap
|