kuantum mekaniği, teorik fiziğin temel dallarından olup atom ve atomaltı seviyelerde klasik mekanik ve klasik elektromanyetizmin yerini almıştır. genel görelik kuramı ile birlikte modern fiziğin yapı taşlarındandır.
kuantum mekanigi , kokenini newton mekaniginden alan ?klasik? fizigin mekanik determinizminden kesin bir kopusu temsil eder . kuantum fiziginin buldugu yasalar sonucu , doganin o zamana kadarki mekanik kavranisi ; yerini cok daha esnek , dinamik ve degisken ? dolayisiyla diyalektik bir kavrayisa birakmistir .
kuantum fizigi cok kucuk atomalti parcaciklari ve buyuk hizlarla ilgilidir . bu alanda eski ?klasik? fizigin yasalari yetersiz kalir . binlerce yil maddenin en kucuk biriminin atom oldugu sanildi .sonra atomdan daha kucuk proton,elektron ve fotonlar bulundu . derken kuantum fizigi devreye girdi ve atomdan katbekat kucuk atom alti parcaciklar tesbit edildi . yeni teknikler , yeni yontemler bulundukca bu atom alti parcaciklarin sayisi da artti . notronlar , pozitronlar ,doteronlar , notrinolar , pi-mesonlar , k-mesonlar , rezonans parcaciklari , hadronlar ? bu parcaciklar hem son derece kucuk hem de son derece hizli . ornegin elektron , atomun sadece bir parcacigi olan protonun 2 binde biri , notrino ise elektronun 13 binde biri kadar . hizlari , en yuksek hiz olan isik hizina yakin . bu parcaciklar surekli degisir . einstein?in dedigi gibi , cok buyuk hizlara eristiklerinde enerji maddeye , madde de de enerjiye donusur . bir elektron ve onun karsiti pozitron birlestiklerinde zit yonlerde hareket eden iki isik parcacigi ortaya cikarir ve kutleleri ?yok? olur . ancak olculduklerinde , bu iki isik parcaciginin enerjilerinin toplaminin , pozitron ve elektronun enerjilerinin toplamina esit oldugu gorulur . yani aslinda madde yok olmamistir ; enerjisini koruyarak bicim degistirmistir.
kuantumun parcaciklar ve dalgalar dunyasinda madde yerinde durmaz , sürekli donusup durur ; dogup ölür , yeniden dogup yeniden ölür . bu diyalektik sürec o kadar hizlidir ki , parcaciklardan bazilarinin , ornegin pionun omru saniyenin katrilyonda birinden daha kisadir . sonra bir cift gamma isigi salarak ?yok olur? ve bir baksa bicime donusur . boylesine kisa sure yasayan ve ustelik surekli degisen kucuklukleri ve bunlarin enerjilerini , konum ve hizlarini saptamak bugun neredeyse olanaksiz olmasina ragmen , yine de bu parcaciklardan biri olan notrinolarin kutle ve hizlari olculebilmistir .
sozu edilen zorluktan yola cikilarak uzun yillar kuantumun dunyasinda maddenin yok oldugu iddia edildi . alabildigine idealist olan , kuantum fiziginin kurucularindan nobel odullu alman fizikci herner heisenberg , bu tespit zorlugundan hareketle unlu ? kesinsizlik ilkesi ?ni ( asli ?uncertainty principle? , ancak turkce?de yanlis ceviri sonucu ?belirsizlik ilkesi? diye ifade edilir ) gelistirdi . ? bir parcacigin konumunu ve hizini istedigimiz bir kesinlikle tespit etmek mumkun degildir ; bu yuzden dogada kesin olan birsey yoktur? diyordu.
teknik olanaklarin yetersizliginden ortaya cikan durumu genellestirip bir doga yasasiymis gibi sundu . buradan kuantum fiziginin unlu oznel/ idealist ?kopenhag yorumu? dogdu .heisenberg bir yandan kuantum fiziginin gelismesine katkida bulunurken , bir yandan da yorumlariyla bu bilim dalinin gericilestirilmesinin ana kaynagi oldu .
heisenberg yolunu izleyen bilimciler ve felsefeciler , isi nedenselligin reddine dek vardirdilar . ? neden ve sonuc yoktur . doga tumuyle nedensiz ,tesadufi seyler butunudur . hicbir seyden emin olamayiz , hicbir sey kesin degildir ? diyorlardi . aslinda diyalektigin yasalarinin dogrudan goruldugu kuantum fizigi boylesine idealist yorumlarla altust edilerek ,nesnel gercekligin reddedildigi bir safsata yiginiymis gibi lanse edildi . ustelik bu bilim adina yapildi . oysa bu yaklasim bilimin dogrudan reddidir . bilim her kosulda nesnel dunyanin var oldugu ve bilinebilecegi gerceginden hareket eder . neden ve sonuc olmazsa , yalnizca herhangi bir seyi onceden kestirmek degil , aciklamakta mumkun olmaz . hatta herhangi bir seyin var oldugundan bile emin olamayiz . her sey yalan , her sey hayal , her sey plato?nun magarasinda gorunen golgeler gibi olur . doganin bu tur yorumlanisi , plato?dan sofistlere , berkeley?den kant?a felsefe tarihinde hep goruldu . kant, ancak gercegin gorunumlerini bilebilecegimizi , her seyin ozu olan ? kendinde-sey ? leri bilemeyecegimizi one surmustu . gunumuzde yeni kantcilik ayni yolu izliyor . o yuzdendir ki milli egitim bakani ; ? bugune dek newton yasalari ogretiliyordu , bundan sonra kuantum ilkelerini ogretecegiz ? diyordu .