(°bkz: nothing else matters ingilizce okunur)
buna şaşırmayan, tersi nasıl olcak ki zaten diyen zihniyetin kuran'ın arapça okunmasına söz geldiğinde milliyetçilik damarının kabarması ilginçtir.
hatta anlamayan kınalı yapıncaklar için az biraz tercüme edeyim;
birçok eser, en güzel orijinal diliyle anlaşılır ve anlatılır. kelime oyunları, cümlelerdeki ahenk ve kurgu bütünlüğü, o dilin kurallarına göre ayarlanmıştır. pink floyd'un en baba şarkısını bile nasıl ki kelime kelime türkçe'ye çevirince yadırgıyorsak, o beyitler ingilizce haliyle en güzel geliyorsa kulağımıza, kuran da arapça olarak tam etkisini gösterir.
ama kuran türkçe okunmaz mı, elbette okunur, hangi dilde okunursa okunsun, ne anlaşıldığı ve ne kadar anlaşıldığıdır önemli olan. ama 'türkiye'de yaşıyoruz madem, ezan da kuran da türkçeleşsin' diye viyaklayan gençlerin karşısına ben de 'sen her şeyi türkçe yap sıra buna gelsin' diye dikilir, sağda solda ne kadar starbucks cafe, burger king tabelası varsa alır kafasına çakarım. *
-arapca bilenler el kaldirsin...(sadece 1 kisi el kaldirir...)
-afferim kizim ayseeeee... siz niye bilmiyonuz? nasi dua ediyonuzzz???
-hocam ben turkce dua ediyorum.
-olmaazzz! arapca edicen! turkce kabul olmaaazzz!
-niye hocam, allah turkce bilmiyo mu?
-haaşaaaa! haaaaşşşaaaa!!!
kuran arapça yazılmıştır.arapça okunuşunda bir ahenk vardır.*orjinalinden çevirilen her metin gibi, çevirildiğinde musikisini kaybeder.lakin durum böyle diye kuran arapça dışında bir dilde okunmaz diye bir görüş olamaz.isteyen türkçe okur, isteyen ingilizce okur, isteyen tacikçe okur.bunda bir beis yoktur.önemli olan ne diyor bu kitap onu anlamak.çok isteyen de arapça öğrenip okur.istemeyen de okumaz.
ingilizce,almanca,fransızca,falanca filanca öğrenmek için yıllarını verenlerin,birkaç "hafta" ayırıp arapça okumayı* öğrenmeye üşendikleri için,bir türlü kabul etmek istemedikleri doğru sözdür.konu okumaksa,elbette ki arapça okunmalıdır.nedeni ise çok açık:arap alfabesinden latin alfabesine bire bir transkripsiyon mümkün değildir.meselâ,arapçadaki üç farklı "h" sesine karşılık türkçe'mizde bir "h" sesi vardır.buyrun diğer "h" leri karşılayın bakalım...tek "h" sesi ile karşılamaya çalıştığımızda ise,korkunç anlam kaymaları olacaktır.
bununla birlikte,bütün bir kur'an'ı anlamadan okumaktansa(ki bu kesinlikle anlamsız bir eylem değildir),bir sayfasını anlayarak okumak daha makbûldür diye düşünüyorum.
okumaktan kasıta göre doğruluğu değişecek yargıdır. anlamak için okumak vardır, dinletmek için okumak vardır. orjinalin edebi ahengini türkçede yakalamak, bırakın anlamdaki nüansı yakalamak dahi çok zordur. kuran bir kitaptan fazlasıdır. makamına göre okunur. her arapça bilen de okuyamaz. her arapça bilen anlayamaz da. nasıl ki biz 14 yüzyıl öncesinin türkçesini anlayamıyorsak. kaldı ki bunu tartışanlar dinletmek için okuyacak eğitime sahip olmadıklarından, varın siz türkçe okuyun. mealini her yerde bulabilirsiniz. anladıktan sonra gerisi çok da mühim değil zaten. ama insanlara kuran dinletenlere karışmayın.
yanlış ve doğru bir görüştür.. tabi ki orjinali birebir allah'ın sözüdür bir müslümana göre, ahenk vardır, mükemmel bir dili vardır.. ama bir hoca kuran okurken ne anlama geldiğini bilmeden salya sümük ağlayan kadınları anlamakta zorlanırım.. Önce kendi dilimizde okuyup, öğretisini kapmak gerekir.. sonra müslümanlık hakkında fikir sahibi olunmalıdır, yoksa arapça okuyup dinleyip birşey anlamazsanız, ne gerçek anlamda müslüman olabilirsiniz, ne de duyduğunuz hurafeler dışında birşey bilmezsiniz, ayrıca beyniniz yıkanır ve istenilen yöne çekilirsiniz dini anlamda.. ama orjinal dilde okunması da insana huzur verir, doğrudur.. "sadece arapça okunur" lafı bence dini bilgisi iyi olan bir kişidense art niyetli bir laftır, halkı uyutmaya yönelik midir artık, orasını bilmem.. ama hz. muhammed'in fatiha suresi'ni farsça'ya çevirtip islam'ı perslerin anlamasında katkı sağlaması zaten açıklıyor bazı şeyleri.. Önce neye inandığını bileceksin..