top bulunamadıgı zaman tenefusleri degerlendirmenin en guzel yollarından biridir. okul koridorlarını vaz gecilmezidir ama cok ses cıkarttığından ogretmenler gelir kızardı. olsun yine de degerdi.
okul bahçesinde top oynama hakkını elde edemeyerek, genellikle üst sınıflara yada serseri tayfasına kaptırıp , bahçenin farklı köşelerinde genellikle basket potalarının direklerine kale kurularak yapılan aktivite.
kazık kadar adam olsanız bile dünyanın en zevkli oyuncaklarındandır kola kutusu
akşamın bir körü
işten gelmişsiniz, arabanızı parkettiniz
tam apartmana doğru ilerlerken kulağınıza bir tangırtı geliyo
inanılmaz bi ses bu
şöyle kafannızı kaldırıp bakınıyorsunuz
sitenin veletleri kola kutusuyla maç yapıyo.
aslında maç da yapmıyo;
resmen tepişiyo.
bırakırsınız ceketinizi, çantanızı apartmanın önüne
gidersiniz veletlerin yanına ve bir iki ayak oyunuyla alırsınız o kutuyu,
sonra hepsine artislik yapmaya başlarsınız,
eski günlerdeki gibi....
veletler size hayran hayran bakmaktadırlar, bu daha da bi gaza getirir sizi.
kravatınızı biraz daha gevşetirsiniz, gömleğiniz zaten çokdan çıkmıştır pantolondan.
ve bişey olur;
birden kendinize gelirsiniz.
ulan bunlar 10 yaşında , ben ?
30
"abi eve gitmem lazım benim ya annem çağırıyo" diye düşünürsünüz birden * sonra binanın önünden çanta ve ceketinizi alıp eve çıkarsınız
geçmiştir günün yorgunluğu.
peki sebep ?
kola kutusyla maç yapmak.
topsuz ortamların küçüklüğe dair vazgeçilmezidir. ilkokul birinci sınıf çocuklarının yaptığı maçlar nasıl saçma mantıksızsa, herkes topun peşinden koşuyorsa, yine aynı dönem çocuğunun teneke kutuyla yaptığı maçlar daha da bir saçma ve mantıksızdır. böyle beyinleri alınmış canlılar düşünün, ortaya bir şey atmışsın ve amaçsız bir şekilde balık gibi peşinden koşturup duruyorlar. bir de etrafta oturan çevredeki daha büyük biriyseniz o çıkardığı sesin rahatsızlığını hiç anlatmıyorum bile.
insanın gerzekalı olduğu 6-13 yaş evresinden sonra kutu kola ile maç yapmak da ayrı bir sorunsaldır. biz yapar mıydık, yapardık orası ayrı; guya ?kasdav?a hazırlanıyoruz diye müzik odasına girer sıraları masaları kaldırıp tangur tungur teneke kutu ile maç yapardık, hala da olsa yaparım, o derece eğlenceliydi yani.
bir de bu kutu kola ile maç yapma kültüründe, bitmiş teneke kola kutusunu ezerek oynanacak aparat haline getirmek başlı başına bir sanattı. eğer kutu kolayı yere koyup direk ayağınızla ezerseniz, yanları falan taşmış şekilsiz bir şey olur. ama lakin önceden kutunun orta kısımlarını dörgen olacak biçimde hafif elinizle büküp, sonradan ezerseniz bu sefer nhl* diski* gibi bir şey elde edersiniz ki bununla oynamak cidden çok eğlencelidir.
ortaokul ve lisede top bulunamayınca ya gazoz kapağı yada cola kutusu ezilerek yapılan müsabaka. Çoğu kez hocalarımızdan ayakkabılarınız eskiyor diye dayak yediğimiz olmuştur ama yılmadan bu haşır huşur oyuna devam ettik...