laikliği sorun olarak gören insan kendini ve inançlarını sorun olarak gören insandır.laiklik, devlet kurumunun sahip olduğu özelliklerden birisidir ve kişinin inanç özgürlüğünün koruyucusudur. bir müslümanla bir hristiyana karşı devletin eşit davranması ilkesidir.
ha birde laiklik'i din düşmanlığı olarak algılayan ve laikliği kullanan bir güruh vardır.bunlar laikliği saptırır. * abd' de neo-çılgınlar, türkiye de ulusalcılar, avrupada başka oluşumlar bu güruhlara örnektir. son olarak :
eğer bir insan; silah zoruyla namaz kıldırılmasını, zorla başının örtürülmesini, bir diktatörün kölesi olmayı ve aç-sefil bir şekilde, bir köşede, nereden geldiği bile belli olmayan bir kurşun nedeni ile ölmeyi kabul ediyorsa laikliği de sorun olarak görecektir.
bir de laikliği birinci sorun olarak görmeyen zihniyetler vardır.
demokrasi, insan hakları, eşitlik, özgür düşünce yokken; sömürü, açlık, baskı almış başını gitmişken "laik gidiyor hede" diye haykıran zihniyet var bir de. bu zihniyet kendi beceriksizliklerinden insanlık adına olması gereken bir çok olgu yok edilirken, gözlerini kapamış, kulaklarını tıkamış, dilini düğümlemiştir; ancak ellerinde kalan son ve belki de haykırması en "yasal" (en azından polisten cop yemiyorsun "laiklik" diye bağırırken) olguya ahtopot misali tutunmştur.(°bkz: laiklik )
laikliğin olmaması bir sorun mudur? sorundur tabi.
ama olayın derinine inin, demokrasi, özgürlük ,eşitlik varsa zaten doğal olarak laiklik gelecektir.
hükümeti eleştireceksek (°bkz: akp), "laik değiller hödö" den çok; bu adamlar çifte standart uyguluyor, türbana özgürlük , 1 mayısa yasak koyuyor, demokratik ve özgürlükçü değiller diye eleştirip sesimizi yükseltsek ya.
bırakın dini, çünkü bu sömürülen halkın tutunduğu son şey, acıları unutmanın afyonu. adam sizi açken dinlemez. ona laiklikten önce aç olduğunu anlatın; açlığı, ezilmeyi sorun yapın. ya da yapalım.