iyi uygulanması karşılığında devletin devamını sağlayan cumhuriyetin direği.sanıldığı gibi dini tekeline almamakta dini kuruluşları tekeline almaktadır.laiklik bazılarının sandığı gibi dinsizlik demek değildir.insanlar değil kurumlar laik olur.*laiklik nedeniyle toplumun dinden uzaklaşması gibi bi durum olamaz.Çünkü toplumumuzun düşüncesi,kültürü neticesiyle oluşan islamiyet i eğer ki devletin temel kurallarının sebebi yaparsak devletin başında islamiyeti en iyi bilen biri ya da birirleri olmalıdır ki bu kişinin devlet yönetimini bilip bilmeyeceği aşikardır.bu nedenle devletin başına siyaseti,devlet yönetimini iyi bilen bir grup gelmelidir ki devlet millet yoluna devam edebilsin.mustafa kemal atatürk bu durumu çok iyi bir şekilde kavramış ve devletin yönetici kademesine dokunmayarak ayrı bir diyanet işleri başkalığı kurmuştur.böylece verilen kararların birilerini boşu boşuna gaza getirmesi de engellenmeye çalışılmıştır.iran da cumhurbaşkanının üstünde ayetullah vadır ki işte bu kişi daha üst yetkilere sahiptir.
tabi ki laikliği oluşturan sebeplerden sadece bir kısmıdır bu.Çünkü devletin bağnaz düşüncelere,devletin ilerlemesine engel olanlara karşı bir tutumu olmalıdır tabi ki.şöyle birşey daha vardır ki dinini özgürce yaşamak isteyenleri de peşinen suçlamak haksızlıktır,günahtır...
din özgürlüğünün güvencesidir zira hiçbir dine ve müslümanlığın hiçbir mezhebine torpil geçmez. kuran çok açık bir kitap olmasına rağmen bir sure, farklı hocalar tarafından farklı şekillerde yorumlanabilir. hangi hocanın dediğine, hangi mezhebe uyacaksın? ama anayasının dediği tektir. laiklik kavramı din karşıtlığı anlamına gelen sekülerizm ile karıştırılır. oysa laikliğin birinci şartı dindar olmak sayılabilir zira ateistlerin ne olduğunu anlayamadıkları ve bu yüzden yanlış yorumladıkları bir kavramdır.
laikliğin türbanı yasaklayarak dine müdahale ettiği iddia edilir. oysa kuran da türban değil, başörtüsü kelimesi geçmektedir. türban dini değil siyasi bir simgedir. bunu recep tayyip erdoğan isimli başbakan da eksiksiz ifadesiyle kabul etmiştir.
anamuhalefet partisini 4 yıl boyunca başka politikalar üretmek zorunda bırakmadan yürüten, ve dindar insanları sıkıntılı duruma düşüren çok kullanışlı bir politika hedesi
sadece merkez sol partilerin tekelindedir. akp ve tayyip asla ve kat a laik olamaz, değişemezler.
laiklik kavramının belli bir tanımı olmamakla birlikte lastik gibi her yöne istenildiği kadar uzayan bir yönü vardır. kimi laikliği yanlızca sadece din ve devlet işlerinin ayrılması olarak tanımlarken kimi laikliğin devletin din kuralları olmaksızın yürütülmesi gerektiğini düşünür,kimi sadece resmi kurumlarda dini simgelere karşıyken kimi dini özel mülkiyet sahası içinde dahi dini simgenin yasaklanması gerektiğiniş savunur. hatta kimilerine göre laiklik adam olmaktır. *
eğer türkiyede yaşıyorsanız laiklik asla eleştirilemez bir tabudur, taassub içinde inanmanız gerekir, eğer laikliğe halel getirecek bir düşünceye sahipseniz direktman gericisinizdir yobazsınızdır, çağdışısınızdır, eğer böyle laik değilseniz eksi oyları tüm entrylerinize sonuna kadar hak etmişsinizdir. eğer laikliği kanınızın son damlasına kadar savunmuyorsanız erkekseniz uzun çember sakallı ve bayansanız kara çarşaflısınızdır.
devlet ile ilgili işlerin din ile birbirine karışmasını önleyen sistemdir. laikliği reddeden gerikafalı, yobaz mı yobaz, asılası bir adamın laiklik ile ilgili yorumu şudur:
"ülkemin batıdan aynen kopyalayıp aldığı ve uyguladığı şeylerden biri olan laiklik ülkemize göre değildir. zira bizim ülkemizin dini islamdır. laiklik hristiyanlık dinine mensup ülkelerde fevkalade işleyebilir ancak müslüman ülkelerde bu söz konusu değildir. çünkü islamın kitabı kuran bir devlet kitabıdır, kendisi zaten bir anayasadır."
bu sözlerin sahibi kim biliyor musunuz? --aziz nesin--
-kıssadan hisse; dogmatik olmayacaksın, karşındakine; sadece düşündüğünü söylediği için bile saygı duymasını bileceksin.
son zamanlarda tehlikeye düştüğü söylenen kavramdır. halbuki tamamen yalandır laikliğin tehlikeye filan düştüğü yoktur. heleki ülkemizde mümkün değil. din işleriyle devlet işleri zaten birbrinden ayrıdır. kim iddia edebilir ki son zamanlarda işlenen gayrimüslim cinayetlerinin her önüne gelen politikacının milliyetçilikten dem vurmasıyla alakası olduğunu veya din elden gidiyor diyerek maraş, çorum ve sivas`ta gerçekleştirilen dini kökenli görünen fakat aslında dini olmayan katliamlarla devlet işlerinin ne alakası olabilir(!)
türkiyede nüfus cüzdanının arkasına din bölümünün konması,diyanet işlerinin sünni inancına göre yönetilmesi,okullarda verilen din dersinin aslında islamiyet dersi olması gibi örnekler ile ile anlamını yitiren ilkemiz.
onlarca tanımı olmasına rağmen insanların sadece din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak gördüğü ilke. herkesin dinini özgürce yaşaması ya da devletin tüm dinlere tarafsız olması gibi tanımları nedense hep unutulagelmiştir ülkemizdeki laiklik anlayışında.
anlamını hala kimsenin tam olarak yapamadığı ancak kabaca din ve devlet işlerinin birbirindan ayrı tutulmasını öngören düşüncedir.ayrıyetten bu aralar herkesin azına sakız olan kelimedir.
uğrunda binlerce kişinin meydanlara döküldüğü atatürk ilkelerinden biri. ancak o meydandakilerin laiklik hakkında tek bildiklerinin din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olduğuna kalıbımı basarım. laikliği tehlikeye düşürenlerin nasıl başa geldiği sorgulanmadan sadece anlamını bildikleri laiklik peşinde koşuyorlar. temel sorun demokrasidir. 10 milyon oy olarak bütün memleketi eline geçerebiliyorsa bi parti demokraside çatlak var demektir. eğer buna göz yumuyorlarsa her şey müstahak bu topluma.
bu dinle uzaktan yakından alakası olmayan kesim yönetimi ele geçirince, dinin olmayışının yarattığı boşluğu felsefe ile doldurmuştur. yeniçağda dindışı gelişen akıl, rasyonalizmi ve akabinde "sekülerlik"i meydana çıkartmıştır. laikos aynı zamanda seküler bir yapı vasfını da kazanmıştır bu bağlamda.
ancak bu kilit kavramlar ülkemizde sık sık karıştır(t)ılmaktadır. laiklik, din ve devlet işlerini birbirinden ayırmak; sekülerlik ise günlük yaşamın dinden ayrılması demektir. laiklik, insnaların yaşamlarına karışmaz, devlet yönetiminde mevcuttur. ancak türkiyede "laiklik" adı altında halkın günlük yaşayışına müdaheleler edilmiş, bu topraklarda yaşayan insanlar zorla sekülerliğe itilmiştir. insanların başörtülerine karışılıp yasaklar konulmuş, din her zaman irtica ile özdeşleştirilmiş, insanların kutsalları küçük düşürülmüştür. bunlar "laiklik" kavramının türkiyede yanlış uygulanmasından sıragelmiş olaylar birliğidir.
günümüzde hiç bir devlet "din" ile yönetilmez, bu zaten mümkünü olmayan bir olgudur. bugün vatikan bile ciddi bir diplomasi içinde ayakta durmaktadır. günümüzü geçtim, tarihte misal olarak osmanlı devleti bile din ile yönetilmemiştir. evet belki görünürde bir şeyhül islam vardır ama o da basbaya bir devlet adamıdır, divan kurulu üyesidir. bugün türkiyede diyanet işleri başkanının olması türkiyenin dinle yönetildiğini kanıtlamamsı gibi, osmanlıda da durum böyledir. çünkü devletler, birer ideoloji ürünleridir. her devlet çıkarları doğrultusunda ayakta kalır ve varlığını sürdürür. "ideoloji" insan ürünüdür, dinle bağdaştırılamaz. devletlerin ideolojilerini onların "anayasaları" yahut "megali ideaları" oluşturmaktadır. bu bağlamda türkiye, anayasa temel alınarak kurulmuş bir cumhuriyettir ve gerçek anlamda "laiklik"in olmaması gibi bir durum söz konusu dahi olamaz.
ancak türkiyede ne zaman ciddi meseleler olsa hemen yapay gündemlerle bizim düşünmeyi ve araştırmayı sevmeyen çoğunluğumuzun rotası saptırılıyor. bu yapay gündemlerden en belirginleri: "türkiyede laiklik tehlikede", "türkiyede irtica korkusu", "türkiyede yükselen faşizm".
kişilerin kamusal alandaki davranışlarının ve yaşayışlarının,eğitimin,ülke yönetiminin dinsel otoritenin elinde olmadığı bir sistem.ya da sistemin bir parçası,ilke...demokrasinin ve insan haklarının,din ve vicdan özgürlüğünün güvencesi..
ülkenin belirli kesimlerinde uygulanması yetmez..fakat mesela türkiye'de laiklik ilkesinin uygulanmadığı yerler var..fatih-çarşamba,bağcılar,eğitimde sadece bir mezhebin dininin öğretilmesi...veya eğitimdeki tarikat etkinliği...
sahi ne diyorum ben ya...
''tutturmuşlar laiklik elden gidiyor diye,yahu bu halk isterse tabi ki gidecek!!!''