biraz da hüzün içeren eylemdir.
dile kolay 4 sene göz açıp kapayıncaya kadar geçip gitmiştir. çocuk girip, genç çıktığımız yerdir orası. "biz" kavramını sınavı erteletmek için hocaya "sınıf olarak" yalvarmaktan öğrendiğimiz yerdir. ilk dostumuz, ilk sevgilimiz, ilk ciddi başarımız, yenilgimiz, haftasonu çıkmalarımız derken akşam çıkmalarımız hepsi liseye denk gelir. liseden ayrılmak, bir devri geride bırakmaktır.
arkamıza dönüp son kez baktığımız, ilk gençlik yıllarımızdır.
daha sonra birkaç kez daha pilav günü, mezunlar buluşması, hocaları görme bahaneleri ile tekrardan gidileceğinden yapılmasının gereği olmayan harekettir. ne de olsa 1-2 ay içerisinde tekrar görülecektir.
bu duygu okula dönüp bakmakla sinirli degildir bence.kisi o lisede gecirdigi yillari tekrardan yasamak ister.der ki:keske bugünkü aklim ve o günkü bilgilerimle liseyi tekrar okusaydim.hayran oldugum hocalarin derslerini ve sinavlarini tekrar gecseydim...bilir ki,bir daha ne kendisi o yillardaki o olacaktir,ne de o zamanlar yaptigi hatalari ve yasadigi büyümeyi bir daha yasayacaktir.böyle bir seydir iste liseden mezun olmak.
"dört yılımı verdim kaç dakikamı geri aldım ulen" diye isyan ettiğim andır. üniversiteye gittiğim için mesud olduğum, "bir daha sana dönersem iki olsun" diye de eklediğim andır. sevmiyordum liseyi ben, evet.