biz hava atmak için alışveriş yaparken,havuz başında fotoğraf çektirip yonjada kız tavlamaya çalışırken,bir yerlerde -hemde öyle çok uzak olmayan yerler- birileri bir kamyonun arkasında veya bir vapur konteynırında sıkış tepiş,hiç bilmedikleri bir yere,üstelik varacaklarını dahi bilmeden ulaşmaya çalışıyor.belkide tek bir tuvaleti 2-3 ay ortak kullanarak,kuru ekmek yiyerek.hani sonunda-başarılı olsalar bile-ne olacakları belli değil.sonrada biz insanız diye dolaşıyoruz ortalarda.
umuttur onların ekmeği.açlığın yoksulluğun haddini aşması vatan sevgisini bitirip,başına ne geleceğini bilmediği diyarlarda ışık arama mücadelesidir onlarınki.insan dışı koşullarda kimi zaman ölümle kmi zaman bir tavan arasında son bulur onların hikayeleri.
bir vatan toprağıydı tenin
ve ben bir mülteci gibi
''sığınma talebi'' ret yemiş.
sonra sınır boylarında
nehirler akardı
geçsem sınırı ''özgürlük''
kalsam bu ülkede
açlık, susuzluk ve kimliksizlik
cebimde bir pasaportum olmaksızın
sadece bir sığınma talebi
sıcak limanlarına
ve kara sularına bir gemi ile
yaklaşmak bir ülke gibi
''serbest dolaşım'' hakkı ve bana.