türban serbest kılınırsa toplumsal baskı gören bütün kızların türban takacağı yönünde söylenen tespit. türkiye'nin malezya'ya döneceği söyleniyor. şerif mardin'in dile getirdi ancak ondan fazla herkes yorumlayıp tam olarak ne demek istediği irdeledi. her zaman olduğu gibi basın konuyu alakasız bi yerinden anlayıp ortalığı karıştırmak için elinden geleni yaptı. eğer bu konuya biraz duyarlılığı olan herkesin bugün ismet berkanı okuması gerekiyor. türban konusunda demokratik bir bakış açısını kaldıramayacak olanlar hiç okumasın daha iyi.
abi zamanında, türbanlı kızları, ikna odalarına atanlar onlar.
derslerde türbana karşı provokatörlük yapanlar onlar.
türban diyince, kırmızı görmüş boğa gibi olanlar yine onlar.
şimdi de; mahallebaskısı diye bişey çıkardılar.
ne demek istediklerini anladım da;
keşke şu baskı: penguennin son baskıları kadar tutarlı olsaydı.
şerif mardin'in bir gazeteci arkadaşıyla yaptığı entellektüel bir muhabbet sonrası meydana çıkmış terimdir. diyalog nisan aylarında geçmiş olmasına rağmen, ertuğrul özkök tarafından tam da türbandır, peçedir, anayasadır tartışıldığı zamanlarda hortlatılarak suni bir gündem yaratılmıştır.
öncelikle mahalle baskısı nedir? bu terim şerif mardin tarafından türkiyenin sosyal yapısı, kinliksel oluşumu ve aslında çok da dikkat edilmediği halde meydana gelmekte olan kimlik çatışmaları sonucu ortaya atılmıştır. ülkemizde, devletin bile kontrol edemediği, kendi başına hareket eden bazı oluşumlar vardır. örnek; nur cemaati, aşırı milliyetçi gruplar vs. işte bu oluşumlar yavaş yavaş ülke kimliği üzerinde etkili olmaya başlamaktadırlar ve bu oldukça da ciddi bir tehdittir. şerif mardin bu açıklamayı yaparken, olayın bu kadar ciddi bir konuma geleceğini düşünmemiştir. ama varolan ama göz önünde olmayan toplumsal bir yaraya parmak basarak, milletimiz üzerinde az da olsa bir farlındalık yaratmayı başarabilmiştir.
türkiye iran veyahut malezya olur mu bilinmez ama, yine de ortada dikkat edilmesi gereken şeyler olduğu aşikar.
baskının alasının türbanlı kızlara yapıldığı bir yerde yaşıyorken böyle bir konu o kadar gereksiz ki...eğer türban serbest olursa kapalı kızlar açık kızlar üzerinde baskı oluştururmuş falanmış da filanmış..bundan saçma bişey yok..türbanlı bir insan son derece açık bir insanla dost olabiliyosa eğer nerde neyin baskısı..? geçen gün bir röportaj izliyodum. açık bi kız diyo ki "ya biz onlara değişik bakarız, onlar da bize değişik bakarlar heralde..". ya niye değişik bakılsın ki özünde herkes insan değil mi? ortada bir önyargı ve tamamen gereksiz bir korku var..demokrasi elden gidiyomuş gibi....
toplumun genel kesiminde(sadece bayanlar üzerinden örnekler verilecek)türbanlı insanların türbansızlara göre daha dini bütün insanlar olduklarına dair görüşler hakim.kim buradan vay anam saçmalama,dombili misin lan sen falan dese de genel kanı bu yönde.
şimdi bir kere türbana serbestlik tanınsın diyen kesim bilmeli ki türban ne zaman yasaklandı?belirli kurumlar haricinde herkes heryerde türbanını takmıyor mu?
her tarafta serbestlik olduğunu varsayalım ki benim için sıkıntı değil;sonuçta mesele özgürlüğün kısıtlanmasından temelleniyor.bunca senedir bu milletin aklı neredeydi?yani bu koyunluğu,sürü psikolojisini oldum olası anlamadım,illa birilerinin çıkıp da çeşitli menfaatler doğrultusunda bu milleti kullanması mı gerekiyor?geçmişten hiç mi ders almadı bu millet?erbakan da aynı argümanları savunmuyor muydu?erbakan tu kaka olurken tayyip nasıl oldu da bir anda göklere çıktı,kurtarıcı oldu?
iş özgürlüğe gelirse,hava yollarında bulunan bikinili manken billboardlarına da laf atmayacaksın,okullara bikiniyle gidenlere de..sonuçta halkın belli bir bölümü değil tamamı özgür ve istediklerini yapar bir yerde..
kim kimin özgürlüğünü kısıtlarsa taocudur,cem uzan sempatizanıdır,mafya özentisidir..hatta dombilidir.
hadi bakalım?
Ülkemin heryerinde olan baskı.adapazarında farklı,etilerde ya da istanbul üniversitesi içinde farklı tezahür eder.
kullanılan anlamı adapazarındaki baskıyla ilgilidir lakin ben başka bir kısmıyla ilgilenicem.adapazarı kısmını herkes biliyor.
misal bir işyerinde çalışıyorsunuz.arkadaşınız nazım posterini asmış duvarına sizde ''yobaz'' bir adamsınız.n.fazıl posteri asmak istiyorsunuz.işyeri dediğimiz yerde,tkp beyoğlu teşkilatı değil.bildiğin özel şirket.akbank,yapı kredi.....
n.fazıl posterini oraya koyduğunuz zaman,mahalle baskısının ''ağababası''nı hissedersiniz.
bu yüzden mahalle baskısı dediğimiz şey sadece fatih'teki ''usame bin ladin'' kılıklı amcaların baskısı değil,istanbul üniversitesi,odtü,itü,nişantaşı,cihangir.... deki de baskıdır.her mahallede farklı tezahür eder.
günümüzde anlamının tam tersine fazlasıyla ve fazlasıyla atatürkçü zihniyetin, bu zihniyeti benimsemeyen insanlara yaptığı baskıdır, işin dozunu arttırarak (°bkz: sanal baskı)' yı meydana getirmişler bir takım internet sitelerinde kendisi gibi olmayanların siteden atılmalarını talep edip atılmalarına ön ayak olmuşlardır.