mehmet 
bu başlık toplam 685 kez okunmuş.
 
olmaz olsun
  1. muhammed kelimesinin mehemmet şeklinde söylenmesiyle ortaya çıkmış olan isimdir.
    (fetininyazdigidir, 16.02.2007 03:00)
  2. turk askerinin genel adıdır. mehmetcik olarak soylenir.
    (sobaborusu, 16.02.2007 03:19)
  3. türkiyede sayısız olan erkek ismi.
    (senarist, 16.02.2007 21:57)
  4. arapçada hamd eden anlamına gelen muhammed isminin, türkçeye çevrilmiş hali.**
    (puleri, 16.02.2007 22:05)
  5. herhalde türkiyede en cok bulunan isim. muhammedin türkcelestirilmisi bayada kulaga hos geliyor bence.
    (antepli, 14.04.2007 02:54)
  6. son yapılan 2007 seçimlerine göre tbmm'de en çok bulunan erkek isimi.
    (amfideki hayalet, 29.07.2007 00:37)
  7. mükemmel bir murathan mungan şiiri:

    otur gölgesine
    senin için diktiğim ağacın,aşkın
    beni dinle
    zaman az
    sözlerden sonra belki kalmayız ikimiz de

    kilidinde paslanan dilim
    sevdiğini söyleyemiyor
    her şiirimde ağız değiştiriyorum
    korkuyorum
    reddedilmekten korktuğum kadar
    beni sevmenden de

    yazmak ne ki,
    dilvermezim karşında
    içim yaban, içim ağrı, içim dağ
    nice baksam
    dilim az

    ne zaman yollarına karşıcı dursam
    içimin narı dağılıyor
    kor ve tane tane
    dağılıyor
    benden sonraya yetecek kadar
    benden önceye

    dağılsa da biliyor
    aşk çocukluktan gelir
    yeter şimdiye

    bir büyü kesesi gibi
    çözülen ellerimde
    görülüyor
    kum ve nar
    iç içe
    avucumun içinde
    kor ve tane tane

    uyandığın güne değdim
    terli bir gül ürperirken tenimde

    aynı anda aynı rüya
    iki beden
    bir ihtimal
    kaldı gözlerimizde

    sarışın kum, siyah saten
    ve narın renginde

    susan dilim, uzun konuşmalar için
    hecesine niyet çektim
    payıma düşen
    tesadüflerden
    dalgınlık yapan bir ümit
    ya da ümitsizliğin
    siyah sükûneti içinde
    niyet çektim
    savatlı esmerliğinin ışıttığı
    kalbim için
    kalbine

    geleceğini bilsem
    içimdeki çölün kumundan gönderirdim sana,
    çocukluğumun uykularından
    çoktan boğulup giderdim
    kendim su olmasam
    dicle'den fırat'tan
    kaç kez kurtulmuş cânımı
    denizinin yakınına bırakırdım
    göğsümü çaprazlayan kollarım
    teslimiyet nişanı
    ilk baskında

    kalbimin kütüğü
    aşkın doğusuna kayıtlı
    hâfızı olduğum coğrafya
    ruhumu çatan imgeler
    iklim ve rüya söyler
    dilim şehire gelmez
    ne zaman aşka düşsem

    kitabına diz çöktüğüm
    kaderim değilsen yıldızımsın
    ışığını görmeden gidemem

    zamanın soluğu sende düzene girer
    sen bozabilirsin ancak
    bana yaptığın bu kör büyüyü
    karanlığın kemikleriyle
    konuşan bir şaman gibi
    bekliyorum kapanmanı üstüme
    suda çözülen bir muskanın sükûnetinde
    çoktan erimiş yaram
    karışmış etime
    çekip gitmek için seni bekliyor gövdem
    dua, duman ve kendinin gurbetinde

    zamana bırakılmış
    vaatsiz günlerin koyuluğunda
    nice derin kazsam adını
    bir şiirin başına
    bilirim
    sükûn bulmayacak
    yazımdaki sızı,
    içimdeki yaban,
    içimdeki ağrı,
    içimdeki dağ

    git kalbimden mehmet,
    beni bana bağışla!
    (yüksek topuklar, 25.05.2008 17:22)
del.icio.us a ekletechnorati ye ekleyinFurl a ekleSpurl e kaydet!Wong e kaydet!Yahoo ya kaydet!Google a kaydet!Facebook a kaydet!Asansör?