görüldüğünde,her zihince "her nefis ölümü tadacaktır" sözünün teyid ve tasdik edildiği mekanlardır.
mezarlıklar,sessizliğin konuştuğu ender mekanlardandır.
hava ne kadar sıcak olursa olsun,ölümün soğukluğu vardır onun havasında.
geçen her bir saniye yaşıyor olmamız,devamlı yaşayacağımız umudunu verirken bize,bir sonraki saniye ölebileceğimiz ihtimalini gizler bizden.mezarlıkta ise hiçbir saniye aklımızdan çıkmaz bu.bu bağlamda güzel muhasebe mekanlarıdır mezarlıklar.
eskiden mesarlarda piknik yapılırmış.. kayıplarla bulusulur guzel zamanlar mezarın yanı basında şen şakrat anlatılırmıs.. oluye saygı o hatıralar unutulmayarak gosterilirmiş.. şimdi soguk bi mekan..
hiç kimse olmamasına, hareket eden birilerinin olmadığını bilmene, hatta hiç ses duyulmamasına rağmen bunları hissettiriyor.. ya da genellememek lazım belki ben böyle hissediyorum.. bir mezarlıkta bulunduğum zaman boyunca bir tane insan görmeme rağmen sanki bir seramoni ile girip, yine gel coşkusuyla uğurlanmış gibi hissediyorum.. yukarılara doğru mezardan mezara atlayarak çıkarken sanki arkanda bir gruba önderlik eder gibi.. düşsen sanki biri seni kolundan tutup kaldıracakmış rahatlığında..
belki küçüklükten kaynaklanan bir şey benim için.. ama sanki benim için değil de herkes için aynıymış gibi geliyor.. hani mezarlık bana sonradan mezarlıkmış gibi görünmeye başladı.. sonradan anladım kaybedilenlerin orada olduğunu.. öncesinde yokuşundan bisikletle indiğim bir cadde ya da ağaçlarından çitlembik topladıktan sonra en yüksek yerine oturup istanbulu izlediğim bir bahçeydi..
ama şimdi anladım ne hızla geçilip gidilecek bir cadde ne de keyfi çıkarılacak bir bahçeymiş..
çok sevdiğiniz bir insanı kaybedene kadar hep ürkülen,korkulan ama sonra her gidişinizde içinizi huzurla dolduran ve oradan korkmanın ne kadar saçma olduğunu fark ettiğiniz yer.
sevdiğiniz insanı son yolculuğuna götürdüğünüz ve orada bırakıp geri dönmek zorunda olduğunuz yer. toprakla buluşmanın bu dünyadan ebediyen ayrılmak olduğunu gördüğünüz yer. mezarlar arasında, küçücük bir yoldan belki dünyadayken çarpıp geçeceğiniz insanların cansız bedenlerinin yattığı yerlere basmamak için büyük bir dikkat ve saygıyla yürüdüğünüz yer. içinizde çok çeşitli duygular uyandıran, beş dakika bile oranın havasını soluduğunuzda ölümlü olduğunuzun bir kez daha farkına vardığınız ve dünyanın harbiden de ne kadar geçici ve yalan bir yer olduğunu anladığınız yer. sonra gündelik hayatın koşuşturmasına döndüğünüzde hiç mi hiç hatırlamayacağınız,belki de yine yolda insanlara çarpıp geçeceğiniz, insanları kırmaya, bencilliklere, sevdiklerize haketmedikleri davranışları göstermeye, anne babanıza "of" demeye devam edeceğiniz, kısacası orda öğrenip sonra unutacağınız duygularınızı da gömdüğünüz yer.
insan tarlası.
Çeşitli rivayetlere göre oraya konduğumuzda tarafımıza sorulacak olan bir kaç ahirzaman sorusu olacakmış.
-hangi dini tutuyorsun?
-peygamberin kim? vs. kuranda yazıyormuş.
peki kuranın çözümlüsü ne zaman çıkacak? geçmiş sınavlarda sorulmuş sorular ve çözümleri olaraktan,öbür tarafa hazırlıklı gidelim .