şimdi kimleri geçiyor ruhuna tecavüz edilmişler sokağı'ndan?
uğramaz olduk nicedir.
el ele geçerdi aşkı satın alanlar,
fiyatını hiç bilmedik.
boşluğun kalabalığında yankılanırdı kahkaları,
duymazdan geldik, yalan mı?
izlerken sen,
izlerken ben,
biz tükettik;
tükendik.
yüzsüzlüğün yüzü yüz parayken,
her kuruyan dal için,
her tükenen umut için,
bağışlar toplanırken sevgililerden;
sen çıktın bir anda hayatıma..
hayatım sana daha yeni alışmışken,
elim eline değmek üzereyken;
gittin..
bir mutluluk hikayesini başlamadan sildin..
elimde kalemimle bakıyorum boşluğa şimdi;
sahiden.. sahiden gittin mi ?
bıraktım kendimi samimiyetsiz tutuşlardan..
çok düştüm, çok kanadı dizlerim.
bakmadım ya gözlerine,
gördüm dibini şişelerin.
duymazken hiç sesini,
dokunur oldu sözlerin.
ağzımda acı bir tat kaldı, bariz:
"suçu yoktu ellerimin."
çarmıha gerdim bütün düşlerimi,
ellerimle çaktım bütün
paslı,
duygusuz çivileri..
kağıda döktüm,
bulutun arkasına gizlenmiş güneşleri..
ısınamadım..
ışık bulamadım..
ya güneş tutulması oldu burada;
gölgesi düştü hayatıma..
ya da güneş zaten hiç varolmadı;
belki ben doğmadım bile aslında..
elimden gelen tek şey
10 haneli hesap abaküsünü
kırabilmektir sevdiceğim
çünkü bana sorunlu geçen
çocukluğumdaki seks hayatımı hatırlatır
ve benim çocukken seks hayatım olmadı ceylan mitokondrilim
aşkıma iltifat ederken
beni aldatmana anlamadım büyük orospum
ve ben senin için
hala dragonum
hala ejderim
hala
hala
ahhh fuuuvvv forrşşş pırrrrşşşş hışır hışırrrr cik cikkk (efekt kullanımı)
birinci sınıf malzemeden yapılmış gözyaşlarımı döktüm yerlere...
sen veya malum tekil kişi,
göremedi beni dökülenlerde..
sen ve malum tekil kişi,
tekil değilsiniz ya şimdi;
döktüm yere birinci sınıf malzemeden,
en kaliteli sevgilerimi..
toplayamadım arta kalan sevinçlerimi..
ki zaten hiç istemedim sende kalan sevincimi geri,
ve hiç bilemedim sensiz geçen günlerde üzülmeyi..
yaşarmaya karar verdi bu akşam gözlerim..
aklımda hayallerim..
bir sahnedeyim sanki;
ellerimde yarım kalan sevgilerim..
sen, siz, onlar;
beni anlamayan seyircilerim..
kocaman hüzünleri, minimal hayatlara sıkıştırıyoruz..
emir hep büyük yerden;
hep en üstten..
"sabır sabır sabır..
umutlu ol evlat, hayat süper genç.."
söylemeyin bana bunları,
söylemeyin bana inanmadıklarınızı..
inandıklarınızı vurun yüzüme..
hayat boktan deyin;
sen ne kadar seversen,
sen ne kadar umutlu olursan
ve sen ne kadar iyi olursan ol;
kuralları sen koymuyorsun bu oyunda deyin..
senin olmayan hayata hoşgeldin deyin..
gerçekleri söyleyin..
söylemeyecekseniz;
ruhumda kalabalık etmeyin..
hayat keşke biraz basit olabilseydi;
aşk problemimi daha kolay çözebilseydim..
sevgi deneme kitaplarındaki gibi değilmiş,
tek yanlış bütün sevgiyi, mutluluğu, huzuru götürüyormuş..
zil çaldı;
ellerimizde sadece hayal kırıklıklarını silen silgilerimiz..
kafalarımız önde;
bitmiş sınav süremiz..
bir odunun iki eşit parçası;
ben ve ben..
aşığım kendime sanırım..
eşitliğin iki tarafına da sevgiler yağdırıyorum;
doyumsuzluğumu kendim doyurmaya çalışıyorum..
duygusal kellik belirdi ruhumun belli bölgelerinde..
kalbim mesela;
hiç bir sevgi belirtisi yok orada..
kalbin mesela;
hiç bir hayat belirtisi yok orada..
sen öldüğünden beri duygularım dökülüyor sevdiğim,
kullandığım hiç bir şampuan;
kalbimdeki kepeği yokedemiyor..