düş sokağı sakinleri `nin ikinci adamı. aslında murat yılmazyıldırım `dan öte bir şeydir. sonrasında ayrılıp solo takılmaya karar vermeleriyle seyyah ve su düşleri diye iki albüme imza atmış müzik insanı. kendini tasavvufa verdiği söylenmektedir. yaptığı müzik de onu göstermekte. zaten bu sözler başka şekilde çıkmaz. insana sağlam, saf bir ruh lazım.
sesiyle insanı huzura kavuşturan kişidir.canlı performansını gördükten sonra kendisine hayranlığım bir kat daha artmıştır bir insan ancak o kadar içten söyleyebilir şarkısını.
geceler geceler boyu etkisinden kurtulamadığım, seyyah albümünü defalarca hatmettiğim, her hatmedişte kendimi bir derece daha aştığım, bir derece daha açtığım, aristokrat ruhlu insandır.
kamil insan olma yolunda ilerlediğini saçlarını kestirişinden ve son albümü "aşkın elif hali"nden rahatlıkla anlayabildiğimiz dss'nin marjinalliğini sesindeki yumuşaklıkla bozan;bu albümdeki şarkılarıyla artık dss dinlecisine değil başka bir kesime hitap edeceğini anlayabileceğimiz adamdır. albümdeki bazı şarkılar:
yusuf'un günlüğü * çalınmış görüntüler yönetmeni
kuyular içindeyim
aşkın elif hali
yukarıda yazdığım şarkılar resmi web sitesinden indirilebilmektedir. sevaptır diye düşündü heral..
ayrıca kendisinin 2 de kitabı vardır;aşkın elif hali*(şiir), gülziya(roman)
düş sokağı sakinleri zamanında ve solo albümleri dahil
ayıla bayıla, evire çevire dinlediğim adam(dı)
lakin, artık dinleyemiyorum... dinleyicilerinin de söylediği gibi (°bkz: #455343)
dinlenecek değil, hatmedilecek şarkılara sahip kendisi artık çünkü * (°bkz: hatmetmek)
su düşleri albümü zamanında ki duruşunu bir daha asla yakalayamayacak...
hem müzikal, hem kişisel duruş bazında... durup dururken müthiş duruşunun,
müzik ruhunun içine sıçmıştır kendisi... tebrik ederiz...
son albümüne kadar mutasavvıf olduğuna emin olamasam da son albümüyle birlikte buna kanaat getirmiş bulunuyorum. bu kadar uzun ve buna rağmen bu kadar güzel eserler ancak böyle çıkabilirdi zaten. kuyular içindeyim ve yusuf'un günlüğü, yusuf peygambere atfedilmiş, aşkın elif hali isimli parçası ve şiir kitabı ise yunus peygambere.. kitap şöyle başlıyor..
ayette sözü geçen zünnun yani balık sahibi, bir balığın karnında günlerce dua eden yunus peygamberdir.
şiir kitabında akla mantığa sığmayacak ve birçok kişi tarafından allah'a ve peygambere hakaret gibi algılanabilecek sözler vardır ki mutasavvıflar dışındakiler tarafından anlaşılmaz, kötülenir.murat abi gönlüne yaptığı yolculukta çok ileri noktadadır benim gözümde.
kendisiyle yapılan mülakatta aşkın elif hali isimli albümünün hikayesini anlatmıştır.
yusuf’un günlüğünden modern notalar
sevinç özarslan
90'lı yılların en sevilen grubu düş sokağı sakinleri'nin kurucusu murat çelik, üçüncü solo albümü, 'aşkın elif hali'ni sadece internetten yayınladı. çünkü müzik şirketleri akademik ve ağır bulduğu için yayınlamak istemediler. çelik, söylenenler umurumda değil ama bunca yıldan sonra ağır geliyor tabii. biz de ego taşıyoruz. diyor.
bir zamanlar düşlerdeki şarkıları dile getiren bir rock grubu vardı. büyülü sözler yazar, tütsülü besteler yaparlardı. düş sokağı sakinleriyiz biz dediler kendilerine. çok sevildi bu fantastik isim ve yaptıkları müzik. rock müziğine gönül veren iki arkadaş; murat çelik ve murat yılmazyıldırım'dı bu grubun temaşasını kuran. 1990'lı yılların en sevilen, en gözde ikilisiydiler. sessiz sedasız, durdukları yerde filizlenip boy verdiler. ne reklam yaptılar ne bilboardlara çıktılar… nereye giderlerse peşlerinden koşan fanları oldu. konserleri hınca hınç dolup taştı. hâlâ böyle bir kitleye sahipler. söz ve müziği grubun bizzat kurucusu murat çelik'e ait olan sevdan bir ateş oldu bende/gönlüm bir deli coştu sende adlı şarkısının kimde hatırası yoktur ki! hüzün kovan kuşu, ölümler, gitmem gerek bu şehirden, gayret et güzelim'e ne demeli peki… 1993'ten 1999'a kadar birlikte üç albüm çıkardılar, sayısız konsere imza attılar.
1999'da murat çelik, yazdığı sözlerin, yaptığı bestelerin kendisine ait olmadığını hissetti. onları yazdırana ve söyletene döndü yüzünü ve kalbini. o zaman iki murat ayrılmaya karar verdi. daha doğrusu çelik gruptan dışlandı. üzüldü sevenleri ama elden bir şey gelmedi. kabul ettiler bu durumu. ayrılmak onlar için belki murat oldu ama düş sokağı sakinlerini artık oturdukları semtte kimse bulamadı. herkes kendi rüyasının peşine düşmüştü. çelik o günden sonra 'seyyah olup yollara düşmeliyim' diye düşündü. kendini ritmin yalnız yollarına vurdu. sonra eliften yalnızlık çalıp, aşkın elif haline uzandı. seyyah ve su düşleri adını taşıyan iki solo albüm çıkardı, gülziya adlı bir roman yazdı. konserler ise doludizgin devam ediyor. 20 günlük anadolu turnesinden henüz dönen murat çelik'le sadece internetten yayınladığı www.muratcelik.com.tr/... yeni albümü aşkın elif hali'ni vesile edip tünel'deki mekanında buluştuk.
bütün bulanık suların uzağında kendi duru ırmağında akan ve şarkılarıyla bizi bu duru ırmakta bütün mecazlarımızdan arınmak için yıkanmaya çağıran seyyah.hayatında geçirdiği dönüşümleri müziğine de yansıtan, mesafe tanımayan bir yolculukta geçtiği dönemeçlere nota izlerini bırakan, kendi hüzün bulutumuzun altında sırılsıklam olduktan sonra aşk ateşiyle bizi kurulayan şarkıların yaratıcısı güzel insan.
Bu site içerisinde yer alan bütün yazılar
tamamıyla doğru değildir, gerçeklikten çok ama çok uzaktır, hayal ürünüdür.
hukuki gereklilikler haricinde yazarlarımızın kişisel bilgileri üçüncü
şahıslarla hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. yazarlar otomatikman girilerinin
telif haklarını fatih sultan mehmet han a devretmiş sayılırlar bu yüzden pilot
olma durumunda girilerinizin silinmesini talep edemez, etsenizde sonuç
alamazsınız. "silmez isen ..." tarzında ifadelerde bize sökmez. zaten siliyoruz. İçeriğimizin bir
kısmı 18 yaş altındakilerin gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebileceğinden
sakıncalı olmakla beraber, kendimi olgun hissediyorum tarzındaki söylemlerden
hoşlanmayız, yalan yanlış bilgi verenler; sorumluluklarını kendileri almış
sayılırlar. Klinik deneylerce de sözlüğün bağımlılık yarattığı ortaya çıkarılmıştır. | sitemap