mardin in mungan aşiretindendir
turkiyede edebiyat dalinda escinsel soylemin temsilcisi.
karanlıkta duruyorum aşk vurmasın yüzüme
dokunmasın kimse bana
kimse ulaşamasın artik tenimin incinen yerlerine...
uyanmasın bir daha etimdeki yaralı hayvan
zamanın siyah deltasında çürümek istiyorum
biliyorum artik kimse yok kimsesizliğime...
biliyorum aşka kimse yok
aşkın karanlık metali soluyor yüreğimin derinliklerinde...
aşklarım, arkadaşlarım, dostlarım
dağılıp gitti herkes
içimi sızlatacak kimse kalmadı içimde...
ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin birşey vardı sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim
imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın, ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu.
ve elbet üzerinde durulmuyordu.
sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun,
biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.
başlangıçta doğruydu belki.
sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki gibi başlayıp,
günden güne hayatıma yayılan, varlığımı ele geçiren,
büyüyüp kök salan bir aşka bedellendin.
ve hala bilmiyordun sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim
anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
bütün kazananlar gibi
terk ettin.
dizeleriyle baslayan devamını merak edenlerın kolayca bulabıleceklerı mukemmel siiri yazmıs sahsiyet.
yazdıklarının aslında bir erkeğe yazıldığını öğrendiğim vakit beynimden vurulmama sebep olan yazar, şair. karşıcins yada hemcins kime yazılırsa yazılsın, duygunun, aşkın , sevginin kalpten kalemin ucuna dökülüp diğer insanlar üzerinde ne denli etki yaratabileceğini bana anlatmış olan insan. tercihleri konusundaki cesaretinden dolayı her zaman takdir toplamıştır.
aslında giden değil
kalandır terkeden
giden de
bu yüzden gitmiştir zaten
dizeleriyle kendisine olan hayranlığımı bir kez daha anmama sebep oldu.
duyguları okuyan insana yaşatan, yazarken nasıl aklındaki düşünceleri bu derece güzel cümlelere, ordan kaleme, ordan da kağıda enjekte ettiğini sorduğum ve okurken kendimi alamadığım şiirlerine doyamadığım şair.özellikle "bıçak" şiiri var ki;hey gidi hey.bahsetmişken paylaşmak da lazım tabi, buyrun efendim:
bıçak
yere düşürülen bir bıçak sesi
kristali tuzla buz olmuş gözlerinin
biliyorum ay kanatıyor
ne zaman sussak geceyi
kendini benim yerime koy
oğul öksüzü babalar yerine
susmayalım. bıçak uyuyor kelimelerin kalbinde
kanlı bir şerbet gibi akar dururdu
ipeği ikiye bölen kılıçların ağzı
bir biz inmedik suya
kaç mevsimin yağmuru buruştu elimizde
örtülü çarşılarda ölümü tebdil ettik
uzak durduk kabzasına çağıran intikamdan
bir biz inmedik suya
kendini benim yerime koy
oğul öksüzü babalar yerine
susuyorum. ölülerim uyuyor kalbimde
``gittin.
şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza.
biliyorum;
ne sen dönebilirsin artık
ne de ben kapıyı açabilirim sana.`` dizeleriyle içime işlemiş olan...
21 nisan 1955, istanbul doğumludur. ankara üniversitesi dil ve tarih-coğrafya fakültesi tiyatro bölümünü bitirdi. ilk kitabını 1980 yılında çıkardı. daha çok şiiirleri, öyküleri ve oyunları ile tanınsa da radyo oyunu, film senaryosu, şarkı sözü ve kültür edebiyat konulu denemeler de yazmıştır.
şiir kitapları: "osmanlıya dair hikâyat", "kum saati", "sahtiyan", "yaz sinemaları", "eski 45`likler", "mırıldandıklarım", "yaz geçer", "oda, posterler ve şeylerin kederi", "omayra", "metal", "oyunlar intiharlar şarkılar", "mürekkep balığı", "başkalarının gecesi", "erkekler için divan", "eteğimdeki taşlar"
senin içini ürperten geceleri ben duymadım mı içimde
hayat herşeyi alır sanırken
oyunlarımızı ıslatan yağmurlarda kaldı
bir bizim icat ettiğimiz saatler
ilk öğrenilen yanlızlık aslında geç keşfedilir!
şiirin hakkını veren en katı yürekli insanın içini titreten dizelere sahip insan. aynı zamanda bildigimiz deli dumrul hikayesini 2000 yılında bambaska bir açıdan bakarak yenıden yazan ve ortaya bir şaheser cıkartan insan.
amcamın üniversiteden sima olarak tanıdığı ve amcamın eski arkadaslarından derya köroğlu ile arasında birşeyler olduğu iddia edilen, eşcinsel olduğunu saklamayan kişilik. olmasa mektubun adlı şiirini asıl olarak küçük iskender`e yazmıştır. son zamanlarda kurtlar vadisi`ne karşı yaptığı başarılı protestolar nedeniyle tehlike altında olmasından çok mu çok ürktüğüm başarılı şairdir.
anlatımındaki durulukla büyüleyen, tam onikiden vuran, muhteşem şair, yazar. bana da acaba beni tanıyor mu paranoyaları yaşatmıştır. ayrıca, evet, onların bir erkeğe yazıldığını öğrendiğimde ben de hayal kırıklığı yaşadım.
Bu site içerisinde yer alan bütün yazılar
tamamıyla doğru değildir, gerçeklikten çok ama çok uzaktır, hayal ürünüdür.
hukuki gereklilikler haricinde yazarlarımızın kişisel bilgileri üçüncü
şahıslarla hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. yazarlar otomatikman girilerinin
telif haklarını fatih sultan mehmet han a devretmiş sayılırlar bu yüzden pilot
olma durumunda girilerinizin silinmesini talep edemez, etsenizde sonuç
alamazsınız. "silmez isen ..." tarzında ifadelerde bize sökmez. zaten siliyoruz. İçeriğimizin bir
kısmı 18 yaş altındakilerin gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebileceğinden
sakıncalı olmakla beraber, kendimi olgun hissediyorum tarzındaki söylemlerden
hoşlanmayız, yalan yanlış bilgi verenler; sorumluluklarını kendileri almış
sayılırlar. Klinik deneylerce de sözlüğün bağımlılık yarattığı ortaya çıkarılmıştır. | sitemap