"- alooo, kiminle görüşüyoruz?
- ben mustafa.
- n'aber lan mustafa?
- ??????
- nerden arıyorsun bizi mustafa?
- şişli'den...
- ne iş yapıyorsun lan mustafa?
- belediye başkanıyım"
seda sayan, sabah programında canlı bağlantı yapıyor... *
29 ekim'de vizyona girecek olan filmdir. şöyle ki ; bu film atatürk'ün hayatı üzerine yapılmıştır ve 120 filminde olduğu gibi reklamı fazla yapılamamaktadır ve bu film bünyemce gişe rekoru kırmaktadır..
29 ekimde 'mustafa' filmi gösterime girecek.hepimiz biliyoruz ki,daha önce recep ivedik,gora,kurtlar vadisi tarzı filmler pek çok rekor kırdı ne yazıkki 120 filminde aynısını yaşayamadık.uzun zamandır biz kaç kişiyiz diyoruz.bu filmin rekoruyla belki bunu göstermemiz mümkün olur.gördüğüm kadarıyla filmin pek reklamı da yapılmamakta.atamızın ölmediğini hala yaşadığını,kaç kişi olduğumuzu göstermek için büyük bir fırsat.he kaç kişi izler o konuda gerçekten hiçbir fikrim yok.
hz muhammed'in diğer ismidir. ayrıca türkiye'de en yaygın kullanılan isimlerin başında gelir.
mustafa denince akla gelenler şimdilik böyle.
en azından 29 ekim'e kadar. peki ya 29 ekimde değişen ne olacak?
önderimiz mustafa kemal atatürk'ün hayatını konu alan ''mustafa'' filmi vizyona girecek. bekliyoruz.
cumhurbaşkanı olduğunda abdullah gül'ü, gül suyu ile yıkayıp parlatan, hacılayan, miss gibi yapan bir can dündar var işin arkasında. çok meraklandım şimdi.i nsan para kazanmak için kişiliğinden ne kadar vazgeçebilir. evet bunu merak ediyorum işte.
ilk gün gidebilmek için, biletleri satışa çıkar çıkmaz gişenin önünde biteceğim belgeseldir. fragmanları bile insanı duygulandırmaya yettiğine göre kendisi büyük merak uyandırmaktadır. takdire şayandır.*
mustafa filmini abartmamak gerekmektedir. filmin handikapları; evvelen bir belgesel olmasıdır, belgesel olmasından dolayıdır ki türk insanının sinema kültürü tarafından kabul edilmiş kurtlar vadisi ve recep ivedik gibi bir alt yapıya sahip olmadığından dolayı bunun karşısındaki görüşler hem şovenistliğe kaçacağından dolayı bunun tam tersini düşünmek mümkün değildir.türkiye deki sinema seyircisi belgesel tarzında filmlere ve bunun üzerine, bir de iki gün sonra televizyonlarda izlenecek filmlere, gitmeyi tercih etmediğini "her yerde söylediğim" gibi herkes de bunu söyleyebilir ve bu dezavantajını kabul edebilir. gönül ister ki toplum tarafından kabul edilmiş kendi tarihimizin olaylarını ve kişilerini kendilerine yakışır bir tarzda ekrana getirelim ama can dündar ın bu belgeselinde bunu "evet biz bugüne kadar atamızın filmini layıkıyla çekemedik ama buyrun bunu ısıtın yiyin" tarzında sunması eleştirilmelidir."mustafa, işte bu ihtiyaca cevaben hazırlandı" diyor can dündar, bunu sırf atatürk var olum atamız babamız tarzında bir şovenist ruhla kabul edip, belgeseli "filmi değil" övmekle eleştirmekle, atatürk ü övmenin eleştirmenin ayrı şeyler olduğunu bilmeden ve iple çöpü birbirine karıştırıp ötekileştirmenin hem yersizliği hem de konuyla alakası bulunmadığı gayet açıktır.
öncelikle film değildir. belgeseldir. bir yapıtın film olması için gereken özelliklerin tamamını barındırmaz.
mustafa kemal atatürk ve kurtuluş savaşı ve de dönemin devrimleri hakkında sayısız kitap yazıldı, sayısız belgesel çekildi. sayısız dizi yapıldı. pekiyi bu üç öğe için kaç film çekildi? cevap:1. o da trt'nin ilkokul müsameresi tadındaki cumhuriyet'i. yönetmenlik alanında çok ciddi bir başarısı olmayan ziya öztan'ın eline sürüyle para verilerek çekilen film, milli duyguları kabartmaktan öteye bir işe yaramadı ki zaten dönem hakkında filmi ben çeksem onda bile kabarırdı kabarmaya hazır duygular.
pekiyi neden mustafa, bu ülkede belgesel değil de film değeri görüyor? neden bu sözlükte bile tanımlamanın sonunda filmdir deniliyor? sebebi basit; bu ülkede sinema hep sevildi ama hiç bilinmedi. bu yalnızca sinema için değil tv yapımları için de geçerli olan bir durum. alın size sırlar dünyası (aklıma hep harry potter geliyor bu ismi duyunca) dindar-dinci izleyiciler bayılıyor. ama bu ve benzeri bütün yapımlar birbirinden beter. ama fikriyat şu ki; allah desin yeter. ya da mafyatik dünyaya gizli veya aleni hayranlık duyanların masterpiece'i kurtlar vadisi. baştan sona bir yapım rezaleti. ama vatan millet bir de sakarya dedin mi beğeniliyor. cumhuriyet filmi de bu yolun yolcusuydu maalesef.
peki bu ülkenin sinemaseverleri şöyle adam gibi bir atatürk-kurtuluş-devrimler filmi çekemeyecek mi? cevabı için önce iki film örneği vereyim: ilki richard attenborough'un gandhi'si. oscar yağmuruna tutuldu, ben kingsley'i meşhur etti ve alkışlar eşliğinde izlendi. hindistan'ın kahramanını ingiliz yönetmen amerikan olanaklarıyla çekmişti. diğer örnek bizzat amerika'dan: lincoln. abraham lincoln hakkında dört başı mamur kaç film çekildi? el cevap: 0. peki, çekilecek mi? evet, hem de spielberg çekiyor ve 2010'a yetişecek gibi.
bu ülkeden nice yönetmen geldi geçti şu işi hala halledemediler. dönem filmi çekmenin eline kitabı alıp dönemi anlatmak olmadığını hala algılayamadılar. e o zaman turkcell bi zahmet sponsor olsun da spielberg'i getirsin. lakin, ne hacet. o da yobazdan korkar olmuş.