uyumak yarı ölümdür bu yüzden herşeyi ve herkesi unutursunuz. mutsuzken yaşamı devam ettirme isteği çok zayıftır yapılabilecek ya ölüm yada yarı ölümdür.
mutsuzken insanın uyuyası gelir.belki de sıkıntılardan bir nebze olsun uzaklaşabilmek için.
lakin uyanınca gerçekler tokat gibi yüzünüze vurur.
bu durumda huzur sadece uykuda yakalandığı için bi türlü yataktan çıkmak istemez insanın canı.
yastıkta bir damla gözyaşı, yüreğin kanayan, beynin kaos.
uyumak ve hiç uyanmamak dileğin.
sonra düşlerle gelen bilinçaltı boşaltımı, kara bir kuyuya düşüş.
zamanı yitirmek ve birgün uyanış.
bu da gelir, bu da geçer...burukta olsa gülümse kardeş.
bünyenin kendini korumak adına geliştirdiği , bir nevi gerçeklerden kaçış şeklidir.bünye bunu siz istemeseniz de gerçekleştirir.nasıl bir hormon salgılanışıysa o artık,günde 17 saat uyusanız da hala uykunuz vardır.
kapattın televizyonu bilgisayarı yatağa girdin karanlık odanda.. yorganı üstüne çektin ve işte başlıyor.. gözlerini tavana diktin, tavanda onun gözleri, olmadı böyle yan dön, döndün duvarda onun gülüşü gene olmadı.. kapattın gözlerini gene o.. kaçışın yok.. üzülüyorsun hatta ağlıyorsun belki de.. saatler geçiyor az kaldı güneşin doğmasına o hala aklında.. uyudun bi şekilde.. sabah oldu uyandın.. açtın gözlerini gene onun gözleri.. zor da olsa onla biten gecenin sabahında gene o.. kaçışın yok...
gerçeklerle yüzleşmekten kaçmaktır mutsuzken uyumak.ama unutulmamalıdır ki mutsuz olarak uyunan her uykunun sabahında hüzün bekler insanı yine.sabah ola hayrola demiş atalarımız.gerçeklerden kaçarak,gerçeklerle yüzleşmiyerek,mücadele etmek yerine en kolay olanı yaparak,uyuyarak gelen sabahın hayır neresinde olabilir ki?