remember that night,
the warmth and the laughter
candles burn...
though the church was deserted
at dawn we went down through empty streets to the harbour
dreamers may leave ...but were here everafter...
da da da da da....
let the night surround you
were half way to the stars,
ebb and flow
let it grow..... feel the warmth beside you...
david gilmour'un 24 yıl aradan sonra çıkmış üçüncü solo albümü.. Çıkış tarihi üstadın 60. doğum gününe tekabül eder:26 mart 2006. albüm gelmeden günlerce önce her gün zihniye gidip küçük emrah bakışlarıyla "geldi mi abi geldi mi" diye sorardım. ve bir gün oldu , çıktı, alındı.. pink floyd'un albüm yapmayacağını biliyoruz ve bu yüzden her albüm çok değerli.. roger'ın (°bkz: Ça ira)'sı, david'in on an island'ı üstüste geldi ve bütün floydianlar bir efsaneyi bir yerlerden yakalamanın haklı gururunu yaşadılar. hala inanamıyorum ben "david gilmour'un yeni albümünün çıkmasını bekledim"
pink floyd hasretinizi kesinlikle bir nebze giderecek albümdür ve floyd arşivinde tepede bir yerlerde durması gereken cinstendir. castellorizon başladığı anda o orkestrasyon sizi yükseltir de yükseltir.. sizi bir endişe kaplar david hadi yap şunu! o ilk bend'i duyduğunuz anda gözleriniz dolar , yükselirsiniz. mutlaka alın bu albümü. Çocuklarınız sizden hesap sorar.
ayrıca david gilmour'un saksafon ve "ege sularında cümbüş" çaldığı yegane albümdür. pink floyd hastasıyım diyen kardeşlerimin ilgisizliğini anlayamadığım albümdür, nitekim "high hopes"u seven insan evladı bu albümü de sevecektir.. bir müzikmarkette "indirim" bölümünde gördüğümde tüm türk floydianlardan da nefret ettiğim albümdür.. ya bir bok anlamıyoruz ya nitelikli adam çok az.. ben anlamadım.