ayırt etme gücüne haiz olsa da henüz on sekiz yaşını doldurmamış küçücük küçücük içi dolu turşucuk kişilerin -ki bu küçüklük hukukendir; yoksa eşek kadar adamlar işte- sonunun ne olacağını bilmeden etrafındaki herkese ayar vermesi sonucu başına geleceklerden babasının veya annesinin * sorumlu olduğunu bilmez, bilir mi, bilirse iyidir. bilmiyorsan öğren.
bu küçük* bir insana ayar vereyim derken haddini biraz aşar ve kişisel hakları ihlal derse, işte o kişi bu kişiye tazminat davası açabilir. sen misin bana bir boktan anlamayan sünepe diyen bağırışları altında bu kişiden zararının tazminini isteyebilir, haklı da yani, ben savunurum bu kişiyi. yok efendim o daha küçük, yok efendim bilememiştir ablası/abisi diye bir şey yok, dil pabuç kadar maşallah. eh işte bu tazminat davası aynen bu kişinin yasal temsilcisine aktarılır, yani bizim küçük yırtar, olan yine babaya anneye olur. peki ne yapmak lazımmış, biraz daha dikkatli olmak lazımmış, +18 oluncaya kadar beklemek lazımmış. babalar anneler üzülmesin, maksat o.
bu yazı öyle birden esti valla, inanmazsan moradoya sor.
haha.