bugün vizyona girmiş filmdir.filmdeki bir yerlerden esinlenme değişik bişeyler yapma kaygısı gayet ortadadır marjinallik olsun diye herşey sonuçsuzdur haluk bilginer olmasa çekilmez diye düşündüğüm filmdir ama denemedir arşivde bu da olsun.
sürekli beklenmeyen olayların olduğu, bazı sözlerin söylenmese de farketmeyeceğini anlatmak için onun yerine alakasız diyalogların da kullanıldığı, şiddet içeren film..
dün akşam izlediğim film. konu pek sarmasa da, bir türk filminde ilk defa gördüğüm çekim ve anlatım teknikleri yüzünden beğendiğimi söyleyebilirim. pek çok mantık hatası var filmde. haluk bilginer in oyunculuğuna ise diyecek yok, 10 numara.
dün gece sözlüğe yazmak üzere gidip izlediğim, gerçekten seyirciye beklenmedik şeyler yaşatan, seyirciye kendisini akıllı hissettrimeye çalışan bir film. başarılı denebilir ama çok karmaşık. karmaşası da aslında olayı çözme yetisine sahip seyirci yaratma amaçlıyor. olayların sadece göründüğü gerçekliğinin ardında başka şeylerin olduğunu anlatan, aynı sahne üç kere farklı replikle çekilmiş ve burada da insanların doğruyu anlatırken kendi seçimleriyle anlattıkları, davranışın ardında başka bir doğru daha vardır anlayışını gösteren bir sahneydi. güzel filmdi. Özgü namal ve haluk bilginer insanı delirtecek seviyede iyi oynamışlar.
aşmış polis insanı musa rami rolündeki haluk bilginer eski suçlulardan birinden silah alacaktır. "temiz mi bunlar" diye sorar, "ne diyorum sana ya, yeni doğmuş bir orospu çocuğu kadar" şeklinde cevap alınır, yarılır. haluk bilginer`in oyunculuğuna diyecek laf kesinlikte yoktur. filmin sonunda bu da neydi şimdi dense de soundtrack oldukça hoştur. çekimler açısından gerçekten ilginçtir. gidilip görülebilir...
fragmanına ve gazetedeki sinema sayfalarında okuduğumuz konusuna aldanıp kupkuru bir trajedi zanneden insanlarımızın izledikten sonra onur ünlünün alnından öpmek istediği film. "sonunda türkiyede de değişik bir şeyler yapıldı şükür yarabbim!" dedirten, haluk bilginer`in beklendiği üzere olağanüstünün üstünde rol kestiği film.***
türk sinemasını kapasitesini aşan filmdir.abzürtecem *diye saçmalandığı yerler vardır ama yinede siktrr lan dedirterek izleten filmdir. aşktan kamburlaşan bir adam var mıdır? haluk bilginer kambur oynarsa evet vardır kesin!bir adam ancak bu kadar inandırır oynadığı karakterin gerçekliğine. piknik yaparken birden başlayan bir koreografi vardır ki...bu film izlenmeli. en basit yöntemleri kullanarak en temizinden film böyle yapılır. (haluk bilginerin ağlayarak araba kullanıyor bir yerde.bu ne abi türk filmi geyiği diyorsun önce,sonra kamera yükseliyor kendi kendine göt oluyorsun,araba hareket etmiyor.haluk direksiyonu bırakıp ağlamaya devam ediyor.böyle bir göndermede vardır filmde.gerekli mi ki o ayrı?!)
başarılı bir polis memurunun hayatının nasıl karardığını anlatan bir türk filmi. dram ve aşk üzerine kurulmuş. film müziğini ceza yapmıştır. izlenilmesi gereken türk filmlerindendir.
bi sahnesinde musa bey adamın tekinin yanından ayrılır ve evine doğru gider. eve girer ve o adamın kafasını masanın üstünde görür. o anki yüz ifadesi, mimikleri ve ses tonu haluk bilginer'in oyunculuğunu anlatmaya yeteridir. ayrıca çekimi çok kaliteli bi filmdir.
..herhangi bir park herhangi bir zaman dilimi..
bu güzel ortamında etkisiyle tüm pozitif elektriği içine çekmiş olan polis parkta gezinmekte. karsşıda kum oynayan bir çocuk görür, polisimiz o kadar sinirden stresten arınmıştır ki çocuğu kendi çocuğu gibi sever.
polis: ah be güzel evladım oyna oyna ama böle bak üstü kirletme. du şu kumları sirkeliyim, ne yapıyosun sen bakim ?
çocuk: su koyuyorummm, kum koyuyorumm, bok katıyorum polis yapıyorum
aniden mutlu tablo birden dağılır, uykudan uyanır dev ve
polis: a.q. piçine bak ! lan serefsız baska bı sey yap
ertesi gün polis önceki günü adeta copy paste yapmıştır. yine aynı çocuğu görür. dünden hazırlıklı olan polis koşar adımlarla çocuğun yanına gelir
polis: ne yapıyon lan ?
çocuk: asker yapıyorum
polis: haaa nasıl yapıyon anlat bakam ?
çocuk: kum koyuyorum su katıyorum asker oluyo.
polis: niye bok koymuyorsun ?
çocuk: bok koyunca polis oluyo....
başındaki intihar sahnesiyle şok eden, sonunda musa rami *ve funda*arasında geçen kadir inanır tarzı seviyoruum deee yalan söylüyosuuun diyaloğuyla öeehhh dedirten ve berbat bi sona sahip yine de ilginç bir film.
askerden farklı olarak iktidarın tutumuna göre davranış değiştiren kolluk kuvvetidir. iktidar olununca "ilk kadrolaşılacak yer"dir ve haliyle gelen iktidarın reflekslerine göre tepki verirler. asker ise sabit görüşlüdür, statükodur.