glam, hard, soft, 80's, garage gibi bir çok alt dalı olan, birçok akıma öncülük etmiş, blues efsanesinden etkilenmiş, damgasını vurduğu dönemdeki gruplarıyla hala sevenleri tarafından sahip çıkılan, 80'li yıllardaki örneklerini duydukça hala gaza getiren, çıldırtan sert bir duruş.
keşfedilmesi gereken gizem, ulaşılması gereken zirve, anlaşılması gereken felsefe, dışa vurulması gereken öfke, yaşanması gereken aşk, yaşam biçimi, bir sihir
bir müzik türüdür.genellikle elektrikli gitar,davul,bas gitar yardımıyla, bağıra çağıra ve kafa bacak sallayarak icra edilir.kamuoyundaki genel kanının aksine kıvırcık,bele kadar gelen saçlara; uzunca ve ağzın dışında ikamet eden bir dile ve siyah tişörtlere ihtiyaç yoktur.bürokratlar, politikacılar, makam mevki sahibi insanlar ve üniformalılar için ayıplanacak tuhaf birşeydi.şimdi o kadar değil.hiçbir anne baba çocuğunun garip kılıklar içerisinde bu müziğe deli olmasını istemez.işin tuhafı, bu müziğe deli olanlar da genellikle anne baba statüsünü kazandıktan sonra çocuklarının bu müziğe deli olmasına deli olurlar.*
kelime anlamı taş demektir. ama "rock n roll" diye söylendiği zaman bir müzik tarzından bahsedilir. ingilizce deyimler işte. bir de bu rock n roll'un kurucusu olarak (ara: elvis presley) falan diyenler var, kimisi (ara: beatles) der, kimisi de serseri der. ama bence kim ne derse desin "rock n roll" tarzı müzik yapan en iyi grup bon jovi'nin grubudur. (ara: van halen) (ara: u2) bunlar da iyi ama bon jovi en iyidir. birde tr'de rock n roll tarzı müzik yapanlar arasında en iyisi ise (ara: şebnem ferah)dır.
bir de nirvana diye süper bir rock grubu vardı, ama adamlar kafayı yemişti, bir şarkısında "rape me, rape me" diye bağırıyordu. (°bkz: hem dindar hem rockçı)
insan aklına en büyük saygıyı duyan bu müzik "dinlenmez", bu tamamen his meselesidir, hissedilir. ruha verilir, ruh beslenir. yani bu müzik ruhun müziğidir.