1. insanın, bir başka insana karşı hissettiği pozitif duyguya verilen ad... varlığı ile mutlu eden, yokluğu ile öldüren, aşkın arkadaşı, nefretin kabusu, bulunduğunda yitirilmemesi gereken his... kimi zaman gözyaşı...
japon düşünür masumi toyotome ye göre 3 tür sevgi vardır:
1) eğer türü sevgi : belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgi.
2) çünkü türü sevgi : kişi; bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır.
3) rağmen türü sevgi : kişi bir şey olduğu için değil, bir şey olmasına rağmen sevilir. yüreklerin en çok susadığı sevgi budur.
belki içimizdeki azlığından, belki de kelimelerle anlatmanın imkansızlığından hakkında bu kadar az yazı yazılmış duygu.kelimelerin sıraya girdiği cümlelerde anlatılmaya çalışılan, yapısal farklılık gösteren, garip bir duygudur. her duyu organına hitap edebilecek kadar somut, bir o kadar da soyuttur. şarkılar anlatır bazen, bazen gözler, bazen sadece bir temas. iki cümle, bir hareket, bir jest... anlatmaktan çok anlamak gerekir. anlaşılmaya en yaraşır duygudur.
sev(mek) kökünden geldiği sanılan, oysa ki içerinin en ücra köşesinden, kalpten gelen histir. gözlere, sese, gönüle en yakışandır...
herkesin kendince tanımladığı, adamı güldüren, yeri geldi mi öldürendir... kişiye aittir ama herkesindir... gariptir kısaca...
aynadaki ben gibi sanardım onu, ben yaklaşırsam o da yaklaşır...
ben yaklaştım, o durdu. o durdu, ben de durdum.
kaybettim ardından, aradım sokaklarca.
gördüm köşesinde sokağın, gitsem giderdim.
gidemedim; duruyordu...
kime duyulduğunada bağlıdır sevgi.en önemlisi abla sevgisidir bence.herşeyden öte herkesten üstündür.o sizin kalbinizde değildir.o sizin kalbinizdir.sevgidir sizi birbirinize bağlayan.
elektrik-hoşlanma-aşk-sevgi-alışkanlık sıralamasının en uzun süren dönemi..o döneme giren bir ilişki artık kolay kolay yıkılmaz.insanı insan olduğu için özümseme eylemi.
bir dağ tırmanışı gibi; taşlı, engebeli ve zordur yolu ama bir kere ipucu buldunuz mu peşinden gitmek gerekir. sıcaklığı el yakmayan ateş gibidir, sizi içine almaya çalıştığında teslim olmamak gerekir. çünkü; o sahte ateşten yükselen duman boğar ve inletir sizi. kurduğu kelime oyunları sizi uzaklara götürebilir ve sanki kimse yokken eve giren hırsız gibi iz bırakmadan hayallerinizi darmadağın edebilir ama konuşmaya çalışırsa da izin vermek gerekir. sözleri kah çarpan olur sizi çoğaltır kah kesir olur sizi böler. meyve vermenizi isteyen de o dur, budanmanızı isteyende o. yukarı çıkmaya çalıştığınızda tutunduğunuz son basamak da, aşağı inmeye çalıştığınızda görmeden attığınız son adım da ayakta durabilmenizi sağlayan hep ona aittir.bir fasülyenin ipi sarışı gibi sevgi de sizi kendisine sarar.hayata ilk çığlığınızı attığınız gibi tekrar o hale varmanız için sizi soymaya çalışır. mayanın tutması için sizi ezer,yoğurur. hamlıktan kurtulduğunuz zaman sizi alır ilahi fırınlara atar ve yaşamın bir parçası olabilmeniz için sizi kavurur. sevgi bunların hepsini yapacak güçtedir yeter ki insan kendi kalbinin derinliklerine bir seyahat etsin, kendi keşif yolculuğuna çıksın. ne sana bir şey katar ne de kendine bir şey ayırır, kendisinden başka kendisine bir şey verilmesini istemez. o yüzden kendi dışındaki şeylere sahip değildir ve bu yüzden ne de kendisine sahip olunabilir; çünkü sevgi kendini yeniler ve kendi kendine yeterlidir.bir rüzgar gülünü üfürerek yönlendirebilirsiniz ama sevgiye yön vereceğinizi düşünmeyin, eğer o sizi yeterli görmüşse kendi yönünü kendisinin çizmesini size fısıldayacaktır. tek bir arzusu vardır kendi kendine şad olmak. ona kapılmışsanız ve tutkularınız olsun istiyorsanız suyun içine atılan buz gibi önce erimek olsun gayeniz sonra duygusal davranışların getireceği acıları yaşamak için karışmak olsun amacınız ve tutkunuz kendi sevgi anlayışınızla kendinizi yok etmek olsun. ket vurmayın düşlerinize ve isteklerinize. tutkunuz, sabah uyandığınızda size bakan bir çift göz görüp sevgiyle güne başladığınıza şükretmek olsun. tutkunuz, vakit öğleye gelince sizi arayan sevginin sesine karşı heyecan duymak olsun. tutkunuz, gün akşama dönerken sizinde sevgiye dönmenizi anlatan bir tablo olsun. ve çizdiğiniz kağıtta geceye hayat verirken mavi düşlerinizi de katın yarına ve sevgilinin dudaklarına, sakladığınız kırmızı boyalarınızla onu yücelten bir şarkı kondurun ve bu şarkı da dans edin ve eğlenmeye çalışın ama ikinizde şu dünyada yalnızsınız amacınız sevgi ise sadece sevmek olsun ve sevginin üzerine aidiyetinizi koymayın, bırakın bu birbirine bakan yalnızlıkta, yüreğinizin sahillerinde, gelgit gibi boşlukları dolduran bir deniz olsun sevgi.