içine cektiginde bir tişörtünden, hep gözlerinin ıslanmasına yol acandır. en cok özlenen ve bazen en cok ihtiyac olunandır. hasrete inat arada bir duyulup, yazılan kadere lanetler etmektir, senin oldugu icin de tesekkür etmektir.
anne kokusundan sonra en çok sevilen kokudur. alışkanlık daha doğrusu bağımlılık yaratan kokudur. kimi zaman baş döndürücüdür kimi zaman denizin üzerinden esen hafif bir rüzgar gibi içe çekilesidir.
özlenenlerin içinde en çok koyandır.
yüzünü görmeyi özlersiniz, iyi kötü bir fotoğraf ya da video görüntüsü ya da webcamle kurulacak olan bir irtibat avutur sizi..
sesini duymayı özlersiniz..mekanik de olsa telefon ya da internette yapılacak olan sesli konuşmalar vardır teselli eder..
ama kokusu öyle değildir..
kokusunu asla duyamayacaksınızdır kavuşana dek..
uzaklardadır, ne saçına dokunabilirsiniz ne kokusunu içinize çekebilirsiniz..
her güzel koku size onu hatırlatır ama o değildir..
söversiniz ayrılığa, mesafeye..
sövdüğünüzle kalır..
keskin bir ter kokusunun aşık adama gül kokusu gibi gelmesi olayıdır. aşk bitince uyuşmuş bütün sensörlerle beraber koku sensörleri de devreye girer ve zavallı aşık adam beraber olduğu aylar hatta yıllar boyunca ter koklayıp o kokuya ulvi anlamlar yüklediğini anlar. ve hiçte öyle olmadığını görünce ,'' hay ben bu dünyanın mnakyaym'' demesiyle hede son bulur.
öyle bir şeydir ki gece sweetiyle yatmanıza sebep olur.yanınaza almadığınızda kabusla uyanırsınız.anneniz çaktığında ablanıza "burcu ben anlamıyorum neden onun tişöertüyle yatıyor * "der.huzurlu bir uyku için birebir.
sevgili insan ne kadar güzel koktuğunu bilmeden hayatını sürdürürken siz bu kokusuz nasıl yaşayacağınızı * düşünüyor olabilirsiniz. aşık olunan koku sevgilinin parfüm kokusu değil, kendi mükemmel ten kokusudur.
en güzel kokulardan biridir. bu yüzden sevgilisinin parfümünü özleyen, yastığına sıkıp sıkıp koklayan sevgiliye uyuz olurum. çiçeğin, böceğin kokusu kendi doğasında güzeldir. çiçek kokusunu insan neden kendi üstüne başına sıkar ki? insanın kendi kokusu zaten harika bir duyu nesnesidir.