iç anadolunun dogusunda bir garip zavallı sehircik.
tarih boyunca muhtelif sanssızlıklarla karsı karsıya kalmıs yanmıs, yakılmıs ama yıkılmamıs her zaman büyük her zaman güclü kalan ancak yakın zamanda sacma bir önyargı,yanlıs anlasılma yüzünden adı lekelenmis memleketim.
herseye ragmen sokaga cıktıgımda korkusuzca sokaklarında yürüdügüm, icten insanlarına sonsuz güvendiğim, ayrı kalsamda
cocuk tarafımı orda bıraktıgım,temiz, pak oyun parkım.
nedendir bilinmez ilkokuldan beri en yakın arkadaslarımın memleketi olan sehir. ayrıca istanbula en çok goc veren anadolu sehri olma ozelliginide tasıyan sehir.
veysel'i dinlersen ilk sevdanı bulursun
kara toprağı,sivas'ın koynunda
kekik kokusu gelir burnuna
içinde anadolu olan her lafta
bir memleket yangını peydah olur
bir kara sevda;
deniz bilmez her çocuğun bağrında...
Çokca hasret, dinmek bilmez gözyaşı
ve ad bulur umutlar samimi her duada...