"türkiye'de faşizm vardır" cümlesinin yalan olduğunu en baştan ilan etmeden, bu konuda farklı görüşlerin de olabileceğini düşünerek sözlüğe taşınabilecek* önerme.
*yalan olan şey türkiye'nin faşizmle yönetildiğidir. yoksa türkiye'yi araştırsan, faşizmin farklı tezahürleriyle karşılaşırsın. bu da faşizmin varlığını kanıtlamaya *yeterlidir.
(°bkz: türkiye de faşizm vardır yalanı)
türkiyede faşizm varsa sendikalar nasıl çalışıyor , sınıf hareketlerin paritleri nasıl işliyor, temel hak ve özgürlükleri koruyan dernekler nasıl gelişiyor, resmi ideolojiye yüklenen hareketler nasıl yayın organlarını rahatça yaybiliyor gibi gibi.. türkiye kemalist burjuva devrimiyle yönetilir. bu kemalist burjuvazi muhafazakar, şovenist ve sermayecidir. emperyalizme göbekten bağlı olan bir tc dir. ve biz türkiyede faşizm vardır diyemeyiz . daha ayrıntılı bilgi için dimitrovun faşizime karşı birlikli cephesine bakın. türkiyede açık açık söylüyorum burjuva demokrasisine yedeklenmiş ve gereği gelince kullanılan faşizm vardır. ama açıktan bir faşizm yoktur olamaz. olmaz çünkü örnekler bize bunu gösterir. türkiyede burjuvaziyi rahatsız edilince dünyanın her yerindeki kapital ülkeler gibi kullanılan gerici faşist ideolojiler harekete geçirilir. 1980 darbesi ve mhp kontregerillası gibi.. sonuç olarak türkiyede burjuva demokrasisine yedeklenmiş bir faşizm vardır.
doğru olan önermedir. bugün parlamentonun yetkileri yargı tarafından gaspediliyorsa, türkiye de toplam oy oranı %50 olan iki parti kapatılıyorsa, sendikalara 1 mayısta taksimde miting yaptırılmıyorsa, temel hak ve özgürlükleri korumaya çalışan dernekler bir bir kapatalıyorsa, hala sosyalistler, dindarlar, tiplerine bakılıp gözaltına alınıyorsa; türkiye de faşizm vardır. tabi ordunun ve statükonun kanatları altına girmiş, derin devletle, ergenekonla bağlantıları ifşa edilmiş bir takım gruplar ve kişiler olmadığını iddia edecektir.ama bunlara prim verilmemelidir.
doğru bir önermedir. zaten dünyada faşizm olmayan bir ülke yoktur. fakat türkiyede etkin yapı olarak faşizm geçerli değildir. burda ufak bir kavram kargaşası var. onu düzeltmek lazım. tabiki her toplumda radikal kesimler, faşist eğilimli gruplar vardır. aslına bakarsanız bu uç düşüncelerin bir ülkenin ideoloji havuzunda yer alması kötü birşey de değildir. yeterki kontrol altında tutulabilsinler.
daha iddianamesi bile hazırlanmamışken insanların "ergenekon"cu diye hapse atıldığı bir ülkede evet faşizm vardır. akp önce kapatılıp sonra iddianame hazırlansaydı ne olurdu. ki bu vakti zamanında yüzüncü yıl üniversitesi rektörü yücel aşkına yapılmıştı. iddianame olmadan hapse atılmış ve sonra dava düşmüştü. (°bkz: balık hafızası). bu ülkedeki faşist uygulamalara sadece tek bir örnektir. hepsini yazmaya vakit yetmez.
peşinen edit: ergenekoncu değilim. darbeci hiç değilim. 1980 darbesinin aileme ve dolayısıyla bana yaşattıklarını ben bilirim.
27 mayıs'ta adnan menderesi ve iki bakanını yargılayan yargıçın sizi buraya tıkanlar böyle istiyor dediği bir ülkede faşizm vardır. 12 mart'ta zenith süleyman ve yoldaşlarının üç üç üç sloganlarıyla, deniz gezmiş ve arkadaşlarını astığı bir ülkede faşizm vardır. 12 eylül de memleketin anasını ağlatan kendinden mülhem netekim paşanın halen yargılanmadığı bir ülkede faşizm vardır. 28 şubat'ta postmodern darbe yapılan bir ülkede, milletin emeklerinin hortumlandığı bir ülkede faşizm vardır. daha bir sene önce askern çıkıp e-muhtıra verdiği, hemen dün danıştay'ın yargıtay'ın ve üak'ın meclisin yetkilerinin gaspedilmesini isteyen muhtıralarının yayınlandığı bir ülkede faşizm vardır. suç kanıtlarıyla yakalanan kişilerin iddianame beklenmeden hapse atılmasının kanunlarda yazdığı bir ülkede kafa karıştırmaya çalışanların olduğunu, darbecilere, derin devletcilere dün karşı çıkanların bugün çıkarlarıyla uyuştuğu için destek verdiğini görüyorsanız, bu ülkede faşizm vardır.
kanıtları kendi bulmuş, soruşturmayı kendi yürütüyormuş gibi körü körüne birşeyler savunanların olduğu bir ülkede faşizm vardır. anayasayi ve kanunlardaki açıkları kollayıp, onu uzlaşmayla değiştirerek değil de "arka kapıdan dolaşan" kötü niyetlilerin olduğu bir ülkede faşizm vardır. derin devlete ve darbecilere bayrak açmış, yıllardan beri ona karşı çıkanları şimdi onlardan gibi göstermek isteyenlerin olduğu bir ülkede faşizm vardır. uzun yıllardan beri süregelen bu baskıların etkisini maalesef bazı yazarlarımız üzerinde görebilirsiniz.
darbe ve derin devlet karşıtı olduğunu söyleyip ağır çekim darbeye, muhtıralara, derin devlete ve ergenekon a tek laf yazamayan yazarların olduğu bir ülkede faşizm vardır.
okumayi bilmeden yazanların olduğu bir ülkede faşizm vardır. insanların bir sözlükte bir konuyla ilgili karşı veya yandaş olarak yazmadıklarından (yazamadıklarından değil) dolayı etiketlendiği bir ülkede faşizm vardır.
insanların laf sokma yarışında olduğu , birbirimize düşman edildiğimiz yerde faşizm vardır. Önemli olan herkesin samimi olması , sırf taraf olma uğruna yanlışları savunmamamız gerektiğini anlamaktır. darbe özlemi duyulan şey değildir , insanları asarak öldürmek hele hiç değildir. yanlış olan şey yanlıştır. darağacağına giden bir insana tükürmek , çelme takmak yanlıştır. bunları görmemek için salak olmak gerekir. 80 darbesinin ılımlı islamı başlatmak , komünist akımları susturmak için olduğunu bilmeyen duymayan mı vardır? keşke sokaklarda insanları birbirinin kafasına sıkmasaydı da, darbeci subayların cia'in eline bu koz verilmeseydi. solcular ve sağcılar neden silahlandı? aslında tek dertleri bu ülke olan insanlar nasıl bu kadar kolay ayrıştı ve birbirine ateş etti ? bunların sorgulanması gerekir. eğer bir tarafsak , neden taraf olduğumuz şeyin yanlışlarını (hem de tonla) sorgulamıyoruz , sorgulatmıyoruz ? deniz gezmiş ve birçok insan yıllarca öcü gibi anlatıldı gösterildi. halbuki alakası yoktu. emperyalizm karşıtı olduğunu düşündüğüm insanlara samimi olarak soruyorum . neden tek derdimiz yargıçlar, askerler vs..? onlar da derdimiz olsun ama heryerden de kuşatılıyoruz bir yandan , bunun hiç önemi yok mu? yoksa sadece lafta emperyalizm karşıtı mıyız?
20 yy'ın bakış açısı ile düşünüldüğünde aslında var olmayan şeyler kervanına üye olan önerme...
ama durup bi silkelenmek lazım. yahu biz kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz, dünya'da neler olup bitiyor sorularını sorup düşünmeli ve artık dimitrof yerine zizek, chomsky okumalı... ***
beri yandan faşizmi kapitalizmin en şovenist en militarist ve en bilumum gerekli şeyi olarak tanımlarsak, neden olmasın evet türkiye'de kabuk değiştirmiş faşizm vardır.