sevipte söyleyemediğim şarkılar var,
bir dizesini asla hatırlayamadığım şiirler,
keşke, keşke o ben olsaydım dediğim
hikaye kadınları,
düşlerim var
uyandığımda yanlızca başını hatırladıgım
ve asla sonuna kadar görmeyi beceremediğim,
bir adam var düşümde, tam dokunacakken uyandırıldığım
bir adam.
sonumuzun ne olacağını hiç öğrenemediğim
düşümde bir adam var. benim mi bilemediğim
bir adam var diyorum, düşünüp düşümden ayrı kaldıgım..
beynim bazı şeyleri ilintilendirmeyi pek sever. bu şarkı bana bana büklüm büklüm ve deli mavi yi hatırlatıyor. çocukluk yılları işte... o dönemin en sevmediğim şarkılarının gelecekte gençliğimde haşırdatan yaralar bırakabilceğini kim bilirdi? valla ben bilmezdim şimdi yazdım-oynadım. gayetten de palavra dır inanmayın, ayrıca 14 yaşında tripkar kız müziğidir ben sevmem, çocukken de sevmezdim zaten.
adam şapkasına rastladı sokakta
kimbilir kimin şapkası
adam ne yapıp yapıp hatırladı
bir kadın hatırladı sonuna kadar beyaz
bir kadın açtı pencereyi sonuna kadar
bir kadın kimbilir kimin karısı
adam ne yapıp yapıp hatırladı
yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda
çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı
adam bulut gibiydi, hatırladı
adamın ayaklarının altında
yıldızların yıldız olduğu vardı
adm yıldızlara basa basa yürüdü
çünkü biraz önce yağmur yağmıştı.
hint-avrupa dillerindeki adem*-adam* kökünden türemiş; türkçe'ye arapçadan girmiş, kişi anlamına gelen ve ne yazık ki türkçe'nin de içine işlemiş kelime. bunun yüzünden kişi gibi güzelim kelime kullanılmıyor.
insan anlamına geldiği zırvalanan sözcük. diyelim ki, o kutsal kitap gibi taptığın sözlükler öyle diyor. e arkadaş, bu sözcük madem ilk erkeğin yani adem'in isminden türemiş, niye o zaman "ya ben aslında insan demeye çalıştım." diye kıvırmaya çalışıyorsun? senin samimiyetsizliğine sıçayım ben! bir kadına bilim adamı dendiğinde doğan komik duruma ne diyeceksin?
bak canım. yüzyıllardır ataerkillik denen bir olgu süregelmekte. bu da, büyük ölçüde kadının kaba kuvvet açısından yetersiz oluşundan kaynaklanıyor... ancak devir değişti. artık akıl hüküm sürüyor ve bu uğurda, kadın ve erkek eşit roller alıyor. kadın da yüzyıllar sürmüş bir birikimi deşmeye uğraşıyor. bu uğraş bence saygıyı hak ediyor. sikik sikik inatlarla ataerkilliği bilerek veya bilmeden övmek ayıptır. sözümün özü budur.