"aidoslu" nun ne olduğunu merak ettiren sazer?girilerine bakıldığında bir fili bile serinletebilecek genişlitikte birikim yelpazesi olan yazar.dün sorup cevap alamadığım bu gün yine "nedir?"diye sorduğum insan.
antalya ya ilk geldiğim sıralar akdeniz üniversitesinde tanıştığım, bir süre sınıf arkadaşlığı, daha sonra bir süre ekip arkadaşlığı ettiğim, sonrasında ise bir takım konularda fikir ayrılığına düştüğüm ve hoş olmayan şeyler yaşadığım, ardındansa tüm duygusallığımla kendime, geçmiş geçmişte kaldı unutmak gerek dediğim, eski dostlardan. sözlüğe latılmasıyla kaliteli yazarların sayısını bir tane daha arttıran, düşüncelerini deklare etmesiyle de sözlükteki kaliteli giri sayısına katkıda bulunan ve bulunmaya devam edeceğine inandığım yazar.
zen manyağı. alternatif müziklerle bezenen kafasında neyin iyi neyin doğru olduğunu kantar değil terazi hassasiyetinde ölçen deli şahsiyet.
(°bkz: can yoldaşı)
liberalizm başlığındaki görüşlerine sonuna kadar katıldığım, üstüne bir de sayesinde pek bi eğlendiğim, bundan sonra daha dikkatli takip edeceğim, geç farkettiğim yazar.
yazdıklarını okumaktan zevk aldığım, ağzından duysam bu kadar etkilenmem dediğim yüce yazar şahs-ı muhterem. edebiyat hususunu yalamadan yutup komple çıkarmış ve onunla kelimeler vasıtasıyla oynaşarak icra edip, bir de üstüne dünyaya bakış açısını hipotenüs gibi formüle edip, ancak formül kullanarak çözmemize neden olup, edebi ustalığını aritmetik yollara başvurarak çözdüğümüz yüce insan.. *
televizyondan nazım hikmet dinlerken, kafasının da bir dünya olduğu esnada, halka filmindeki sahneden etkilenerek, tv`den nazım hikmet çıkacağını sanan biricik şizoit dost. *
1 mayıs sözlük darbesinden nasibini almış yazardır. sözlük için büyük kayıptır. bu yazarın çömez olması aslında sözlüğün çömez olduğunun göstergesidir. *
hayatımda sadece 1 kez ve 2 saat gördüğüm,yıllardır tanıyormuşum gibi olduğum "deli".güldürdüğüm ve hatta güldürürken sandalyesinden düşürdüğüm,5 dakika sonrada beraber ağladığım deli kişisi.*
tanıştığımız günün tarihini nasıl hatırladığını bir türlü akıl-sır erdiremediğim muhabbeti güzel insan. tabi o benim gibi sabredemedi bıraktı gitti antalya`yı.
öz abim olan insan. şimdi onu benden iyi tanımlayacak kimse olmadığı için, tanım yapmıyorum.
ne demiş ilhan berk:"gizem herşeydir." ama şunu yazmadan da edemeyeceğim *: daha onbir yaşındayken, aya yolculuk kitabını okuyup *; "ulen adamlar 100 sene önce uzaya gitmeyi düşünmüşler, biz hala babamıza müzeye gidebilir miyiz? diye soruyoruz." diyerek, beni müzeye götümüş isyani çocuk.***
bir kere oturup içmişliğim vardır kendisiyle vakti zamanında..o bilmez belki..hatırlamaz..inşaattan yakmak için sobada kalas çaldığı zamanları anlatırdı..gülerdim..değerlendiremedim adamı..*