*.orta dünya dan ayrılıp aman a doğru yola çıkan,noldor ve sindar halklarından olmayan elflere ya da bu yolculuk sırasında yoldan ayrılıp kayıplara karışan elflerdir.yolculuğu tamamlayamadıklarından dolayı beyaz ışığa asla ulaşamamışlar dolayısıyla dark elf olarak adlandırılmıştır.
drow olarakta bilinirler. aslen eflerin ilythiir adlı yerüstünde yaşayan normal bir halkıyken , binyıl savaşlarında uyguladıkları akılalmaz , vahşet dolu savaş taktiklerinden sonra tüm elfler tarafından yeryüzünün ışığından yeraltının karanlığına sürülmüşlerdir.
sosyal yapıları aşırı derecede katı bir şekilde anaerkil'dir. erkekler toplumda değil 2. sınıf , ancak 5. sınıf insan muamelesi görmektedirler. bütün herkes birbirini arkadan bıçaklamak , ihanet etmek için planlar yapar , ki bu da zaten onların tanrılarının onlardan beklentisidir.
bana bir baska yazari hatirlatan yazar. karanlik guclerin parlayan prensi, iyilik zebanisi, yazilariyla klavyesini konusturan, web sitelerini yazdiklariyla yakan, uzun sacli ölümsüz yaratik.
ince bir sızım yoktu o zamanlar
kendim bile belli değildim
sıcak bir banyodan sonra
buğulanmış aynada
aramak gibi kendimizi
işte ben o zaman
çok zaman önceydim
yüzümden bile önceydim
zarfların içindeydim
açılmayan
gönderilmeyendim henüz
ve mavinin içine saklanıp da gelen
ve dokunarak etlerinize geçen
öyle bir andı
üstüme örtülüyordu
ağır kapısı zamanın
üstüme örtülüyordu
kurşun ağırlığı uykunun
üstüme örtülüyordu
saydam bahçeleri acının
ve üstüme tekrar örtülüyordu
dev gibi bir çocuğun
taşlanmış mısralar kokan gözleri
bir bulutun kendi dışına akışıydım ben
anladım bunu ıslanırken
zorla araladığım kapısından uykumun
seni gördüm
yüzün bir geminin en ince ayrıntısında
kendi bakışına değdiği yerde yanan
ellerin kahverengi yoksulluk
öylece bakıyordun
bakıyordun da
hani ben bunu söylerken
gözlerin diyorum
gözlerin
bir çocuğun babasına uzanan elleriydi
ben şimdi bunları yazıyorum ya
minyatür bir yalnızlığı büyütüyorum sanki
hiç unutmam
saçları uzundu girdiği şiir kadar
giyinip çıkmıştın gözlerimden
o gece denize bırakıp yüzünü
ince bir sızıyla kendi dışındaydın
hiç unutamam
gidince sen
yağmur akan şeyin ismiydi gözlerimden
yenik düşmüş öyle söylemişti
deniz kızları tarıyordu saçlarını acının
oysa ki
büyüktür yenik düşmenin onuru
bunu ancak
allah için suç işleyen bedenler anlar
kirpiklerimi döktüm şehir ıslandı
herkesin kalbinde sırılsıklam bir balık!
beni küfür etmekle itham edip ortaya bir kanıt koymamış sazerdir. kaldı ki evet zaman zaman ayar veriyorum, zaman zaman eleştiriyel olabiliyorum, hatta bazen ukala bile olabiliyorum , hatta bazen klavyemden dökülen kelimeler kırıcı veya rencide edici yahut hakaret sınırında olabiliyor (ama hakaret denemez arada göreceleri kalır). lakin ey sevgili sazercikcikcik bir örnek göster nerede küfür etmişim.
(°bkz: çamur at izi kalsın)
"her lafa verecek cevabım vardır. lakin önce lafa bakarım laf mı diye ,sonra söyleyene bakarım adam mı diye." sözünü dün hayatına rehber edinmiştir. ne de güzel etmiştir.
tanımadığı insanlara canım cicim diyerek amacının ne olduğunu anlayamadığım sazerdır.sanırım bazı düşüncelerimi de çok merak ediyor ; hemen merakını gidereyim.
türban anayasada vardır , gidersin nezihe açıp bakarsın; kamusal alanda bal gibide yasaktır ; öyle de kalacaktır.
(°bkz: be hey dürzü) diyerek , benim tanrımı nerden biliyor diye sormak gerekir.bal gibi de tanrım atatürk tür.(°bkz: sallama ziya)
saygılarımı burdan arz-ı endam eylerim.
istek üzerine gösterme * kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin kılık ve kıyafetine dair yönetmelik
bakanlar kurulu kararı
: 16/7/1982-82/5105
resmî gazete
: 25.10.1982/17849
ek ve değişiklikler:
1) 7.8.1991-91/2048 b.k.k. (15.8.1991/20961 rg)
2) 10/12/2001-2001/3459 b.k.k. (3.1.2002/24629 rg )
a) (değişik: 3.1.2002/24629 rg) kadınlar;
elbise, pantolan etek temiz, düzgün, ütülü ve sade, ayakkabılar ve/veya çizmeler sade ve normal topuklu, boyalı, görev mahallinde baş daima açık, saçlar düzgün taranmış veya toplanmış, tırnaklar normal kesilmiş olur. ancak bazı hizmetler için özel iş kıyafeti varsa görev sırasında kurum amirinin izni ile bu kıyafet kullanılır.
selametle.
edit:evet eski ne olmuş , ne fark eder ? yasak mı yasak bitti gitti arkadaş , isterseniz bi tarafınızı yırtın isterseniz sıkmabaşınızı iyice sıkın , giremeyeceksiniz.ohş bu işte ohş.
profesörlerin, üniversitelerin ne kadar bilimsel kurum varsa hepsinin kabul ettiği evrim teorisini bilim yerine koymayan yazarmış.
milyonlarca yılda, uzun bir süreye yayılarak süregelen ve hala devam eden evrimi cehalet batağından çıkardığı karanlık eliyle şöyle bir kenara itmiştir. okuyan da der ki, bu kadar kesin konuştuğuna göre profesör olmuş, konuşuyor.
he zaten bir de zaten bu yazarımızın entrysi ile evrim teorisi çürüdü bir anda. ağlıyorum lan.
evrim kuramı'nı bütünü ile reddeden ya da ona karşı şüphe duyan bilim insanlarının oranının yaklaşık olarak %0.054 civarında olduğunu göstermiştir. karşı çıkanların %75.1'i biyoloji dışındaki bilim dallarında çalışmaktadır.