ursula k leguin in the dispossessed"* adlı romanında "vermediniz seyi alamassiniz, kendinizi vermeniz gerekir. devrimi satin alamassiniz, devrimi yapamazsiniz, devrim olabilirsiniz ancak..." dediği eylem...
devrimin ne olduğunu anlamadan,devrimci genç adı altında,sadece bir sıfata sığınarak ve darağacında üç fidanı okuyarak devrimci olduğunu iddia eden insan grubunun ülküsü değildir.fakat ülkemizde devrimi gerçekten bilen insan sayısı sınırlıdır.ve bu insanlara sonsuz saygım vardır.
fakat ülke yapımız,jeopolitik konumumuzdan dolayı kaynaklanan dış güç baskılarını da hesaba katarsak devrim türkiye için hayalden öteye gidemiyecek bir kavramdır.
ister ülkücüsü olsun,ister sosyalisti,ister komunisti olsun yıllar önce yüzbinlerce insanımız aslında ne olduğunu pekte bilmedikleri bir kavramdan dolayı gençliklerinden olmuş ve hatta hayatlarından olmuşlardır.
sol görüşleriyle tanınan mehmet ipek adlı bir yazarımızın bir yazısı geliyor aklıma. bir koğuşa düştüm 8 ülkücü,7 solcu bir arada kalıyoruz.ateşle barut gibiyiz.Ülkücüler koğuşta rakı sofrası kurmuş.bizide davet ettiler,sabaha kadar içki muhabbet derken aslında çok önemli bişeyi anladık.dışarıda birbirimizi dövsekte katletsekte içeride kardeş gibiydik.kısacası türk evladı türk evladına kırdırılmıştır.ben cinayetten hüküm giyen birisi olarak 21 yaşında aslında devrimle alakalı hiçbirşey bilmiyormuşum. ve bilmediğim birşey için bir insanın azraili oldum.47 yaşına geldim ve hala devrimi öğrenmeye çalışıyorum.
bir kurumun, rejimin, düzenin eksiklikleri göz önüne alınarak tamamıyla değiştirilmesi. devrim kavramının günümüzde içi boşaltılmıs sadece sayıları giderek azalan bir kısım insanın dilinde ve yüreginde kalmıştır. devrim kavramının icinin boşaltılması, türkiyedeki egitim sisteminin ve halkı yönlendirecek güc olarak kabul edilecek birçok seyin, olması gerektiği gibi yapılandırılmasına izin verilmemesininde rolü çok büyüktür.
toplumsal tabakalaşma,hayatın yükünü çekenlerle tadını çıkaranlar arasındaki fark olduğu gibi kalacaksa,bir devrime kalkışmanın faydası ne?yerine gelecek olan da o kadar bozuk çıkacaksa,yerleşik bozuk düzeni değiştirmek niye?lokmanın büyüğünü daima hileci kapacak,kurnaz kazanacak,açıkgöz yolunu bulacaksa,ilk insanın en ilkel yaşamak haklarını isteyenler kodese atılıp da,korku ve dehşet, iki dev gibi şehirlerde gezecekse,biz tehlikeli ve ahmak hayal düşkünleri değil miyiz?gelmiş geçmiş bütün devrimciler,çoktan ihanete uğramış değiller mi?**
devrim isteyen,bekleyen insanların umutlarına umutsuzluk tohumları ekecek bu cümleler 30sene önce yazılmış bir kitaptan. attila ilhan o zamanı değerlendirmiş sanki bu zaman gibi. biz bekleyelim ya da inanalım ya da bir şeyler yapalım köklü değişiklikler için, beklenen gelir mi,bir umut mudur bu umutsuzluğun yanında behiç aşçı bilinmez ama değişmeli bir şeyler bu ülkede en kökünden...
bir gün mutlaka gelecek belki bizle belki bizim bıraktıklarımızla diye düşündüğüm burjuva rejiminin yıkımıdır.
ancak devrim sözcüğü rejim yıkımı anlamına geldiği için kapitalist devrimlerde devrim sayılır.(°bkz: kazakistan)(°bkz: ukrayna)
ama türkiyede devrim sözcüğünün anlamı tektir. yücedir. kutsaldır.
türkiyenin cemal gürselin istek ve özel direktifi ile üretilen, ordunun binek otomobil ihtiyacını karşılamak amacıda güden, ilk yerli ve seri üretim hedefiyle başlanan otomobil projesidir.dönemin rakamlarıyla 1.400.000 tl`ye malolmuş ve 4.5 ay gibi kısa bir süre içinde proje tamamlanmıştır.
sözlüğün istanbul üniversitesi sözlüğü olduğunu hatırlamamıza sebebiyet veren olgudur.
bir geyik konusu açın aradada her gün stalindi devrimdi tanrı ile dialogdu ya da bilimsel olun ders çalışın. (°bkz: bi kopun gidin ya)
temiz kalan tek yerdir devrim
bütün bir yıl
kirlenen duvarda
ama görebilmek için
asıldığı çividen indirilmelidir
yaprakları biten takvim
zorbalara direnmektir devrim
bir çocuğun
annesinin çantasından aldığı paraları
altına gizlediğini
söylememiştir dövülen hiç bir halı
içinde yaşamaktır devrim
dikiş kutusunun
ve topluiğneler gibi
bir arada olmayı gerektirir
karşı koyabilmek için zulmüne
makas denen patronun
gece ışıklar arasında koşmaktır devrim
ateş böceklerini
yakalamak isteyen çocukların
peşine takılır gün gelir
yanıp sönen mavi ışıkları
polis arabalarının
kağıt bir gemidir devrim
bütün gemiler
hurdaya çıksa da sonunda
taşıdığı özgürlük şiiriyle
batmadan yüzer nicedir
dünya sularında
devrim; bir akşam yemeği değildir, bir edebi olay değildir, bir resim ya da işleme de değildir.zerafet ve incelikle yapılamaz.devrim, bir şiddet eylemidir. (°bkz: mao)