tanımsız kelime, hayatımızın amacı. mutluluk kadar cıvıl cıvıl olmayan, neşe kadar sazlı sözlü olmayan, üzüntü kadar kederli olmayan sihirli sözcük. insan ne güler huzurluyken kahkahalarla, ne de ağlar hıçkıra hıçkıra, osa olsa bir tebessüm yerleşir yüzüne, o da uzun sürmez. huzur çok vakit harcamaz insan hayatında.
herkesin başka yerde aradığı, ulaşmak için kimilerinin ıssız yerlere taşındığı, kimilerinin bulunduğu yerden ayrılamadığı arayış hali.
ne çok mutluluk, ne çok mutsuzluk halidir. bazen çok mutlu olur insan, bozulacak diye korkar ondan söylüyorum bunu da... hayatın amacıdır, mutlak cevaptır, 42dir kendisi... kimi bilinçli, kimi bilinçsiz arar huzuru; organizmanın ihtiyacıdır sonuç olarak. sıkıntıdan stresten uzak olma durumudur, keyiflenmektir. rahatlamaktır ve bunun gibi şeylerdir, bıdı bıdı bir dünya şey yazarım şimdi gerek yok.
değişir insandan insana, bir eylem ya da bir durum olabilir. sessizce resim çizmektir belki, belki sadece klavyenin tuşlarına dokunmaktır. belki uyuyan sevgiliyi okşamaktır, sarılıp uyumak ya da uzun uzun öpmektir. belki çarpıcı bir manzaranın etkisinde kendince dalıp gitmektir, belki güneşin batışını seyretmektir.
belki pek uzun sürmez huzur, belki sürer kimbilir... garip bir şey...
bazen küçük bir kuşun kalp atışlarını avuçlarında hissetmek, bazense o kuşu avuçlarından özgürlüğüne salıvermektir.
her ne olursa olsun, bir şeylerden nerde ve ne zaman vazgeçeceğini bilmektir...