barış manço'nun değmesin yağlı boya albümünde ki dinlenesi şarkılardan biri daha.
deste deste gül topladım gül dalında bülbül nerde
enginlere yelken açtım yelkenimde rüzgar nerde
yaz güneşi kavururken iki damla suyum nerde
sonbaharda akşam vakti erken çöken hüznüm nerde
bulut beyaz umudum nerde
Çimen yeşil tutkum nerde
dağlar yüksek gücüm nerde
pınar soğuk coşkum nerde
şifa bulmaz derde düştüm derdime dermanım nerde
hiç kapanmaz bir yarem var yareme tek çarem nerde
pamuk elli ninem nerde
gül yanaklı anam nerde
pembe beyaz bacım nerde
yumuk yumuk kızım nerde
yıllar önce telli duvaklı bana koşan karım nerde
kah üzüntüm kah sevincim can yoldaşım kadınım nerde
içten, dıştan; bilinse de sorulan. deşersen kanayan. sabır mı? hiç değil.. merak mı? belki. ağız bozmak alışkanlık. bir terfi gibi.. uyku ile uyanıklık arasında, üzerimize bir şeyi örtmeye üşenirken, üzerimize birinin battaniye çekmesi gibi. bazen beş yaşında olup da anlatılamayacak kadar uzak olanlar için sorulandı: nerede? mesafe kavramı olmayan bünyemiz kaldıramazdı. bilmem kaç kere yatıp kalkıp gelecek olmasına inanmak kolaydı. gelen olmadı. hep kandırılmadık mı? ne sandığımız kadar doğru ne de bildiğimiz kadar yalandı, herkes başka başka yaşadı. tek ortak nokta bolca aldanıştı. sanmayı bilmekle karıştıdık çoğu zaman. ve herkes iyiydi. kötü kimdi?
temiz olmaya özendik, özlediğimizi unutarak. ne tuttuysak elimizde kaldı. oysa şimdi salaklık dercesinde saf olmak lazım acele bir ünite. nerede? sevmekle kirlendik en çok! deli gibi sevdik, siyah ağladık. yalnızlık hep karaydı. içimiz ayak izi, ellerimiz is karası oldu. kirliyiz!! hala kalmışsa temizliğimiz, nereye sakladığımızı unutacak durma gelmişiz. tepeden tırnağa, sabunlu suda yatsak gün gece çıkmayacak bu kir!
sahneden düşmemek adına her türlü oyun peşin fiyatına taksitle, yalan da varsa yüzde beş puan. aynı bant devam: ağzımıza çalınan baldı seni seviyorum. söyleyen çoktu.. nerede?
sar baştan!