insan unutabiliyor mu? ilk aşkını, ilk okul gününü ya da ilk kavgasını?
ilk dinlediğiniz şarkı, ilk filminiz gözünüzün önünden gidiyor mu? çaldığınız enstürmanı elinize ilk alışınız, ilk vuruşunuz o tellere, piyanonun tuşlarına pervasızca?
ilk aşkınız, ne kadar büyük değil mi kalbinizde? sonradan gelenleri onla kıyaslamıyormusunuz? size seviyorum demeyi öğreten, elinizi parmak aralarını kavrar bir şekilde sıkıca tutan bir insanı nasıl unutabilirsiniz?
sonradan gelenleri neden etkiler bu ilk? kaygısız bir düşünce gibi neden dolaşır beyninizin en ücra köşelerinde?
başka bir kuş öterken kulaklarınıza, neden ilk beslediğiniz kuş aklınıza gelir, içinizi acıtır bu...
sanırım, ilk yaşanmışlıklar ve ilk sahip oluşlar, bir ''iz''dir insan için.mutlu olsanızda bir anınız da, akla gelir, göz önüne, acısız yakar sizi, durulursunuz,''ilk olmasını istemezsiniz bi an''.
her insan bir şeyler yaşar, bir şeylere sahip olur, kaybeder, unutur...eğer ilk iseniz, unutulmazsınız, unutulamazsınız. ''ukde'' kalmıştır içinizde.
ondan sonra sahip olduklarınız, yaşatmaz size o duyguları...
daha iyisini bulduysam ya da başardıysam (ki bulmadıysam ya da başarmadıysam ikincim olmaz zaten) ilkini unuturum. tabi ki hala bir çok unutmadığım ilkim var, ancak bir çok unuttuğum da var ve henüz unutmadıklarımda yerinelerine daha iyileri geldikçe solan anılara dönüşüyor hızla.
ilkler her zaman ilk kalır ama hiç birşeyin son olarak kalacağının garantisi yoktur. ilklerin tahtı sallanmaz. ilkleri kıymetli kılan budur. sevsen de, sevmesen de. bir de tabi klasik koşullanmalar falan vardır. o ilklerdeki arka fon yeni tecrübelerde dahi arkada kalmaya devam edecektir. mesela bir erkek kendisine ilk aşık olduğu bayanı hatırlatan kızlara farkında olmadan kolaylıkla meyledebilir. bununla beraber ilkler sadece iki karşı cins arasındaki duygusal ilşkiler aleminde kıymetli değildir. örneğin bir erkeğin ilk arabasının yeri ayrıdır v.s v.s