1941de, ölümünden sonra, arkadaşı e.m. forster ondaki göz kamaştırıcı çeşitliliği şu benzetmeyle özetlemiştir: . bakımlı bir bahçenin tarhında -esoterik edebiyatın tarhında- boy atması beklenen bir bitki ki, köklerini itiyor, çıkıyor, her yerde boy veriyor, girişteki yolun çakıllarını delip geçiyor, hatta mutfak avlusunun taşlarının bile. her şeyle ilgilenirdi, yaşı artıkça ilgilendiği şeylerin sayısı da arttı, hayatı merak ederdi; hem sertti de, duyarlı ama sert.`
sen ki cepsiz bir kefeni olmasını dilemişliğim ile gözyaşlarıma takılmışlığın arasında kaldın ey wolf. kadın olmanın kimyasını şımarttın sözcüklerinle. şimdi ben sana aşığım desem babam beni alnımın çatısından vurur. ama dudaklarıyla... *