albert camus nün 1957 nobel edebiyat ödüllü romanı.
zeki demirkubuz bu kitaptan esinlenerek yazgı filmini çekmiştir. lakin ben filmi izledikten sonra kitabı okumaya başladığım ve zeki demirkubuz un filmini bu kitaptan hareketle çektiğini bilmediğim için kitabı okurken bir yandan filmle kitap arasındaki benzerlikleri görüp bunları tespit ettiğim için kitabı okurken çok güldüm (kitaba değil zeki demirkubuza ve yazgı ya). sonra kitabın ikinci bölümüne yeni geçmişken internette yazgı nın künyesine bakıp senaryoda zeki demirkubuz ve albert camus yazdığını görünce bir kahkaha krizine girdim. krizden çıktıktan sonra kitabı okumaya devam edince eskisi gibi gülemez oldum.
artık sevgiler yalancı bütün gidenler kalıcı
sonunda kaybettim inancı hani unutmak kolaydı
burda geceler sabahçı bende acılar inatçı
nihayet oldum bana yabancı hani alışmak kolaydı
hadi gel vakit varken yanıma doğru
kim değiştirdi bu suyun yolunu
albert camusnun bir yaptidir, ana karakterinin kankalarindan birinin basina bir sey gelir, tabi olaylar gelisir falan, gelisen olaylar aslinda onemli degildir de, daha cok, burada "sacmalik" irdelenmistir, eyvallah.
Üç sandığım var bir odanın içinde
Üç günlük ömrüm arap benim peşimde
nerde selvi boyum nerde eski huyum
nerde adalı yarim nerde sandurakim
yıkıldı bağım kadehim yere düştü
kırıldı testim şarabım göğe uçtu
sandığım kilitte al fesim kalıpta
mastor oldum başım duman dert yanar ocakta
açtım sandığımı kuşandım geldim
ne ben çağırdım ne sen kal dedin
tükendi mecalim kimse bilmez halim
mastor oldum başım duman boynuna vebalim..