hayatımda 4 kere karşı karşıya kaldığım durum. . .
bakkal bakkal dolaşıp "koli var mı " diye sorup bakkalın dik bakışlarına maruz kalmak ve bu da yetmezmiş gibi bir de bakkalın deposunda her türlü karşıklığın-çöpün içinde koli aramak zorunda kalmak
hayatımda ilk kez yaşadığım, yeter diye dünyalara haykırmak istediğim, beni çileden çıkartan, ter içinde bırakan durum.
emlakçı olayı zaten başlı başına bir sorundur. ev bakılacaksa çoklu tutulacaksa ev zorluk çıkarırlar. istediğin yerde uygun fiyatlı ev olmayacağını, okumak istiyorsan cefa çekmen gerektiğini anlatır dururlar. 'tasavvuftan' bahseden, dine imana çağıran emlakçı bile görülmüştür.
ardından para toparlanır, depozito verilir, emlakçının parası da üstüne eklenir, sözlşeme yapılır. ama bu sefer de oturulan evin ev sahibiyle problemler yaşanmaya başlar. bütün bir kış akan çatının suçu, evde! çamaşır kurutan 3 zavallıya yıkılır. depozitodan vazgeçmenizden bahsedilir. iş inada biner. kombiyi söküp götürme düşünceleri içine girersiniz...
ardından bakkal bakkal koli aranır, koli bulunur, sıcakta eşyaları tıkış pıkış koli içine yerleştirme gayreti içine girilir.
unutmadan bir de taşıma şirketiyle anlaşmak lazım gelir ki, yeni evin uzaklığına göre bu işlemin ücreti katlanır, katlanır...
yeni evde oda paylaşılmaya kalkılır. kavga çıkma ihtimali vardır ki bu kısımlara daha ulaşılamamıştır bile.
çiledir, çile... öğrenci insanın kaderidir, yazıktır yaa...