bu şarkıda imkansızı olmasa bile zorluğu göremeyecek kadar sevmiş birini hayal ediyorum hep. goruyor, vuruluyor,seviyor. işte gerçek aşk böyle olsa gerek diyor insan. kıskanıyor tamirci çırağını. aynı zamanda hüzünleniyor tamirci için. dediği gibi zaten, ümit gönlünün ekmeği ya, bilemiyor, zannediyor ki, ona olan sevgisi, onu getirecek. ama bilemiyor ki, sevmek para!! etmiyor. Ümidini koruyor. ama bilmiyorki, beslediği ümit, içini kanatacak. Üzülüyor insan, içinden "git şu çocuğu uyandır, üzülmesin" diyor. ama sonra anlıyor insan.anlıyor ki, ne mutlu ona.o bizden çok çok daha iyi. en azından aşk diye birşeyin olduğunu biliyor ve hatta onu hissedebiliyor bile. biz kimiz ki ona acıyoruz. sonra şarkı bitiyor ve kendimize acıyoruz.
seviyorum ben bu şarkıyı. Çok seviyorum hemde. 70 ler kokuyor, dar ve yağlı tamirhane kokuyor bu şarkı. garajdaki renault 9, murat 131 kokuyor bu şarkı. ?ımarık, züppe kız kokuyor, terli tamirci çırağı kokuyor bu şarkı.
basligi görünce dinlemeye basladigim sarkidir.bir insani aglatabilecek potansiyele sahiptir,hem de günün her saati,her ruh halinde.ama cem karaca söylediginde elbette.